banner87
İŞÇİ Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin kayıtlarına göre, 2016 yılının ilk sekiz ayında en az 70 kadın işçi hayatını kaybetti. Bu ölümlerin çoğu iş yerinde gerçekleşirken, bazı kadınlar işyerine gidip gelirken kullandıkları servislerde geçirdikleri trafik kazalarında can verdi. 2016 yılının ilk sekiz ayında; 14 yaş ve altında 3 kadın işçi, 15-17 yaş arası 2 kadın işçi, 18-27 yaş arası 16 kadın işçi, 28-50 yaş arası 37 kadın işçi, 5164 yaş arası 11 kadın işçi yaşamını yitirdi. İş cinayetlerinin en çok yaşandığı sektörlerin başında kuşkusuz inşaat geliyor. Özellikle İstanbul’da gerçekleşen büyük konut projeleri ve çok katlı gökdelen tipi yapılarda yaşanan kazalar can kayıpları ile sonuçlanıyor. Şirketler bu kazalarla gündeme gelmek istemiyor. Çoğu zaman isimlerini saklamayı tercih ediyor.  Geçtiğimiz günlerde Kadıköy Fikirtepe’de ölümle sonuçlanan bir iş kazası daha yaşandı. Adı Brooklyn Park olan bir projenin şantiyesinde, Pana İnşaat’ın yaptığı binada çalışan 41 yaşındaki Sefet Şahin, yüksekten düşerek yaşamını yitirdi. 
 
İzmir’de büyük rant savaşı
 
İzmir’de yaklaşık 20 yıldır çözülemeyen bir sorun olan “Basmane Çukuru” konusunda tarafların düellosu sertleşiyor. İşin içinde hem İzmir Büyükşehir Belediyesi, hem Güçbirliği Holding, hem Sancak Ailesi, hem TMSF var… Giderek içinden çıkılması zorlaşan bir sorunlar yumağına dönüşen “Basmane Çukuru”nun hikayesi uzun. İzmir’in tanınmış işadamlarından, Mazhar Zorlu Holding Yönetim Kurulu Başkanı Kemal Zorlu ve Güçbirliği Holding tarafından geliştirilen proje ile Amerika’daki Dünya Ticaret Merkezi’nin bir örneği gerçekleştirilmek istenmişti. Ancak inşaat başladıktan sonra o zamanki belediye başkanı Yüksel Çakmur tarafından mahkeme kanalıyla durduruldu. Mahkemeler sürerken, temel kazılan alan su ile doldu, şehir için sorun yaratan ve sinek üreten bir kabusa dönüştü. Projeyi yapacak ortaklardan EGS Bank’ın bu süreçte iflas etmesi, Güçbirliği Holding’in de borçlarını ödeyememesi üzerine TMSF buradaki hisselere el koydu. Mahkeme süreci henüz tamamlanmadığı halde, bu yılın başında yeniden ihaleye çıkılması ve Basmane Çukuru’nun 80 milyon dolara Sancak Ailesi'nin de içinde bulunduğu üçlü konsorsiyuma satılması tartışmaları alevlendirdi. Daha sonra, TMSF’nin ihaleyi verdiği üçlü konsorsiyum bozuldu ve proje sadece Sancak Ailesi’nin sahibi olduğu Folkart Yapı’da kaldı. İşte bütün bu tartışmalar üzerine konuştuğumuz Kemal Zorlu, haklarını mahkemede arayacaklarını belirterek, yeni bir hukuk savaşına hazırlandığını söyledi. Kültürpark’ın bitişiğinde, Basmane Meydanı’na cepheli 35 bin metrekarelik arsa İzmir’in en değerli parseli olarak biliniyor. Bu inşaat yapıldıktan sonra, tarihi Basmane semtinin de kentsel dönüşüme gireceği konuşuluyor. Bakalım bu stratejik alan üzerinde süren savaşı kim kazanacak?
 
Bergamalı öğretmenler ekmek kavgasında
 
15 TEMMUZ darbe girişiminden sonra yaşanan süreçte, terör örgütüyle ilişkisi olduğu gerekçesiyle kamudan çıkarmalar sürerken, Bergamalı öğretmenler de işlerini kaybetme tehlikesiyle karşı karşıya. Türkiye genelinde 29 Aralık tarihinde yapılan iş bırakma eylemine katıldıkları gerekçesiyle, Bergama Eğitim Sen üyesi 74 öğretmen hakkında soruşturma başlatıldı. 29 Aralık 2015 tarihli iş bırakma eylemi üzerine Mart 2016’da Bergama İlçe Milli Eğitim Müdürlüğü tarafından görevlendirilen maarif müfettişleri, öğretmenlerin ifadelerini aldı. Ama daha müfettişlerin incelemesi tamamlanmadan, 7 Eylül 2016’da Bergama Emniyeti iş bırakma eylemine katılan öğretmenleri ifade vermek üzere emniyete çağırdı. Haklarındaki suçlamayı öğrenmek için savcılığa giden öğretmenler, ifadelerini alan müfettişlerin, bu eylemin sendikal eylem kapsamında olmadığı, 2016-4 sayılı Başbakanlık genelgesine göre terör örgütüne moral motivasyon sağlayıcı nitelikte olduğu ki söz konusu genelge öğretmenlerin eyleminden sonra yayımlanmıştır- gibi sebeplerle TCK 260’a göre kamu görevini ihmal ve görev yerini terk suçlaması ile adli yönden de soruşturulması için savcılığa başvurduğunu öğrenmiş. İlginç olan şu ki, söz konusu 74 öğretmen aynı ifadeleri vermelerine rağmen, müfettişler keyfi bir şekilde, eyleme katılan 34 kişinin eylemin içeriğini bilerek katıldığı, kalan 40 kişinin ise bilmeden katıldığı yorumunu yapmış. Dolayısıyla müfettişlerin “eyleme bilerek katıldılar” dediği 34 kişi hakkında devlet memurluğundan çıkarma cezası, “bilmeden katıldılar” dediği 40 kişi hakkında ise aylıktan kesme cezası uygulanması teklif edilmiş. Öğretmenlere tebligat yapılmış ve 7 günlük bir savunma süresi verilmiş. Ardından cezaların kesinleşmesi öngörülüyor. Olaydaki başka bir ilginçlik ise öğretmenlerin ifadesini alan iki müfettişten biri olan Bahattin Demir’in iki gün önce gözaltına alınmış olması. Eğer iddialar doğruysa, FETÖ’cü bir müfettiş, solcu öğretmenleri görevden atmaya çalışmış olmayacak mı? Bu yanlışlardan en kısa sürede dönülmesini diliyoruz…
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.