Yönetmen Sinan Çetin’in oğlu Rüzgâr Çetin, hiç de sürpriz olmayan bir şekilde tahliye edilince,  kamuoyu ayağa kalktı…
Rüzgâr Çetin cezaevinden çıkar çıkmaz kendine twitter hesabı açıp Cihangir’de içmeye başladı iddiası, önceki gecenin tartışma konularından biriydi... Rüzgâr Çetin adına açılan bir twitter hesabından, (feyk hesap olabileceğini düşündürmüyor değil hani) atılan tweetlere göre, hapisten çıkar çıkmaz çok özlediği Cihangir’in güzel kızlarıyla içmeye başlamış, babasının hediye ettiği jeeple garajdan, boğaza giden sahil yoluna çıkmanın hazırlıklarını yapıyordu. ‘Ben cezamı çektim, cezaevinde olgunlaştım’ diyordu. Arada Bakara Suresi’nden yaptığı alıntılar, yolsuzluğa karışan eski bakanlardan birinin, ‘cumaları google’dan iki ayet sallıyorum’ lafını hatırlatıyordu. Çetin Ailesi’nin karşı çıkmadığı ve yalanlamadığı hesaptan atılan tweetler, Rüzgâr Çetin’in kamuoyunda yarattığı şımarık zengin çocuğu profiline o kadar uyuyordu ki, kimse yadırgamadı…
Mahkemenin savcısı, alkollü araba kullanan ve ters yola giren Rüzgar Çetin'in 'bilinçli taksirle bir kişinin ölümüne bir kişinin de yaralanmasına neden olmak’ suçundan 3 yıldan 22,5 yıla kadar hapsini istemişti. Ancak mahkeme heyeti Rüzgâr Çetin'e 6 yıl 3 ay hapis cezası verdi ve hepi topu 9 aydır tutuklu bulunan Rüzgâr Çetin’i tahliye etti. 3 hâkimden oluşan mahkeme heyetinin ikisi bu yönde karar vermiş, heyet başkanı ise üst sınırdan 15 yıl ceza isteyerek karara şerh koymuştu. Böylece karar 1’e karşı 2 oyla, yani oy çokluğuyla alındı.
Aslında Rüzgâr Çetin’in mahkemesine birkaç hafta kala tartışmalar başlamıştı kamuoyunda. Sinan Çetin’e yakınlığıyla bilinen kimi gazeteciler, ‘Ünlü bir babanın oğlu olmasa, bir trafik kazası suçundan bu kadar yatar mıydı?’ diye sormaya, sözde babasını sevmeyenlerin oğlundan intikam aldığını söylemeye çalışmıştı. Bunların hepsi kamuoyunu tahliyeye hazırlama taktiğiydi…
Mahkemeden birkaç gün önce de, kazada hayatını kaybeden polis memuru İsmet Fatih Alagöz’ün eşi ve ailesinin, davanın 5’inci duruşması öncesi Rüzgâr Çetin hakkındaki şikâyetlerini geri çektikleri ortaya çıktı. Eh bundan sonra tahliye kararı zaten beklenir oldu. En çok merak edilen, bu tahliye için polisin ailesine ne kadar para verildiği oldu. Polisin eşi Özlem Alagöz "Sinan Çetin'den tek kuruş para almadım" dedi ancak Beyaz TV'de bağlandığı canlı yayında, olan biteni farklı anlattı; "Sadece sigorta yaptırdığınızda, karşı tarafa verilecek bir 330 bin lira para var. Onu alacağım sadece, başka da hiçbir şekilde para konusu söz konusu olmadı."
Bir başka iddia ise şehit polisin anne babası ve kardeşinin Sinan Çetin’le anlaştığı, hatta bu anlaşmaya onları bazı üst düzey bürokratların ikna ettiği yönünde. Hatta araya giren etkili ve yetkili isimler arasında Kadir Topbaş’ın bile isminin geçtiği öne sürülüyor. Bugün ortaya çıkan bazı iddialara göre ölen polisin ailesi Çetin ailesinden 1,5 milyon lira kan parası almış.
Eh bunlar işin biraz dedikodu boyutu tabi ama gerçek olan bir şey var ki 28 kere trafik cezası alıp 1 trafik polisini öldüren Rüzgâr Çetin tahliye ediliyor ama 21 yaşında tutuklanan şair İlhan Çomak’ın 22 yıldır tutuklu olarak yargılanmasına devam ediliyor.
Türkiye’de adalet kimi korur? Gideni mi yoksa kalanı mı? Öleni mi, öldüreni mi?
Yoksa adalet güçlü olanın, hadi açıkça söyleyelim zengin olanın yanında mıdır?
‘Para her şeyi satın alır’ çok eski bir klişedir…
Adalet de öleni değil öldüreni mağdur görür garip bir şekilde, çünkü ölen ölmüştür zaten. Toprak olmuş gitmiştir.
Adalet sistemi, geride kalanların az ceza alması üzerine kuruludur…
Hele bir de zenginse…
Ölen öldüğüyle kalır!

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.