banner58
2019’a kadar mıntıka temizliği yapacaklar

İstanbul Barosu Eski Başkanı Ümit Kocasakal "Yeni anayasa düzenlemesinin geçmesi halinde 2019'da yürürlüğe girecek olmasını değerlendiren Ümit Kocasakal "Hem partisinde, hem de yargıda her şey dört dörtlük ayarlanacak, 2019'a kadar mıntıka temizliği yapılacak" dedi

*Yeni anayasa ve beraberinde yeni sistem için yapılacak olan halk oylamasına sayılı günler kaldı. Peki, referandumdan ‘evet’ çıkarsa neden yürürlüğe girmesi için 2019’a kadar bekleniyor? Neden hemen değil?

Kendilerince en çok ihtiyaç duydukları şey: Partili cumhurbaşkanı olmak, kontrolü ele almak ve HSYK… Bence 2019’a kadar bir mıntıka temizliği yapılacak. Hem kendi partisinde, hem yargıda her şey dört dörtlük ayarlanacak. 

Cumhurbaşkanı Kılıçdaroğlu’na “Madem elinde dosyalar var şimdi açıkla, 16’sından sonra zaten bir işe yaramayacak” dedi. Niye? Zaten bu geçerse HSYK üzerinden kalan yargıyı da halledecekler. Senin istediğin kadar dosyan-kanıtın olsun, onunla ilgili işlem yapabilecek yargı kalmayacak. 

Terörist başı Öcalan da 'evet' diyor

*Başbakan Binali Yıldırım’ın "FETÖ, PKK, HDP ‘hayır’ diyor, biz bu nedenle ‘evet’ diyoruz” sözlerine ne söylersiniz?

Bir kere mantık hatası var. Siz onlar bir şey dediği için ‘evet’ diyor olamazsınız, siz bu düzenlemeyi kendiniz getirdiğiniz için ‘evet’ diyorsunuz. 

Peki o zaman başka kim evet diyor size söyleyeyim: Abdullah Öcalan isimli terörist başı ‘evet’ diyor. Bunu ilk açıklayan bizzat Yalçın Akdoğan’dır; "Öcalan başkanlığa hayır diyor iddiası külliyen yalan" diyor. 

İmralı tutanaklarında ise Öcalan şunları söylüyor: “Eski yaşam alışkanlıkları topyekûn bırakmak gerekir. Çünkü bu bir rejim değişikliği olacak. Tanzimat, Meşrutiyet, Cumhuriyet ve çok partili hayata geçişten daha önemli, hepsinden daha derinlikli olacak.” Ve başka bir yerde de “AKP, iktidarı gökten inmiş sandı; AKP'yi 10 yıldır ayakta tutan benim, biz AKP'yi çıkartan gücüz” diyor.  'Biz' derken kendi değil, onun da kucağında oturduğu güç: Amerikan emperyalizmi ve CIA... Sonra terörist başı ağzından baklayı çıkarıyor: “Başkanlık sistemi düşünülebilir, biz başkanlığı destekleriz, biz AKP ile bu temelde bir ittifaka gireriz”
diyor.

PKK, YPG, PYD, IŞİD, FETÖ aynı babanın çocukları

* Yalnız orada "Tayyip Bey'in başkanlığında bir ittifaka gireriz" yazıyor. Tayyip Bey kısmını neden okumadınız?

Bakın, niye kişiler üzerinde durmuyorum? Bugün o olur, yarın başkası olur ve o zaman yanılırız. Onlar için önemli olan, kendileri açısından tehlike arz etmeyecek bir kişinin, yani onların çizgisinde bir kişinin olması.

PKK, YPG, PYD, IŞİD, FETÖ hepsi aynı babanın çocukları aslında... Hepsini aynı güç idare ediyor. Ha bunların bazıları kardeş olduklarından bile haberdar olmayabilir. Ama bilmemeleri onların kardeş oldukları gerçeğini değiştirmez. 

AKP'ye gönül vermiş biri olsam 'hayır' derim!

*”Rejim değil, sistem değişiyor” deniyor. Sizce hangisi değişiyor?

Peki o halde, bu açıklamalar ne? Bir AKP vekili “200 yılın hesabını soracağız” diyor. Birisi “100 yıllık prangalardan kurtulacağız” diyor. Bir diğeri “Anlamıyor musunuz? Bu bir referandum değil, ilk kez 90 yıl sonra ülkemizi geri almak için bu kadar yaklaştık” diyor. Şimdi bana izah edin, rejim değişikliği değil madem, bunlar ne? Bir MKYK üyesi “Erdoğan önce başkan sonra halife olacak” diyor. Kimisi ‘Evet’ çıkmazsa iç savaş çıkar diyor. 

