İstanbul'a giriş muhteşem oldu. 23. günün öğle saatlerinde, 14 milyon 804 bin nüfuslu, 30 rakımlı, yedi tepesine onlarcası eklenmiş İstanbul'a mehter takımının çaldığı İzmir Marşı, tarihimizdeki ve bugünkü Türk devletlerinin bayrakları eşliğinde girildi.

İstanbul'un tariflerinden biri de bu olabilirdi.

Yürüyüşün ön kısmı İstanbul tabelasına geldiğinde arkası görünmüyordu.

Saat 09.00'da Gebze'den on binler eşliğinde çıkıp İstanbul'a giriş yolundan portreler aktaralım...

Orta yaşlı güler yüzlü kardeşimiz omzuma vurup seslendi:

"Ne güzel bir şey yapıyoruz..."

O kadar içten söyledi ki; ister istemez sordum:

"Tarif edin bakalım bu güzelliği..."

Bir an duraladı şu karşılığı verdi:

"Evlendiğim gün kendimi bu kadar mutlu hissetmemiştim..."

Yürüyüş yoldaşlığının getirdiği samimiyetle çevredekilere bu yanıtı aktardım.

Bir alkış koptu...

***

İki yanımız atölye, fabrika, yüksek katlı konutlar ilerlerken yandan katılımlarla birlikte zenginleşerek gidiyoruz.

Tek tip siyah tişört giymiş, sırtlarında mobilya markası yazılı 10 kadar genç bize karşıladı. Bir kısmı yürüyüşün içinde bir kısmı dışında birbirlerine bakarak ilerliyorlar.

Fotoğraf çekildikten sonra yürüyüş üstü sohbet ettik. Mobilya atölyesinde her partiden çalışan varmış. Toplanıp konuşmuşlar... Yürüyüş atölyenin önünden geçerken ne yapmalı?

"Katılmalı" kararı çıkmış...

Atölyeyi kapatıp yürüyüşe gelmişler. Bizimle bir kilometre kadar yürüdükten sonra izin istediler, şöyle dediler:

"Sevklerimiz var. Daha uzun yürüyemeyiz. Ancak bilin ki hep sizinleyiz. Adalet herkese lazım..."

Gebze-İstanbul arası böylesi katılıp ayrılmalarla doldu taştı.

Yer yer rabia işareti yapanlar da vardı. Onları da en genel tanımlama ile ikiye ayırabilirim; bir kısmı elbette bunu samimi düşüncesi olarak yapıyordur. Ancak bir kısmı adeta "AKP'liler beni görsün, yürüyüşü protesto ediyorum, benden FETÖ'cü olmaz, geçmişte kimi bağlantılarım olsa bile bugün böyleyim, hakkımda işlem yapmayın" der gibiydi.

Tedirginlikleri, sürekli etrafta kimse var mı diye gözetlemeleri dikkat çekiciydi.

***

Yürüyüşe Anadolu'nun değişik kentlerinden gelenlerin enerjisi, hedefi, yürüyüşten beklentisi çok yüksekti.

Bir grup kadın tempolu yürürken beklentisini şöyle dile getiriyordu:

"Az kaldı, en çok bir, bir buçuk yıl içinde kaybettiğimiz her şeyi geri alacağımız bir dönem başlayacak. Her şeyi yeniden ele alacağız. Türkiye'yi yeniden inşa edeceğiz... Az kaldı..."

Yürüyüşe ilişkin beklenti yüksekliğini önceki yazılarda da aktarmıştık.

Adalet kavramı her şeyi içine alıyor ama, yürüyüşün sonuçlarından beklenti, ülkenin yeniden inşasına uzanacak kadar yüksek.

Yürüyüş böyle bir sürecin başlangıcı olabilir.

Yürüyüş CHP'nin iktidar seçeneği olma gücünü arttırdı.

Sıra bu gücü kullanmakta...

24. güne selam olsun.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
ulusalcı 2017-07-08 13:05:52

adalet sokakta aranmaz balbay sen eğer biraz atatürkçüysen pkk-ftöcülerle birlikte yürüyüp koalisyon yapmazsın

Avatar
serhat kars 2017-07-08 14:53:04

Balbay Allah bir konuşma yazma yeteneyi vermiş BUNU SAKIN BİR ÖDÜL sanma. buda bir imtihandır. bu ilmini, bilgini nerede ne için kullandığından hesaba çekileceksin. bunu iyi bilmeni can ı gönülden istiyorum. umarım bu bilgi senin dotların tarafından sana ulaştırılır. Allah için yazdınmı, Allah için konuştunmu, birleştirici oldunmu, ihanetçileri eleştirdinmi, vatanına faydalı olanlarla beraber oldunmu?

Avatar
Ayşe zeynep 2017-07-09 00:04:17

Gebze yönünden istanbula giriş FSM yolu an itibariyle kapalı