banner87
Ülkede yaşanan politika kargaşa var olan birçok sorunu maalesef görünmez, konuşulmaz hale getirdi. Bunların başında da enerji geliyor. Dün bazı gazetelerde görmüşsünüzdür, bazı enerji şirketleri yılbaşından itibaren meskenlerin kullandığı elektriğe yüzde 37 oranında zam gelebileceğini ifade ettiler. Bu saptama doğru, çünkü bugüne kadar uygulanan çapraz sübvansiyon nedeniyle meskenler elektriği daha pahalı kullanır hale geldi. Aylık elektrik tüketimi 4 bin kilovatsaat olanlar bir başka deyişle aylık faturası 110 TL’nin üzerinde olan tüketiciler, serbest tüketici sınıfına giriyor ve elektriğini daha uygun fiyata istediği tedarikçiden alabiliyor, pazarlık şansları var. Hükümet daha önce açıklamış olduğu kararlara uysa, 2016 yılının başında ülkedeki tüm elektrik aboneleri ‘serbest tüketici’ olacaktı yani limit sıfırlanacaktı. Ancak Ankara’dan gelen sinyaller, şu an 4 bin KwH olan sınırın 3 bin 500’e indirileceği yönünde. Yani konut aboneleri pahalı elektrik kullanmaya devam edecekler. Nedeni ise özelleştirme rakamlarının yüksekliği…

Biliyorsunuz şu an Türkiye’de bir bölge hariç (Osmangazi) tüm elektrik dağıtımı, özel sektör tarafından yapılıyor. 2000’li yılların sonunda başlayan özelleştirme furyası geçen yıl sona erdi ve devlet bu özelleştirmelerden 15 milyar dolara yakın gelir elde etti. Anımsayacaksınız televizyonların canlı yayında verdiği özelleştirmelerde milyon dolarlar havalarda uçuşuyor, şirketler bölgeleri rakiplerine kaptırmamak için fizibilite raporlarının çok üstünde rakamları gözden çıkarıyordu. Ancak evdeki hesap çarşıya uymadı, çünkü dolarla yapılan bu özelleştirmeler o zaman ‘cesur’ davranan şirketleri zorluyor. Dolar kurundaki önlenemeyen artış, şirketlerin borç batağına itmiş durumda. Bir yandan borç ödeyip bir yandan da devletin zorunlu hale getirdiği yatırımları yapmak bu ekonomik ortamda hiç kolay değil. Hal böyle olunca da dağıtım şirketleri, Ankara’da kulis yapıp “Bıçak kemiğe dayandı, işler yürümez hale geldi. Tüketici limitlerini sıfırlarsanız, eldeki aboneyi de kaçırmış oluruz” diyor. İşte bu nedenle de Avrupa’nın 10 yıl önce uygulamaya başladığı sıfır limit, bizde hayata geçirilemiyor. Elektriği pahalı kullanmaya devam ediyoruz.

Bu saptamayı doğrulayan bir açıklama da Elektrik Mühendisleri Odası’ndan (EMO) geldi. EMO’nun yaptığı bir çalışmaya göre Türkiye’de hane halkının aylık gelirinin yüzde 25’ten fazlasını enerjiye gidiyor. Bu da ülkenin ‘enerji yoksulu’ olduğu anlamına geliyor. EMO’nun Türkiye İstatistik Kurumu’nun verilerine dayanarak yaptığı hesaplamaya göre, Türkiye’de 36.4 milyon kişi “enerji yoksulluğu” yaşıyor. İki dönem Enerji Bakanlığı yapan Taner Yıldız, sürekli olarak Türkiye’nin Avrupa’daki en ucuz elektrik ve doğal gazı kullandığı söylüyordu. Birim fiyatlarına bakıp bu değerlendirmeyi yapmak mümkün ancak ev bütçesi içinde enerjiye ayrılan paya baktığımızda rakamlar Yıldız’ı haksız çıkarıyor. Türkiye’de bir ailenin aylık harcaması içinde enerjinin payı yüzde 25 iken, Avrupa’da bu seviyede herhangi bir ülke yok… Kısaca Avrupa’nın en pahalı enerjisini kullanıyoruz, görünen o ki kullanmaya da devam edeceğiz…
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.