Adana'da eşi bir yıldır işsiz olan ve 8 aydır ev kirasını ödeyemeyen 26 yaşındaki Emine Akçay, çocukların üşüdüğünü görünce cebindeki son para olan 6 Lira ile odun almaya gider. Oduncu; ''Bu parayla odun alınmaz'' dese de Emine Akçay'ın ısrarı üzerine 10 kilo odunu verir, kadın alarak evine döner. Odunlar ıslak olduğu için yanmaz, bir lastik parçası ile odunları yakmaya çalışır ama başaramaz! Emine Akçay, çocuklarının ısınması için çalıştırdığı saç kurutma makinasını  küçük oğluna verir ve çocuklarının soğuktan ''donarak'' ölmesini görmemek için yan odaya geçerek tavandaki salıncak demirine bağladığı ipi boynuna geçirerek intihar eder.    Diyarbakır'da günlerdir evine yiyecek getiremeyen 40 yaşındaki Hacı Örüç, iftar vakti eve geldiğinde eşinin; ''evde yemek yapacak bir şey yok'' demesi üzerine, gururuna yediremeyip, yandaki barakaya geçerek kendisini tavana asarak intihar eder.    Konya'da iki çocuğuyla birlikte camları kırık olduğu için naylonla örtülü tek odalı kerpiç evde kalan ve eşi Çanakkale'de askerlik görevini yapan Maviş Eşme'nin 40 günlük Ayaz bebeği donarak ölür.    Adana'da evi olmadığı için parklarda yatan ve banklarda sabahlayan 60 yaşındaki Hakan amcayı temizlik görevlileri sabah bankın üzerinde donmuş olarak bulur.       Mersin'de akşam evine ekmek götüremeyen ve evine dönerken ''çocuklarımın yüzüne nasıl bakarım'' yazısını göğsüne yapıştırarak bahçedeki dut ağacına bağladığı iple intihar eder Mikail Amca…    Ülkemizde bu tür olaylar sıklıkla yaşanmaya başlarken yine bir tespite göre her yıl yaklaşık 200 kişinin açlıktan öldüğü bilinmesine rağmen ''ülke yönetenler'' vatandaşlarının açlık, yoksulluk, işsizlik ve evsizlik meselelerine çözüm bulmak yerine, Suriye'den kaçıp kişilere maaş bağlamakta, ev vermekte, şimdi ise  yurttaşlık verilmesi tartışılmaktadır.    Ülkemizde bunca yoksulluk ve sefalet yaşanmasına rağmen, Cumhurbaşkanının NATO Zirvesi için gittiği Polonya'da eşi Emine Hanım, iki saat içerisinde 50 bin dolarlık alışveriş yaparak tüm dünya medyasına konu olabiliyor.   Çalışan, didinen, üreten insanlar bunca emek harcamasına, emeğini ortaya koymasına rağmen, buğdayı, eti, ekmeği  o üretmesine rağmen, odunu o kesip yakacak hale getirmesine rağmen, neden açlıktan ölür?   Neden soğukta kalır?   Bu insanların aç ve açıkta olmasını onlara; ''Allah sizi yoksullukla imtihan ediyor'' diyerek ''şükretmelerini'' isteyenler kendilerinin ise Allah tarafından ''varsıllıkla'' imtihan edildiğini söyleyerek fakir fukaranın rahat bir yaşam sürmesi hayallerinin öteki dünyada gerçekleşeceği yalanı ile milleti avutmaktadırlar.   Bu millet pastayı kimin kestiğinin, aslan payının kimler tarafından paylaşıldığının ve dibinde kalan kırıntıların ahaliye dağıtıldığının farkında değil. Bu mesele bir fark edilirse, bizim ülkemizde de her şeyin yoluna gireceği ve kimsenin açlıktan ve soğuktan ölmeyeceği günleri birlikte yaşamamız mümkün olabilecektir.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.