Bu yıl 1 Mayıs’ta alanları doldurduk! Kıdem tazminatına el uzatılması işçileri öfkeli kılmıştı.
İşçiler Ankara’da iki alanda kutlama bölünmüşlüğüne üzüldüler.
Bir işçi; ‘başkanım, böl parçala asırlardır süregeliyor, ‘diyordu.
İstemlerini gür bir sesle haykırdılar.
“Haklıyız! Kazanacağız!”
Nice 1 Mayıslara…

Bizim liderlerimiz devrimcidir

Bazı günler künyemize kazılmıştır.
6 Mayıs’ta o günlerden bir gündür.
5 Mayıs 1972 akşamı gün dönünce Hıdır ile İlyas peygamberlerin buluştuğu gün olan Hıdrellez şenliğinin coşkusu herkesi sarar. 5 Mayıs’ı 6 Mayıs’a bağlayan gece dileklerimizi yazıp gül ağacının altına koyarız. O akşam Anadolu’nun her şehrinde gençler Hıdırellez ritüelini severek yerine getirir. Herkes dileğini bir kâğıt parçasına yazıp bulduğu gül ağacının altına saklar…
O 6 Mayıs sabahı uyandım ki ne uyanayım?
Annemle babam balkonda fısıltı halinde konuşuyorlar.
Sanki aileden biri ölmüş ya da birileri…
Önce saklamaya çalıştılar.
Sonra öğrendim ki Deniz Gezmiş, Yusuf Aslan, Hüseyin İnan asılmış.
Babam mahallenin muhtarı olarak gece yarısı dönemin ‘Mezarlıklar Müdürü’nün evini
göstermek için derin uykudan uyandırılmış... Sonra da annemle sabaha kadar balkonda
oturmuşlar.
Uyku tutmamış onları...
Hep düşünürüm:
Ya o idama oy veren milletvekili olsaydı babam?
Ya da kalemi kıran yargıç?
Babalarımızın anılarını utanmadan aktarabiliyoruz.
Ne büyük onur…
Oysa o gece gül ağaçlarının altına yazılı dilekler kondu.  
O gece ne umutlarla uykuya daldık.
Uyandık ki, gülün altına konan dileklere kan damlamış.
O günden sonra ne dilek tuttuk, ne de gül
ağacının altına koyduk.
Hıdırellez’e bile haksız yere kırıldık.
Her şeye kırıldık.
Yandık.
Yangın tüm ülkedeki yürekleri sardı.
Görmek mi istiyorsunuz?
Bakın 6 Mayıs 1972’den sonra doğan kız–erkek kaç çocuğun ismi Deniz’dir. İnan’dır, Yusuf’tur!
Can Yücel’in o ölümsüz şiiri ne çok şey anlatıyor:

Mare Nostrum

En uzun koşuysa elbet Türkiye’de de Devrim
O, onun en güzel yüz metresini koştu
En sekmez lüverin namlusundan fırlayarak...
En hızlısıydı hepimizin.
En önce göğüsledi ipi...
Acıyorsam sana anam avradım olsun.
Ama aşk olsun sana çocuk. AŞK olsun!

6 Mayıs üç güldür!

Üç fidanı asmakla kalmayıp, mezarlarının
yan yana olmasına bile izin vermediniz.
Yıllardır genç yaşlı Karşıyaka Mezarlığı’na
ellerinde gül koşuyorlar.
Her yıl artan bu sayıyı görüyor musunuz?
Üç Fidan’ımızı ölümünün 45. yılında özlemle
anıyoruz…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
İşçi 2017-05-08 17:55:05

İşçi kıdem tazminatı yasasını hemen ilk torba yasaya koyun