Önceki gün sabah saat 10.00 sularında Beşiktaş-Harbiye dolmuşundaydım. Dolmuş, Osmanbey’de kumaşçıların yoğun olduğu sokakta ilerlerken durmak zorunda kaldık. Önümüzde bir çöp kamyonu ve üç tane işçi, bir binanı önündeki yüzlerce kutuyu taşıyordu. Dolmuş şoförü, sinirlendi ve “Eskiden gariban çocuklar, işçiler toplardı bu kartonları, evlerine para götürürlerdi. Onların kazandığı 3-5 kuruş paraya da göz koydular ya, helal olsun” dedi.

Biliyorsunuz vatandaşın sağlığını, geleceğini her koşulda düşünen hükümetimiz, 20 Ocak 2016 tarihinde bir karar çıkardı ve atık kağıt toplayan işçilerden kağıt alan firmalara para cezası getirdi. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı’nın bu kararıyla firmalar, atık kağıt işçilerinden atık aldıkları zaman 140 bin TL para cezası vermek zorunda...

Atık işçileri, bu karara itiraz ettiler, çeşitli toplantılar yaptılar ancak sonuç değişmedi.

Şartlar iyileşecekti o da olmadı!


Türkiye’de yaklaşık 500 bin kişi atık toplayarak hayatını sürdürüyor. Aslında bu karar, uzun yıllardır düşünülen atık sektörünü özel sektöre açmayı hedefleyen bir yaklaşımın ürünü. 2000’li yılların ortalarında çok sayıda şirketten özellikle de atık sektöründe faaliyet gösterenlerin yöneticilerinden, bu yönde adımlar atıldığını, Ankara’da lobi çalışmaları yaptıklarını duymuştum. Sonunda muratlarına erdiler gibi görünüyor…

TÜİK verilerine göre, sayıları 500 bini aşan atık işçilerinin çok büyük bir bölümü işsiz kaldı. Kağıt işçileri, “Ya bizim şartlarımızda çalışırsınız ya da bu işi size yaptırmayız” tehdidiyle sokaklardan kovuldu. Çevre ve Şehircilik Bakanlığı, bu uygulamayı “şartları iyileştirmek” için yaptığını söylüyor ancak ortada iyileşen bir şart yok. Hatta daha kötü şartlarda çalışıyorlar demek mümkün.

Yeni düzenlemenin yürürlüğe girmesinin ardından küçük firmalar da etkinliğini yitirince atık toplama işinin ihale edildiği büyük firmalar, harekete geçti. Birçoğu şu anda kendi nakliye ve toplama süreçlerini oluşturmaya çalışıyor. Bazıları da zaten bu sürece hazır oldukları için daha hızlı hareket ediyor. Bunlardan biri de AKP’ye yakınlığı ile tanınan Albayrak Grubu. Yeşil Adamlar adlı bir şirketi olan Albayrak Grubu, Refah Partisi’nin belediyelerindeki etkinliğini artırmaya başladığı yıllarda kuruldu. 1992 yılından beri çok sayıda belediye ile atık anlaşması bulunan Albayrak Grubu, geniş bir ağa sahip yani oturmuş bir altyapısı var. Hal böyle olunca da işsiz kalan atık işçilerinin bir bölümü asgari ücretle bu şirkette çalışmaya başlamış, tabii sadece Albayrak değil, aynı büyüklük ve etkinlikteki şirketler de aynı yöntemi izlemiş. Daha önce aylık 1.500 ila 2 bin TL arasında para kazanan işçiler, şimdi asgari ücretle çalışıyor. Değişen tek şey belki de giydikleri kıyafetler oldu...

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.