Bu ülkenin çivisi iyice yerinden çıktı. Ülkenin Cumhurbaşkanı’nın yaptığı açıklamaya bak; “Bir adam gibi ölmek var, bir de madam gibi ölmek var…” Düpedüz kadınları adam yerine koymadığını söylüyor. “Adam olmak” her iki cinsiyet için de geçerlidir, sadece erkekler için değil. Adam olmak, düzgün insan olmak anlamına gelir çünkü. Erkek olup da adam olamamış çok insan biliyoruz.
Cumhurbaşkanı’nın sıklıkla övündüğü, 80 milyon nüfuslu büyük Türkiye’nin 40 milyonu kadınlardan oluşuyor. Söylediği bu sözlerden kadınların incinebileceğini hiç mi düşünmüyor?
Üstelik kadınları aşağılayan bu cümle, Hristiyan dinine mensup kadınları da ayrıca küçümsüyor. Cinsiyetçi söylem adeta ikiye katlanıyor.  
Şüphesiz yaşayan hiç kimse nasıl öleceğini bilmez. Erkekler de, kadınlar da… Bu bir trafik kazası da olabilir, cinayet de… Evinde uyurken de ölebilir insan, intihar da edebilir.
Deniz Gezmiş gibi kahramanlar idam sehpasını tekmeleyerek öldü, kendisini ölüme gönderen egemenlere meydan okudu.
Bu ülkede kadınlar da erkekler kadar namusuyla, şerefiyle haysiyetiyle ölebilir, bundan emin olun.


Kadın düşmanı müdüre terfi


Burdur İl Milli Eğitim Müdür vekili Mahmut Bayram’ı sosyal medya hesabından yaptığı “Bir kadın evinden süslenip çıkıp evine dönene kadar kaç erkeğin şehvetini tahrik etmişse o kadar erkekle zina yapmış gibidir” paylaşımından hatırlarsınız. Görevden alınması için imza kampanyası başlatılmıştı hani… İşte o müdür, görevden alınmayı bırak, vekaleten sürdürdüğü göreve asaleten atandı.  Hala Twitter’da bu sözün Mahmut Bayram’ın kendi görüşü değil, Hadis olduğunu savunan yobazlar var. Hatırlatalım ki Diyanet İşleri Başkanlığı daha önce böyle bir Hadis-i şerifin bulunmadığını açıklamıştı. Olsa bile, yaklaşık bin beş yüz yıl öncesinin kurallarıyla bir toplumun yönetilemeyeceğini, yaklaşık yüz yıl önce kurulan laik cumhuriyetin bu tartışmaları çoktan aştığını unutmamak lazım, geriye dönmenin alemi yok…


CHP’li Böke’ye büyük ayıp!

 

Önceki gün CHP Merkez karar Yönetim Kurulu toplantısından sonra yaptığı açıklamalarda MHP’yi eleştiren CHP Sözcüsü Selin Sayek Böke, erkek siyasetçilerin ağır ithamlarına maruz kaldı.

Böke, Bahçeli’ye ‘Saray’ın yedek lastiği’ demişti. Böke’ye önce MHP Grup Başkanı Vekili Erkan Akçay, “Okuduğunu ve duyduğunu anlamayan, anlayışı kıt ve kaba şahsiyet” dedi, ardından PKK hamisi olmakla suçladı. Sonra MHP Genel Sekreteri İsmet Büyükataman, ‘MHP ile HDP’yi bir araya getirmeye çalışan siyaset terzilerinin, umduğunu bulamamanın hezeyanı ve hayal kırıklığıyla çirkefleştiğini söyledi. Arkasından, CHP’li Böke’nin de bu koronun içinde yer aldığını, MHP’ye ve liderine düşüncesizce saldırdığını savunarak “Kendileri PKK’nın ’don lastiği’ oldukları için dünyayı öyle algılamaları ve partimize lastik yakıştırması yapmaları tamamıyla bilinçaltlarının dışa vurumudur” dedi.
Eski Başbakan Tansu Çiller’e benzerliğiyle tanınan Selin Sayek Böke, erkeklerin ağırlıkta olduğu siyaset dünyasında tutunmaya çalışırken, doğal olarak hatalar da yapıyor. Konuşmalarının ikna edici olduğunu söyleyemem. Hatta biraz abartılı bulurum. Ama bir kadın siyasetçiye içinde don lastiği geçen bir cümle ile cevap vermenin, bugünlerde sık gördüğümüz cinsiyetçi söylemlerden biri olduğunu söylemek mümkün.


Dilencilere 53 TL veriyor, sadece 17 lira bağış yapıyoruz


Kamuoyu ve sivil toplum kuruluşları arasında şeffaf bir ilişki inşa etmek amacıyla kurulan Açık Açık Derneği faaliyete geçti. Bünyesinde 33 sivil toplum kuruluşunu barındıran Açık Açık Derneği, bağışçılarla bağışçı haklarını tanıyan dernek ve vakıfları bir araya getirecek. Açık Açık Derneği'nin hedefi, şu anda yüzde 12 olan yıllık bağış yapma oranını, 2024'e dek yüzde 30'a çıkarmak. Toplantıda dünyada sivil toplum kuruluşlarına bağış yapma ortalaması yüzde 30 civarındayken, bu oranın Türkiye'de yüzde 10-15 ile sınırlı kaldığına dikkat çekildi. Bağış yapma oranını dünya standartlarına taşımak amacıyla yola çıkan Açık Açık, bağışçılığın gelişmesi için, şeffaf ve hesap verebilirliğe önem veren ve bağışçı haklarını kabul eden sivil toplum kuruluşlarının seslerini duyuracağı bir platform olarak kuruldu.  Açık Açık Derneği ile AKUT, ALİKEV, AÇEV, Darüşşafaka Cemiyeti, KAÇUV, Toplum Gönüllüleri Vakfı, Türk Eğitim Vakfı, Türkiye Alzheimer Derneği, TEMA ve UNICEF'in de aralarında bulunduğu onlarca sivil toplum kuruluşuna kaynak yaratacak bağış miktarının toplanması hedefleniyor. Açık Açık Derneği kurucularından Renay Onur "Dünya ve Türkiye arasındaki bağış oranı uçurumunu yapılan bağış miktarında da gözlemleyebiliyoruz. ABD'de kişi başı ortalama bağış miktarı 1.150 dolar civarındayken, Türkiye'de bu rakam 17 TL ile sınırlı kalıyor. Oysa yine Türkiye'de dilencilere yaptığımız ortalama yardım miktarı 53 TL civarında. Bu da aslında ulaşılabilir olduğu takdirde insanların bağış yapma eğilimini ortaya koyuyor” diyor.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.