banner87
İstanbul…
8 bin 500 yıllık yerleşim geçmişi…
3 bin yıllık kentsel tarihi ile Avrupa ve Asya kıtalarının kesiştiği noktada geçmişten günümüze uzanan bir dünya kenti...
Yüzyıllar boyunca çeşitli din, dil ve ırktan insanların bir arada yaşadığı kozmopolit ve metropolit yapısını koruyarak tarihsel süreçte eşsiz bir mozaik halini alan İstanbul…
Roma İmparatorluğu (330-395)
Bizans İmparatorluğu (395-1204) ile (1261-1453)
Latin İmparatorluğu (1204-1261)
Osmanlı İmparatorluğu (1453-1922) olmak üzere…
1600 yıllık başkentlik tarihi ile dünyanın gözbebeği…
2014 yılında yaklaşık 12 milyon yabancı turiste ev sahipliği yapan İstanbul…
Ve bu 12 milyon insanın İstanbul ziyaretinde mutlaka ama mutlaka gelip geçtiği bir noktada...
3 bin yıllık tarihin tam merkezinde, İstanbul’un orta yerinde dün kalleş bir bomba patladı…
28 yaşındaki Nabil Fadlı adlı Suudi Arabistan doğumlu bir terörist kendini patlattı…
Sonuç: 10 ölü ve ömrünün sonuna kadar bu dehşetin izini ve eksikliğini bedeninde taşıyacak 15 yaralı…
Parçalanarak ölenlerin kimlikleri ve tabiiyetleri belirlenmeye çalışılıyor…
Yaralananların 9’u Alman, biri Norveçli biri de Perulu…
Bu yazı kaleme alınırken; ölen ve yaralılar arasında Türk vatandaşı olup olmadığını bilmiyorduk…
Reyhanlı, Suruç, Ankara ve bir yıl aradan sonra yine bir canlı bomba saldırısıyla İstanbul kana bulandı.
Geçen yıl 6 Ocak’ta bölgedeki Turizm Polisi binasına Dağıstan uyruklu bir kadın intihar saldırısı düzenlemişti.
Emniyet ve istihbarat birimleri, özellikle Ankara’da 102 kişinin ölümüyle sonuçlanan kanlı saldırıdan sonra İstanbul’da yeni bir saldırı olasılığını biliyor ve bekliyordu…
Son dönemde birkaç canlı bomba saldırısının önüne geçildiğini açıklayan emniyet güçleri beklenen bu saldırıya neden engel olamadı?
Yılbaşı öncesi özellikle de yabancıların Noel tatili öncesi beklenen bu saldırının gerçekleşmesi rehavetten mi kaynaklanıyor?
Yılbaşı ve Noel geçti rahatlığı mı?
Yaratacağı etki açısından İstanbul’un en can alıcı yeri olan bölgenin gece-gündüz resmi ve sivil emniyet ve istihbarat elemanlarının gözetiminde, kontörlünde olduğunu biliniyor.
Öyleyse bu saldırıya neden engel olunamadı?
Sorgulanmalı ve bağlantıları ortaya çıkarılmalı…
Ölenlerin çoğunluğu yabancı uyruklu…
Biz toplum olarak bu tür katliamları çabuk unutup sadece yıldönümlerinde hatırlıyoruz ama yabancıların duyarlılığı bizim gibi gelip geçici değil…
Kalıcı, sorgulayıcı ve takip ediciler…
Olması gerektiği gibi…
Görgü tanıklarının ifadelerine göre; tarihi At Meydanı’ndaki Alman Çeşmesi önünde gerçekleşen canlı bomba saldırısı tam da bir Alman turist grubunun geçtiği sırada gerçekleşti...
Daha doğrusu Suudi Arabistan uyruklu canlı bomba Nabil Fadlı, Alman Çeşmesi’ne doğru giden Alman turist grubunun ortasına dalarak kendini patlattı…
Terörün hedefi, dini, dili, ırkı, cinsi ve tabiiyeti ne olursa olsun, hepimiz karşı çıkıp lanetlemeliyiz.
Kişisel ve Yurt Gazetesi olarak duruşumuz ve bakışımız böyle…
Şimdi bu kanlı saldırının soruşturmasının Türkiye’de ortaya çıkaracağı bir gerçek var!
Ölenlerin tabiiyeti, terör saldırılarının bağlantılarının ortaya çıkarılmasında etkili mi, değil mi?
Hep birlikte göreceğiz…
 
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.