AKP Büyük Kongresi 21 Mayıs’ta...

Erdoğan sil baştan yapacak.

Dün söyledim. Erdoğan’ın dezavantajı hiç kaybetmemek…

AKP’nin de...

İster adına güç zehirlenmesi, ister yıpranma değin bu sağlıklı bir durum değil.

Kazanma, tartışmalıdır.

Çünkü kovboy kasabasında, bar kapısına rastgele açılan mermi delikleri üzerinden çizilen bir hedef tahtası gibi.

Kazanana göre kurallar sürekli değişiyor. 

AKP kuralları hep kendine göre ayarlıyor.

Daha  doğrusu Cumhurbaşkanı Tayyip Erdo- ğan’a göre ayarlıyor. Sonuç demokrasi kaybediyor.

Çünkü sürekli kazananlar, kazandıklarını varsaydıklarını da alıp birlikte tarih sahnesinden çekilecektir.

Kaç yıl sürerse sürsün. Onlar sadece iktidarlarını değil, maalesef geleceklerini ve itibarlarını da  kaybederler.

Demokrasilerde yüzde 51 çoğunluklu, şirket mantığı olamaz.

Az olanın, hakkını  adalet ve hukuk içinde korumaktır demokrasi. Güçler ayrılığı gerektirir. Kontenjanla seçilen adalet ile olmaz bu.

Umarım Erdoğan AKP’yi yeniden dizayn ederken, karşı görüşlerin de kendisini ifade edebileceği bir yapı kurmayı başarır.

Gençlere yönelik kayıtsız şartsız biat etmeyin, çağrısında samimiyse bunu memnuniyetle karşılarız. 

Çünkü bu yaklaşım imam hatip mezunu ol canımı ye siyasetinin sonu demektir.

Bunu yapabilir mi? Sanmam.

Temenni ederim, başarırsa alkışlarım. Bunu yapabilmesi için önce şahsının eskidi- ğini güve geçmişte kaldığını kabullenmesi gerekir.

Ki, o da bu ego ile ne mümkün? İmkânsız...

Erdoğan yüzde 51 hisseyle, hele hele tartışılan bir hisse ile güçlü lider imajına veda etmek üzeredir. 

Bu ülkemiz için çok üzücüdür. 

ABD Başkanı Trump ile görüşme tehlikededir.

Her ne kadar bu görüşmenin Suriye’de PKK destekli YPG’ye ağı silahlar verilmesi kararına karşılık Türkiye tarafından reddedileceği söylense de durum yansıtıldığı gibi değil, maalesef.

Öncelikle şunu söyleyeyim. ABD ve Rusya ile Suriye politikasında aynı düşünse de anlaştı.

İngiliz ve ABD 4500 silahlı askerini IŞiD ile mücadele için çoktan bölgeye götürdü.

Amaç İsrail’in güvenliği!

Türkiye ise PKK destekli YPG’nin silahlanmasına, hele hele ağı silahlarla donatılmasına asla izin veremez.

Üstelik ABD, Rusya ile anlaşmalar yapan Türkiye’ye kızgındır. Bu sebeple 16 Mayıs’ta yapılması planlanan görüşme olmayabilir.

Net olmayan acaba ABD Türkiye’ye aba altından sopa göstererek, oyalıyor mu, yoksa tam cephe karşı mı?

İnşallah bu kırgınlıktan ibarettir. Yoksa Barzani bölgesinden çıkan ve hızla bağımsızlığa koşan bir Kürdistan’ın yanı sıra PKK’nın da Suriye’de nur topu gibi bir özerk bölgesi olacak.

Çok yazık. Salih Müslimimize de...

Keşke eyyy Esed diyen diller, merhum İnönü, Menderes gibi bölge devletleri ile ittifaklara önem verseydi.

İbrahim Kalın, Org. Hulusi Akar ve MİT Müsteşarı Hakan Fidan’ın on gün önce gidişi bu randevu içindir.

Erdoğan ile Trump 18-19 Mayıs’ta Brüksel’deki NATO toplantısında görüşsünler cevabı sadece Erdoğan için değil, Türkiye için de büyük bir prestij kaybıdır.

Hepimiz de Türkiye Cumhuriyeti Cumhurbaşkanının ABD ve Rusya tarafından terbiye edilme çabası gibi bir aşağılık politikaya tepki göstermeliyiz.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.