banner87

10 Kasım’ın “AKP’nin de işin içine girmeye çabalaması neticesinde Atatürk’ü anma toplantılarının” geniş katılımla gerçekleşmesinden sonra sıra NATO’ya hayır kampanyasına geldi.
Zarrab davası ve itirafçılık antlaşmasından sonra sırada kahrolsun ABD kapanı var.
Kampanyası demek daha doğru olur ya...
Yakın tarihimizde, ilk NATO’ya hayır eylemi 14 Mayıs 1968 yılında İstanbul Taksim’de Atatürk anıtı önünde yapıldı. 
NATO bayrağı yakıldı.
Tüm bu olaylar cereyan ederken, her konuda fikir beyan eden  Meclis Başkanımız İsmail Kahraman beyefendi dönemin sağcı milliyetçi gençlik örgütlerinin başkanı idi.  
NATO’ya hayır diyen yurtseverlerle kavga halindeydi. 
Acaba bugünkü sessizliği bundan mı?
✶✶✶
Bu arada AKP’nin iktidar vazosundaki derin çatlak parti kurmaylarını derin bir endişeye sevk ediyor. 
Elli artı bir (50 + 1) konusu düşünülmesi gereken en önemli konu durumunda kulislerde konuşulanlara göre.
Bugüne kadar AKP tarafından yapılan, yasal ve Anayasal değişiklikler toplumun en az yüzde ellisi tarafından kabul görmüyor. 
İşte bu yüzde elli Başkanlık sistemine karşı!
Parlamenter demokrasiden yana, aynı zamanda kuvvetler ayrılığı prensibine sonuna kadar bağlı ve bu duruma olan desteğini her koşulda gösteriyor.
Mesele AB ya da NATO değil ülke içinde aynı dili konuşmayan (yani iktidarın istediği dili) bir muhalif vatandaş grubunun bulunması olarak belirginleşmekte. 
İşte tam bu noktada toplumsal bir mutabakat ortaya çıkmaya başlamaktadır. 
Demokrasinin tüm kuralları kullanılarak Anamuhalefet partisi ve diğer parti genel başkanları bilgilendirilmelidir. 
Tek çözüm bu uzlaşmanın sağlanmasıdır. 
CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu’nun ‘yumuşama ve diyalog’ dili havada kalmamalıdır.
Bu durum gerçekleştirilmeli ki seçmenin yüzde ellisinden fazlası size oy vermemesine rağmen sizin yönetiminizin meşru olduğunu kabul etsin. 
AKP kurmayları ve Başbakan Binali Yıldırım bu konuda üzerine düşeni yapmalıdır. 
Eğer bu çözüm gerçekleşmezse iktidar partisi ve yandaşlarının dillerinden düşürmedikleri, demokratik yönetimin olmazsa olmazı olan ‘istikrar’ güvercini ürkütülmüş olarak bu topraklardan havalanıverir.
Başbakan Binali Yıldırım mühendistir.
Mühendis siyasetçiler, gerçekçi ve sakin yaradılışlı olur.
Merhum Demirel, Erbakan ve Özal bu tarife en uygun örnektir.
Sayın Yıldırım lütfen siyaset dilini keskinleştirmeyin.
Bari siz yapmayın.
Bana ne havasında sakın olmayın.
Malum, sonunda fatura size çıkabilir.
Ne alakası var demeyin.
Davutoğlu hocanın durumu ortada.
Siz temkinli bir siyasetçisisiniz.
Bu konuda da hassassınız ama...
Biz bir daha uyaralım dedik.
Bizden söylemesi.
Masa devrilirse en çok siz zararlı çıkarsınız.
Malum evin içinin düzeninden en çok siz sorumlusunuz.
Bizden söylemesi

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.