Sen, seni sana sorgulattır artık..!

2009-2010 sezonunun bitiminde eloğlu şampiyon olurken, Fenerbahçe Şampiyonlar Ligi elemelerine katılıyor ve SENİN tüm çabalarına rağmen, Young Boys'lara falan eleniliyor... Ama Aykut Kocaman ile yola devam..!

2010-2011 sezonunun ortasında Fenerbahçe, zirve yarışında Trabzonspor'un 9 puan gerisinde kalıyor...
SEN tek kelime etmiyorsun, kendini heba edip kamp tesislerine yerleşiyorsun, Kanarya'nın şampiyonluğu uğruna yapmadığını bırakmıyorsun ve sonunda ipi göğüsletiyorsun... Ama şampiyon hoca apoletini Aykut Kocaman takıyor..!

2010-2011 sezonu sonunda UEFA ile Türkiye Futbol Federasyonu SENİ ve yönettiğin büyük kulübü "Şikeci" şüphesiyle Şampiyonlar Ligi'ne almıyor, üstüne üstlük 363 gün hapislik yaşıyorsun... Ama Aykut Kocaman, hem görevde, hem özgür..!


2011-2012 sezonunda Metris hırsı, "şikecisin" kamçısı, forma aşkı, profesyonellik duygusu, mağduriyetliğin gücü ve
SANA olan sevgi, topçuların tamamını "futbolun azgın teke"si yapıyor... Ama her kazancın payesi Aykut Kocaman'ın oluyor..!


SENİN başına gelenleri hazmedemeyen topçularının büyük çabasıyla "Dikiş makinesi" gibi çalışan ve "Şike şike" herkesi deviren Fenerbahçe'yi hocası Arena'da taktiksel hatalar ve kişisel inatları sebebiyle Galatasaray'a karşı 3'lük yaptırıyor... Ama Aykut Kocaman ile yine devam..!


SEN dahil herkes "Şike şike Fenerbahçe şampiyon" derken, Kadıköy'deki dev finalde korkak oynatılan Kanarya 0-0'la Galatasaray'a şampiyonluk veriyor... Cim-Bom, Saracoğlu'nun santra yuvarlağında kupa kaldırıyor... SEN ancak ışık kapattırıp, çim sulatıyorsun... Fakat Aykut Kocaman yine işbaşında..!


Müthiş sevdiğin ve sen istediğin anda adam edebileceğin Emre geliyor sana ve "Onunla devamsa beni bırakın gideyim" diyor... SEN boynun bükük Emre'yi gönderiyorsun... Ama Aykut Kocaman yine görevde..!


Ramazanda oruç tutuyor ve kuvveti azaldı diye kendisinin bizzat transfer ettirdiği Mousa Sow'u sattırmaya kalkan Aykut Kocaman'a susuluyor... O konuda Allahtan SEN müdahale ediyorsun ama kaos Sow'u etkiliyor...

8 yıldır attığı gollerle, yaptığı asistlerle, oynadığı futbolla heykeli dikilecek adam haline gelen ve özellikle SANA tapan Alex de Souza'yla iki sezondur uğraşıldı sustun... Tıpkı Emre olayındaki gibi Alex olayında da Aykut Kocaman'ı tercih ettin..!


Spartak Moskova ilk maçında Alex kesildi, 1-1'den sonra 4-3-3'le karışık korkak oynayan Fenerbahçe 2-1 mağlubiyeti görerek avantajını azalttı, SEN ise oturup seyrettin... Yine Aykut Kocaman'ın izinden yürüdün..!

Gaziantep maçında Alex'i kesenlere ve dünkü çok önemli Spartak Moskova maçı öncesi kulüp içinde huzursuzluk yaratılmasına sebep olanlara SEN tek kelime etmediğin gibi, Brezilyalı yıldızını soran tribünlere mikrofon elinde fırça attın.. SENDEN güç alan Aykut Kocaman iyiden iyiye şişti kabardı..!

Ve geldik dünkü maça...

İkinci yarının ortalarına kadar SENİN desteklediğin Aykut Kocaman'ın Fenerbahçe'si Rus takımına 1-0 mağluptu... Belki de ilk 11'de sahaya çıkması gereken, ya da ikinci yarının başında 11'e alınması gereken Alex'i 60'lı dakikalar kadar kenarda oturtan SENDEN takviyeli Aykut Kocaman'ın yine arkasında durdun...
Geç de olsa Alex'in oyuna girmesiyle yaptığı asistlik Sow'la 1-1'i getirdi ama yine Şampiyonlar Ligi yok oldu gitti...
Şimdi lütfen, SEN otur başını elinin arasına al ve bu Aykut Kocaman konusunu iyi bir düşün...
Aykut Kocaman için yaptıklarını bir hatırla...
Biliyoruz Aykut Kocaman daha futbol oynarken SENİN en iyi dostlarından biriydi... Ama şu anda SANA zarar veriyor... Fenerbahçe futbol takımına ve Fenerbahçe futbol takımı futbolcusuna zarar veriyor...
Bırak kişilerin arkasında durma olayını, bırak "medya istiyor diye adam kesmem" demeyi, bırak inat etmeyi...
SEN Metris'teyken 363 gün taş gibi arkanda duran milyonlarca Fenerbahçeli'yi 2-3 maaşlı profesyonelin için üzme..!
Son söz;
SEN, SENİ SANA SORGULATTIR ARTIK BAŞKAN!...

Önceki ve Sonraki Yazılar