Ülkenin rejimi fiilen zaten uygulanmakta olan büyük değişim sürecine artık resmen devam ediyor.

Her ne kadar ülkenin en az yarısı ve dünya demokratik kamuoyu , ama en azında Anamuhalefet Partisi CHP referandumun meşruiyetini sorgulasa da…

Uluslararası arenada ülkemiz referandum sürecinde tüm adalet duygularını yerle bir eden taraf bir iktidar baskı ve keyfiyeti nedeniyle büyük prestij kaybına uğradı.

Özellikle kanunların açık bir şekilde,  onu korumak ve uygulamakla yükümlü kurumların bizzat ihlal etmeleri işin tuzu biberi oldu

En son CHP milletvekili gazeteci Enis Berberoğlu MİT Tırları haberleri nedeniyle 25 yıl ceza aldı ve apar topar tutuklandı.

Meğer casuslukmuş aylar öncesi basında bile çıkmiş , herkesin bildiği olayları yazmak.

Gazetecilik faaliyeti sisli bir döneme kocaman bir adım attı.

Muhtemel o ki , iç politik süreç sertleşerek devam edecek.

CHP Genel Başkanı uzun yürüyüş başlattı Ankara'dan İstanbul'a. 

Elinde küçük bir ADALET pankartı ile yollara döküldü sayın KILIÇDAROĞLU, tıpkı Hindistan'da Gandi'nin yaptığı gibi

 Artık Demokrasi tramvayına gerek kalmadı havası estirilse de, durum hiç de öyle değil.

Her zamankinden daha çok demokrasiye sahip çıkmaya  ihtiyacımız var.

Nasıl olsa şöyle böyle YSK’nın kanuna açık aykırı kararlarıyla  rejim değişikliği konusunda baya yol almış görünülüyor olsa da, coğrafyamız pek tekin değil. Hiç bir koltuk garantili değil.

Her an kontrol dışı gelişmeler ve savaş durumları Ortadoğu’yu ateş ve kan çanağına çevirebilir.

Ve biz son yıllarda “komşularımızla sıfır sorun “  dış politikası ve ATATÜRK ‘ün “Yurtta Sulh, Cihanda Sulh”   şiarından  uzaklaştığımız için şu Ortadoğu cehenneminin en dibinde olabiliriz.

Artık Avrupa Birliği ‘ne de gerek kalmadı diye düşünenler varsa , onlara şöyle ekonomik ilişkilere tekrar bakmalarını salık veririm.

Ekonomi ve elbette diplomatik - siyasi dış ilişkiler efelik kaldırmaz , unutulmasın !

Gerçi iktidar AB ile ortaklık görüşmelerinin halen devam edeceğini söylüyor.

Ama OHAL koşulları sürdükçe bu yönde çok olumlu gelişmeler olmayacağını görmüyor olamazlar.

Kazandıklarını zannedenler bu “zafer” in aslında çakma ve ne kadar pamuk ipliğine bağlı olduğunu pekala biliyorlar.

Ayaklarının altındaki zeminin hiç de gösterdikleri kadar sağlam durmadığını ve giderek kaydığını derinden hissediyorlar.

Korku ve istibdat birbirlerinden  beslenirler.

Özellikle iktidarı şahsi gelecek sorunu olarak görenler , aslında kişisel olarak korktukça hukuktan ayrılırlar, istibdata yönelirler.

Yargıyı da tamamen kontrol altına aldıklarını en çok zannettikleri sırada bir bakarlar damatlara, çocuklardan  kendilerine kadar uzanır adaletin kolları.

Eyy, korkutmayı pek sevenler  !

Hem suçlu, hem güçlü pişkinliği ömür boyu sürmez.

Size kötü bir haberim var :

Gerçeklerin çok kötü huyu vardır :

Olmadık zamanda , olmadık şekilde ortaya çıkarlar.

Ve ayağınıza dolanırlar.

Unutmayalım.

Hava , su , ekmek gibi ADALET herkese gereklidir.

Ortadoğu ‘nun derinliklerinde İstibdat ‘a  bile…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Hayri Özmeriç 2017-06-16 21:39:57

Değerli dostum, yazdıklarınıza gönülden katılmamak mümkün değil.

Ama ne yazık ki; ülkemiz insanının yüzde kaçı yazdıklarınızı ve hayata (kişisel veya toplumsal) etkilerini yorumlayabilir. AKP yi iktidara taşıyan kesimin çok ama çok önemli kısmı bu bilinçten yoksundur.

Dolayısı ileülkenin uygarlık alanında gelişmesi ancak biraz önce işaret ettiğim kitlelerin okuduğunu anlama, yorum yapma ve buna dayalı kültür seviyesinin yükseltilmesi ile mümnün. Aksi takdirde bir takım laf ebesi karaktersizlerin bu kitleleri istediği doğrultuda yönlendirmesi ve daha acısı bunda başarılı olmasını önlemek imkansız.

Problemimiz çok büyük ve derin, cesaretimizi kaybetmeden mücadeleye devam.

Saygılarımla

Avatar
Celâl zihni 2017-06-17 09:42:52

Bedeni hariç, herşeyiyle bu ülke insanlarına yabancı, batı/ ABD borozanı öd ödebildiğin kadar. Dilde kemik yokya..!

Avatar
Celâl zihni 2017-06-17 09:44:15

Bedeni hariç, herşeyiyle bu ülke insanlarına yabancı, batı/ ABD borozanı öd ödebildiğin kadar. Dilde kemik yokya..!

Avatar
MALCOLM-XX 2017-06-17 21:28:35

Sayın Başın Atatürk açılımı, gerçek Atatürk'ü anlatan yaklaşımı bugün Zübeyde Hanımı da temize çıkarmıştır. Ezberler bozuldukça Sünniler ile Şii dünya arasında kaynaşma sağlanıyor.
Ezber bozan liderin vazifesi de bu değil midir:
Ülkede birliği-dirliği sağlamak, dış güçlerin oyununa gelmeden bütünlüğü korumak

--------------

KULLARIN HUZURUNDA, ALLAH'A YEMİN EDEREK SÖYLÜYORUM Kİ, SN. HAYDAR BAŞ, DÜNYA VE AHİRETİNİ KURTARAN CENNETLİKLERDENDİR !!!...

NE MUTLU ONA !!!...

Avatar
Ahmet Pişgin 2017-06-19 01:30:40

Mustafa Ülkü CANER'E soruyorum,
1-Ülkemiz 1933 yılına kadar batılı devletler Duyunu umumiye borçları ödedi. 1940 yılına kadar da bu milletin temel gereksinimlerini karşılamak için Etibank,Sümerbank, MTA bağlı bunların alt kademelerinde fabrikalar kuruldu. Batılı devletler bunlara izin verdiler.Bunun dışındakilere (silah, ağır sanayi fabrikalarına, uçak ve otomobil yapımına fabrika yapacak fabrikaların yani takım tezgahları, torna tezgahları