Mağdur ve mazlum...

Mağdur, bir olaydan dolayı hakkı yenilendir.
Mazlum daha geniş bir kavram...
Olayın tamamen dışında olan insan ya da insanlara verilen addır.
Suçsuz günahsız yere haksızlığa uğrayandır.
Ne diyeceğimi anladınız...
15 Temmuz kanlı FETÖ darbe teşebbüsünden sonra görevden alınan, hapsedilen insanlardan söz ediyorum. 
YURT Gazetesi olarak sadece 15 Temmuz'dan sonra değil, önce de Fethullah Gülen Grubuna mesafeli hatta karşı olduk, olacağız da.
FETÖ/PDY kanlı örgütü olduğu ortaya çıkmadan önce de, adı Gülen Cemaati olduğunda da, Hizmet Hareketi olduğunda da karşıydık... 
Hatta mücadele ediyorduk. Edeceğiz de...
Bu gazetenin bir yazarı olarak ben de bu kanaatteyim.
Ancak işin bir de insani boyutu var.
Mağdur ve mazlum boyutu yani...
Ortada bir FETÖ örgütü var. Cezalandırılmalı.
Ancak bu noktadan sonra iktidar kanadıyla ayrıştığımız iki önemli konu var.
Birincisi bize göre Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın dediği gibi at izi it izine karışmış durumda.
Kusura bakmasınlar ama tablo bu. İktidar o kadar çok insanı görevden aldı ki, ya da hapsetti ki adeta bu işin altında ezildi.
Yani içlerinde 15 Temmuz mazlumları çok...
İkincisi de başka bir boyutu. 
Mağdurlar...
Onlar da çocuklar, eşler, akrabalar.
FETÖ ile işbirliği yapan insanlar var. Onlar cezalarını çeksinler. 
Ama ya çocuklar, akrabalar ve eşlere ne demeli? 
Babanın günahını kızı, annenin günahını oğlu niye çeksin ki. Ya da kardeşi, akrabası...
PKK terörüne bulaşan teröristlerin kardeşini görevden almayan iktidar şimdi niye bu konuda agresif, hatta acımasız.
Bu çocuklar hastalanınca doktora nasıl gidecek?
Ne yiyip içecekler... Geçimleri ne olacak?
Aile kavramı ne olacak?
Bizim düşündüğümüz budur.
Altında başka bir şey aranmasın.
Ergenekon’da da Balyoz’da da aynı yürekli tavrı sergiledik. 
Gezi mağdurlarının da yanında olduk.
Ama cezaların bireyselliği esastır. 
AKP içinde bile asılsız ihbarlar almış başını gidiyor.
İnsanlar birbirini ihbar ediyor.
12 Eylül'de de yaşadık. 
Ama bu sefer durum daha vahim, inanın.
Aile boyu değil, sülale boyu soruşturma. Çok yanlış.
Unutmayın gerçek tektir.
12 Eylül'ün mağdur ve mazlumu olarak bunu söylüyorum.
Bu konuda iktidar büyük bir çelişki yaşıyor.
Küçük memur ve dar gelirliler FETÖ'ye selam hesabını bile verirken, bazı deve dişi gibi isimler tartışmanın dışında. 
Kayseri'deki Boydaklar diyor ki "Ben Fethullah Gülen ziyaretinde iki saat kaldım. Heyet başkanı iki gün kaldı. Ben niye içerideyim. O heyet başkanı niye kabinede bakan?"
Mehmet Özhaseki’yi kastediyor...
Haksız da değil.
Ya Fethullah Gülen'e övgüler yağdırırken ağzından tükürükler saçılan Adalet Bakanı Bekir Bozdağ'a ne demeli?
Eski Enerji Bakanı Taner Yıldız gibi siyasetçiler!
Bu örnekleri çoğaltabiliriz...
CHP Genel Başkanı mazlum ve mağdurların yanında olacaklarını açıkladı.
CHP İstanbul Milletvekili Gürsel Tekin ısrarla, "FETÖ ile mücadelede imar rantını ve parayı takip edin" diyor. Bunu yaparsanız yanınızdayız. Ama kulaklar tıkalı.
CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat 20 FETÖ'cü Belediye Başkan'ından söz etti. 
Aradan günler geçti, iktidar kanadından  üzerine alınan bile yok.
Sempatizanlar hesap veriyor, kriptolar serbest geziyor...
Üstelik iş adamı, siyasetçi kimlikleriyle hem paralı hem de makam sahibi.
Ey muktedirler! Siz bu işe ne diyorsunuz?
Biz mazlumun ve mağdurun sesi olmaya devam edeceğiz...
Üstelik bu kanlı örgütün merkezi bizim mahalle değil...
Sanığı da, mağduru da, mazlumu da.
Türk-İslam sentezini savunanlar ve iktidar mahallesinden çıkmış bir örgüt ve sorun.
Biz aynı noktadayız...
Balyoz'da ve Ergenekon'da olduğu gibi.
Önyargısız ve tarafsız.
Bu böyle biline.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.