Mayıs ayların gülüdür

Merhaba sevgili okuyucularımız,

Baharın kendisini tümüyle hissettirdiği günler geldi nihayet. Bizde bu günkü yazımızın başlığını Sebahattin Ali’nin o güzel şiirinin dizelerinden seçtik. Her yıl mayıs ayında ilkyazın heyecanı yanında çalışanları da 1 Mayıs işçi bayramı heyecanı sarar. Ülkemizde Osmanlı döneminden beri kutlanmakta olup (ilk kez 1911 yılında Selanik’te) dönem dönem de yasaklı hale gelen 1 Mayıs ilk kez 1923 yılında yasal olarak İŞÇİ BAYRAMI ilan edilmişti.

Ancak çok geçmeden hükümet kitlesel 1 Mayıs kutlamalarını yasakladı. 1925 yılında çıkan Takrir-i Sükûn Yasası, İşçi Bayramı’nı kutlamayı yasakladı ve uzun yıllar bu yasak geçerliliğini korudu. 1935 yılında 1 Mayıs’a “Bahar ve Çiçek Bayramı” adı verildi ve ücretsiz tatil günü ilan edildi. Bizim çocukluk yıllarımızda okullar da tatil olduğundan 1 Mayıslar piknik yapma, gezmeye gitme günleri gibi algılanırdı.

Ülkemizde işçi sınıfının bilinç ve güç kazanması ile 1970’li yıllara gelindiğinde çok geniş kitlesel katılımlarla gerçekleşen 1 Mayıslar 1977 de Taksim’de yaşanan provokatif olaylar sebebiyle 1979 yılında yeniden yasaklanacaktı. 12 Eylül askeri darbesinin ardından da 1 Mayıs bahar bayramı olmaktan bile çıkarılarak genel tatil günü olma özelliğini de yitirdi.

Kaderin garip cilvesi mi diyelim bilemiyorum ama 28 yıl sonra 2009 yılında AKP hükümetinin döneminde 1 Mayıs yeniden Emek ve Dayanışma günü adı altında genel tatillerimizin arasına girdi.

1 Mayıs’ın bu kısa tarihsel gelişimine göz attıktan sonra konunun çalışma hayatı yönüne de bakalım dilerseniz. Yukarıda da belirttiğimiz gibi 2009 yılından bu yana 1 Mayıs 2429 sayılı ulusal bayram ve genel tatiller hakkında kanun gereği genel tatillerimiz arasına yeniden girmiştir.

İŞÇİNİN GENEL TATİLDE ÇALIŞMASI VE ÖDEME ŞEKLİ

İşçinin genel tatilde çalışması kendi onayına bağlıdır. Yani işçiye genel tatilde zorla çalışma yaptırılamaz. Ancak vardiya sisteminin uygulandığı işyerlerinde işçi vardiyasına isabet eden genel tatillerde çalışmak durumundadır.

Uygulamada özellikle de sendikalı işyerlerinde toplu pazarlık sistemi çerçevesinde sendikalar üyelerine bayram çalışmalarının karşılığında oldukça avantajlı ek ödeme sistemleri elde etmişlerdir. Bu kapsamda bayram çalışmalarının karşılığının kimi işyerlerinde yüzde 100, yüzde 200 ve daha fazla zamlı ödendiği bilinmektedir.

Bunun dışında kalan bireysel iş hukukunun hüküm sürdüğü işyerlerinde de işçilere bayram çalışmalarının karşılığında çeşitli avantajlı ödeme olanakları sağlansa da bu sendikalı işyerlerinin düzeyine hiçbir zaman ulaşamamaktadır.

Aslında yasa koyucu bu konudaki düzenlemeyi iş kanununun 47. maddesi ile açık bir biçimde ifade etmektedir. Buna göre bayramda çalışan işçiye ilaveten sadece bir yevmiye daha ödenecektir.

 
Bu konu uygulamada kimi uygulamacılarımız ve çalışanlarımız tarafından yanlış anlaşılmakta ve bunun sonucunda da bayram çalışmalarının size yukarıda (sendikalı işyerlerindeki) örneklerini sunduğumuz gibi ödenmesinin zorunlu olduğu düşünülmektedir. Oysa bayram çalışmalarının yüzde 100, yüzde 200 vb. ödenmesi yasal bir zorunluluk değil, işçi ve işverenlerin bu konuda anlaşmaları sonucu iş, sözleşmesi ve toplu iş sözleşmeleri çerçevesinde kendilerine yapılan ödemelerdir.

Evet, yarın 1 Mayıs ve ne yazık ki pek çok çalışan belki de emek ve dayanışma gününün tatil olduğundan bile habersiz işinin başında olacak. Dileğimiz 1 Mayısın alanlarda en geniş katılımlarla coşku içinde kutlanması ve taleplerin özgürce dile getirilmesidir. Tüm çalışanlarımızın 1 Mayıs İşçi Bayramı kutlu olsun.


Önceki ve Sonraki Yazılar