Ben eğer AKP’ye ve cumhurbaşkanına gönül vermiş bir kişi olsam sırf bu sebeple ‘hayır’ derim. Çünkü, 80 milyonluk bir ülkeyi bu sistemle yönetemezsiniz. Sizi de zor duruma düşürür; güçleneyim derken, korunaksız ve güçsüz olursunuz. Çünkü meşruiyetiniz sorgulanır. 

Benim için yurttaşlarımız vardır ve ben sadece yurttaşlarımı bilgilendiriyorum. Ve diyorum ki: Bütün bunlara rağmen, evet demenin vebalini üstleniyorsan, bir şey diyemem. Ama benim söylediklerimin doğruluğuyla ilgili en küçük bir ihtimal varsa, lütfen ülken ve geleceğin üzerine kumar oynama! Bu riski göze alma. İnanın bana ‘hayır’ çıkarsa, iktidar ve cumhurbaşkanı da daha rahat nefes alır. 

Hani atanmışlar ülkeyi yönetemeyecekti?

*Milletvekilleri de cumhurbaşkanı tarafından belirlenmiş olacak… Bu durumun TBMM üzerindeki etkisi ne olur?

İstediği zaman feshedip seçime götürebildiği için gıkınızı çıkarmazsınız. Ne yapacak bu cumhurbaşkanı? Bakanları meclis içinden ve dışından istediği gibi atayacak. Hani atanmışlar yönetemeyecekti ülkeyi? İstediği zaman da görevden alacak. Meclisin bu konudaki denetimi sıfır. Bir bakan suç işlese veya yolsuzluk yapsa nasıl hesap soracağız? Şimdi diyorlar ki: Hesabı millet soracak. Mugalata yapmayın! Millet nasıl hesap soracak? Onlara göre, 5 yıl sonraki seçimde oy vermeyecek. Bu bir hesap sorma değil ki… Bakan yedi içti, beş yıl sonra aday olmadı. Ne olacak? Yediği içtiği yanına kar mı kalacak?  Girdi seçilemedi, kar mı kalacak? 

Cumhurbaşkanının suç işleme özgürlüğü olacak

*Anayasa düzenlemesi geçerse, partili cumhurbaşkanlığı ve milletvekilleri seçimlerinin aynı gün yapılmasının sebebi ve sonuçları ne olur?

Aynı tarihte yapılıyor ki, kim cumhurbaşkanı olursa, genel başkanı olduğu parti de mecliste çoğunluğu elde ediyor. Sistemin özü bu. 600’e çıkıyor meclis. Bakanın cezai sorumluluğu, cumhurbaşkanın cezai sorumluluğu gibi düzenlenmiş. Nasıl hesap sorulacak? Hukuki olarak hesap soramıyorsanız, artık bakanların ve cumhurbaşkanın hukuki olarak suç işleme özgürlüğü var demektir. 

Meclis’e karşı da şöyle bir önlem almış: Beşer şaşar, ola ki cumhurbaşkanının benimsemediği bir kanun yaparsa meclis, şimdiki anayasada cumhurbaşkanının bir kanunu incelemesi için 15 gün süresi var. 15 gün sonra ya veto edecek, ya onaylayacak. Bu yeni sistemde süre koymamışlar. Süre koymamak ne demektir? Geldi önüne, çekmeceye koyar bekletir. Daha da mı canını sıktı meclis. Feshediyor…

Seçimi yenileyebilmek fesihtir!

*Yeni düzenlemede cumhurbaşkanının fesih yetkisi var mı? 

Tabii ki, fesih diye yazmıyor ama zaten yazması gerekmiyor ki… Meclis belli gerekçelerle ve belli bir çoğunlukla seçimin yenilenmesine karar verebiliyorken, cumhurbaşkanına hiçbir gerekçe göstermeden seçimi yenileme imkânı veriyorsun. Seçimi yenilemek ne demektir?  "Seçimler yenilenecek" demişse, artık o meclisin milletvekillerinin görevi bitmiş demektir. 

*Yasama dönemi bitiyor yani değil mi?

Fesih budur. Fesih meclisi tamamen dağıtmak değil. İşte siz "Seçimi yeniliyorum" dediğiniz anda da, o meclisin o dönemi bitmiş yani feshetmişsiniz demektir. Kim yalan söylüyor?  Bu her okuyanın rahatlıkla anlayabileceği bir şey… Üstelik bir de şu yalanı söylüyor: "Şimdi de var" diyor. Var ama şimdi tek bir gerekçeye dayalı olarak var: 45 gün içinde hükümetin kurulamaması halinde. Ama burada gerekçe gösterme zorunluluğu yok. Feshettim gitti. Böyle bir durum… 

RÖPORTAJIN İLK BÖLÜMÜNÜ OKUMAK İÇİN TIKLAYINIZ

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
XM 2017-04-27 11:34:53

YA SİZ NE KADAR YALANCI BİR İNSANSINIZ ALLAH SİZİ BU ÜLKENİN BAŞINA GETİRMESİN İNŞALLAH