Evet; sezon başında “altıncı Fenerbahçe” başlıklı bir yazı yazmıştım. Beşiktaş’ın hem bu sezon hem de gelecek sezon şampiyon olacağını, neticede üst üste üç şampiyonluk yaşayacağını belirtmiştim. Üstelik bir Fenerbahçeli futbolsever olarak bunları yazmıştım.


Fenerbahçe tam olarak 6. olur ya da olmaz; ben bu tespiti yaptığımda Lens transferi de yoktu, zaten önemli olan bu değil, niyetim önermeye dikkat çekmekti. Piyasa değeri en yüksek takımın madara olacağını nasıl bilmiştim, onun üzerinde durmak istiyorum. 


Dünya futbol piyasasındaki pek çok beynin; proteine abanmak kaynaklı, öngörüde bulunabilecek çaptan yoksun olduğunu düşünüyorum. 23 Ağustos 2014 tarihinde Fransa Ligi 3. hafta maçına denk geldim. Reims - Caen maçıydı. Maçın ilk 13 dakikasını izlemiştim ki misafirim Yağız ve kardeşim Serbay’a heyecanla seslendim: “Caen’de Kante diye bir topçu var, 14 Appiah gücünde, üstelik teknik bir oyuncu!” Sezon sonu N’Golo Kante’yi 9 milyon euro bedelle Leicester City aldı. Leicester City gibi bir takım, Ranieri gibi bir hocaya rağmen Kante sayesinde Premier Lig’in şampiyonu oldu. Kante bu sezon Chelsea’de, Chelsea ligin lideri; Kante’siz Leicester 15. sırada…


Fenerbahçe kadrosunda olup, şampiyonluk için yeterli performansı gösteremeyecek ya da yeterli kalitede olmayan sezon başında tam 9 isim vardı bana göre: Ozan Tufan, Fernandao, Robin Van Persie, Nöyştader, Stoch, Emenike, Van der Wiel, Atıf Şeyşu, Fabiano. Olması gerekenlerden söz etmeden, olmaması gereken dokuz kişi ne demektir? Bu isimlerin piyasa değeri elli milyon euro’yu aşıyor, kontratları büyük yük. Fenerbahçe’nin Advocaat dahil iyi bir hocası da olmadığına göre bunları boşaltması iki sene sürer diye düşündüm. Futbol aklı Müjdat Yetkiner gibiler olan Aziz Yıldırım ve şürekası belki de hiç doğru kararlar alamayacak; iki sezona belki giderler diye düşünerek ifade etmiştim.


Peki, Galatasaray’ı nasıl eleyip, Beşiktaş üçlemeyi tamamlar dedin; derseniz… Galatasaray’ın kadro zaafiyeti Fenerbahçe kadar büyük değil; devre arası bir sağbek bir solbek alırlarsa şampiyon olabilirler demiştim örneğin… Ama son kertede Galatasaray’ın da bir futbolcuya ve onun seçtiği hocaya teslim olduğunu unutmayınız. Borç durumunu da hesaba katarsak, onlar da iki sezon kımıldayamazlar. 


Yani olası rakiplerin başkandan yedek kaleciye milyon tane sorunu olduğunu düşünürseniz; minimal doğruları uygulayan ve top oynamak amaçlı oyuncu transfer eden Fikret Orman-Şenol Güneş ikilisinin neden süper lig anlamında başarılı olacağını görürsünüz. Bu köşede Şenol Güneş’i de eleştirdim; ilk Kiev maçındaki ortalama pozisyon dağılımının onun kalitesinin yerelliğini gösterdiğini ifade ettim ama işbu ortamda ne onun hatalarına ne federasyon başkanının Beşiktaş’dan alacaklı olmasına sıra gelmez… 


NOT: “PARANI ÜÇE KATLA” yazımdaki maç yorumlarım haklı çıktı; umarım değerlendirip üçe katladınız. Sistemli sistemde 21 oranlı üç bankomuz da tuttu ama aşağıda sürprizler oldu. Takipte ve esen kalın…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.