Cuma akşamı gerçekleşen darbe girişimi hem günlük hayatımızı hem de memleketin iklimini geriye dönülmez bir şekilde değiştirdi.

İlk duyduğumuzda bu iş ya şaka ya da acemi bir darbe dedik… Çünkü bizim bildiğimiz darbe, 20 tane askerin eski bir tankla köprüye çıkıp tek yönlü geçişi kapatması değil, ciddi bir şeydi. Gece sabaha karşı yapılır, hükümetin bütün üyeleri biz daha farkına varmadan toplanıp bir yere kapatılır, sorumluluğu alan bir general televizyona çıkar konuşur… Ertesi gün de günlük hayat ciddi bir şekilde durur, sokağa çıkma yasağı ilan edilirdi.

Bu tuhaf bir darbeydi. Sonradan anlaşıldı ki beceriksizce yapılmış gibi görünen her şey önceden belirlenip ayarlanmıştı, darbe aslında gece üçte yapılacaktı ama planların ortaya çıkmasıyla erken harekete geçilmiş, dolayısıyla başarı şansı kalmamıştı.

Şimdi gazetelerde darbecilerin itiraflarını okuyoruz, o gece yaşananların görüntüleri çıkıyor ortaya, kendini tankların önüne atanları görüyoruz.

Darbeyi planlayanlar, uygulayıcılara sabah saatlerinde açıklamışlar. Herkesin görevi, neler yapacağı planlanmış. Askeri çevrelerde yaşanan yoğun hareketlilik MİT’in dikkatini çekmiş, öğleden sonra Genelkurmay’a bilgi ulaştırılmış. Hatta Genelkurmay’da bir toplantı bile yapılmış ama darbe engellenememiş.

Darbe planı Cumhurbaşkanı’ndan saklandı mı, yoksa zaten biliyor muydu tartışmalı…

Ancak Cumhurbaşkanı’nın en yakınındaki iki asker, Başyaveri ve Muhafız Alay Komutanı gözaltında. Genelkurmay başkanına kelepçeyi vuran da kendi yaveri. Yani düşman gördükleri yapı tarafından aslında kuşatılmışlar. Belki de internet fenomeni Fuat Avni onlardı, belki de dün gece Başbakanlık binasında gözaltına alınan 10 mühendis, kim bilir?

Bilinen bir şey var ki o da darbecilerin ve iktidarın aslında aynı kaynaktan çıktığı… Bir dönem Türkiye’yi birlikte yönetiyorlardı. Sonra cemaat ve AKP içinde ayrışmalar başladı. Cemaatin finans kaynaklarına, medyasına ve kadrolarına yönelik kapsamlı bir operasyon yapıldı.

İddiaya göre, eğer bu darbe gerçekleşmeseydi hükümet bir sonraki aşamaya geçecek, ordu içindeki cemaatçileri tasfiye etmeye başlayacaktı.

İşte Cemaat bu aşamada şansını denedi, darbe yaparak iktidarı ele geçirmeye kalkıştı ama başaramadı.

Bu deneme bir tür ölüm kalım savaşıydı. Cemaat iktidarı ele geçiremeyince bir tür intihar eylemine girişti. Meclisi bombalayarak kendi ölüm fermanını imzaladı.

Önümüzdeki sürecin ne kadar tehlikeli, kardeş kavgasına ne kadar açık olduğunu görmek çok zor değil.

AKP Genel Başkan Yardımcısı Şaban Dişli’nin ağabeyi Tümgeneral Mehmet Dişli’nin darbe girişimiyle ilişkisi olduğu iddiasıyla gözaltında olduğunu söylemek yeter. ‘Cumhurbaşkanımızın emrindeyim. Görevi neden bırakayım?’ diyen AKP’li Şaban Dişli, gazetecilerin ağabeyi Tümgeneral Mehmet Dişli hakkındaki sorularını "Empati yapın" diyerek yanıtlamadı.

İddialara göre cemaatçi Tümgeneral Mehmet Dişli, Genelkurmay başkanı Hulusi Akar’ın darbeye katılacağını düşünüyordu, ancak Akar teklifi kabul etmedi.

Şimdi biz de biraz empati yapalım, anlamaya çalışalım, neler oluyor?

Darbe girişiminden sonra kamuda çalışan yaklaşık 49 bin kişi açığa alındı, yani işten atıldı.

Bu yazıyı yazarken halen devam eden Milli Güvenlik Kurulu ve Bakanlar Kurulu toplantısında alınacak kararlarla, bu kişilerin dava açarak devlet hizmetine geri dönme ihtimallerinin ortadan kaldırılacağı iddia ediliyor. Başka ne tür tedbirler alınacak, göreceğiz…

Ayrıca, kaç kişi oldukları açıklanmayan ancak ‘kayda değer sayıda’ oldukları söylenen Hava Kuvvetleri Muharebe Arama Kurtarma Timi (MAK) ile Sualtı Taarruz ve Savunma Timi (SAT) komandoları şu anda kaçak durumunda. Timin elinde 250 kişilik suikast listesi olduğu iddia ediliyor. Şanlı Türk Ordusu’nun haline bak, içler acısı…

Bir hesap sorulacaksa, Güneydoğu’da halka uygulanan orantısız şiddetin, mahallelerin, köylerin yıkılıp yakılmasının da hesabı sorulmalı.

İstanbul, Ankara gibi büyük şehirlerde jetler alçaktan uçuş yaparak bize bir demo yaptı aslında. Bu bir savaş provasıydı.

Bu dar ve karanlık tünelden nasıl çıkacağız, onu düşünelim…

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.