15Temmuz darbe girişimi sonrasında ülkemizde siyasetin daha ılımlı bir havaya girmesi, siyasiler arasında samimi ve sıcak ilişkilerin kurulması, karşılıklı olarak birbirlerini ziyaret etmeleri, Cumhurbaşkanının muhalefet liderlerinin görüşlerine başvurmuş olması ve en son Yenikapı mitingi ile tüm Türkiye’ye ‘’birlik, bütünlük’’ mesajının verilmiş olması,  ülkemizde geçmişte yaşadığımız gerginliklerin bitmiş olması ve bir ‘’normalleşme’’ sürecine girmiş olmamız! toplumun hemen hemen her kesiminde büyük bir memnuniyetle karşılanmıştı. 

Bu olumlu havanın oluşmasından sonra, toplumda; bunun arkasından ‘’şunlar da olabilir’’ şeklinde bazı beklentiler dillendirilmeye başlandı.

Şöyle ki;

-Artık bundan sonra Cumhurbaşkanı, gerçek bir Cumhurbaşkanı gibi davranacak,

-Cumhurbaşkanı artık bir siyasi partinin Genel Başkanı gibi davranmaktan vazgeçecek,

-Siyasi Partilerin Genel Başkanları artık bundan sonra birbirleri hakkında ‘’ileri-geri’’ konuşmayacak,

-Liderler, birbiri hakkında konuşmuş olsalar dahi kırıcı olmadan ve birbirlerine ‘’hakaret’’ etmeden daha dikkatlice davranacak,

-Cumhurbaşkanı ve Hükumet bundan sora ‘’yargı bağımsızlığını’’ yeniden tesis etmek için önemli adımlar atacak,

-Mevcut siyasal iktidar, bu darbe badiresini atlatmış olduktan sonra geçmişte yolsuzluk veya hırsızlık yapmış olanların siyasi yapısına ve kendilerine yakınlığına bakmadan, kim olursa olsun, hesabını soracak,

-Geçmişten bugüne kadar, Atatürk ve laikdemokratik cumhuriyet karşıtı tavırları ile bilinen AKP kadroları bundan sonra tek çıkış yolunun Atatürk ve laik-demokratik cumhuriyet ilkelerine sıkı sıkıya sarılmak olduğunu anlayarak, bu düşüncenin amansız savunucuları olacak…

Doğrusu bizler de bu olumlu gidişata katkı yapmak amacıyla yazılarımızda ve katıldığımız toplantılarda bu sürecin bu şekilde devam ettirilmesine katkı yapmak amacıyla bu gelişmeleri içtenlikle desteklemeye devam ettik. 

Ama huylu huyundan vazgeçmez misali, Cumhurbaşkanının bazı açıklamaları, bu sürecin çok da sürdürülebilir olmayacağı yönünde kuşkular duymamıza neden olmaktadır.

Dünkü Yenikapı mitingine 5 milyon kişinin katıldığı söylenmektedir. Bu mitinge katılanların tamamının AKP yandaşı olmadığını da biliyoruz. Katılanların içerisinde; AKP’liler, CHP’liler, MHP’liler ve hiçbir partiye mensup olmadığı halde sadece böylesi bir birlikteliğe katkı yapmak amacıyla gelen ‘’partisiz’’ yurttaşlarımızın olduğu da bilinmektedir.  

Yenikapı mitinginde diğer konuşmacılar birlikten, bütünlükten bahsederken!  Nazım Hikmet’ten ve Ahmet Arif’ten şiirler okurken, Cumhurbaşkanı yine ‘’2023 hedefinden’’ bahsederek eski söylemlerinden vazgeçmeyeceği izlenimi vermiştir. 

Cumhurbaşkanından bu ‘’2023 hedefinin’’ ne olduğunun açık ve net bir şekilde açıklanmasını bekliyoruz.

2023’de Cumhuriyetimizin yüzüncü yılında ‘’Laik, Demokratik Türkiye Cumhuriyeti, Atatürk’ün bizlere gösterdiği çağdaşlık ve aydınlık yolunda ilelebet yaşayacak ve yaşatılacaktır’’ demesini bekliyoruz.






Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.