banner87
Dün Aydınlık’ta aktardığına göre Sabahattin Önkibar,
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun,
komşusu Deniz Baykal’ı ziyaretine tanık olmuş.
Kutlarım. Ziyareti ise, ‘ayağa gitme’ olarak nitelendirerek
kendince garipsemiş, küçümsemiş. Sayın
Kemal Kılıçdaroğlu nazik bir insandır. Eski genel başkanını
evinde ziyaretinden, fikir alışverişinden normal
bir davranış ne olabilir ki. Ancak bu ziyarette normal
olmayan ‘ayağa gitme’ değil, ‘ayağı yere basmayan işler’dir.
O noktalara değinmekte fayda var. Görüşmenin
içeriği ile ilgili yazılanlar bence çok daha önemli.
Doğruysa, Kemal Bey kurultay için destek istemiş. Deniz
Bey de açık açık “Çekil beni destekle, sana ağabeylik
yapayım” demiş. Bıraktığı koltuğu geri istemiş.
Önkibar'ın görüşme içeriği ile ilgili yazısı aynen şöyle:
Kılıçdaroğlu Baykal’a, “Kurultaya ortak liste yapıp
beraber girelim” teklifinde bulunmuş. Keza eşikteki
ekonomik krizle AKP’nin ekonomik zaafa düşeceğini
söyleyip, ABD, AB, Cemaat, TÜSİAD ve Abdullah
Gül’ün kendileri ile beraber olduğunun altını çizmiş.
İlaveten Tayyip Erdoğan’ın yakın gelecekte uluslararası
mahkemelerde yargılanabileceğini söylemiş.
Baykal ise Kılıçdaroğlu’na, “Bu rüzgâra karşı direnemezsin,
sen çekil, ben ağabey olarak partiyi bir arada
tutmak için aday olayım ve beni destekle. Aksi takdirde
parti bölünecek” uyarısı yapmış.
Tekin Bingöl de o listede olacak mı?
Yukarıda da dedim. Görüşme olabilir. Çelişkili
olan; Kemal Kılıçdaroğlu’nun bu tür görüşmelerde
medyaya ve partiye kapalı durması. Sonrası mı? Partide
masa altı dedikoduları. Malzemeyi ver, ardından da
önüne geleni suçla. Elinde kâğıt kalem ‘bizden-sizden’
ya da ‘hain-hain olmayan’ çetelesi tut. Ve de en acısı.
O listenin bile haksız ve yanlı olması. Yılların parti
emekçilerini dışlaması. Ötekileştirmesi.
Genel Yayın Yönetmenimiz Veysi Şahin, Pazar
günü Deniz Baykal’ı aramış. Yazmadı. Ben de izlenimini
sordum. Sayın Baykal’ın ve Veysi Şahin’in hoşgörüsüyle
yazıyorum. Bu olayda da Sayın Baykal şeffaf.
Haksızlık etmek istemem. Deniz Bey hal hatır sorduktan
sonra, ziyareti doğrulamış buna karşılık, “İsteyen
istediği gibi yazıyor. Ben bu konuda bir değerlendirmeye
girmem” diye konuşmamış, kestirip atmış.
Ben de zaman makinasını geri çeviriyorum. Yaşananları
hatırlatıyorum. Önder Sav genel başkanlıktan
istifa ettiğinde Deniz Bey’e ‘feyk’ attı, ters köşe yaptı.
Amacı genel başkan olmaktı. Siz devreye girince de
geri durdu. Siz aslan gibi geldiniz. Ama siz de zamanla
yanınıza Tekin Bingöl, Haluk Koç, Nihat Matkap, Bülent
Tezcan'ı aldınız. Bir kısmı size ve Deniz Bey’e gıyabınızda
olmayacak sözler söylemelerine rağmen.
7 Haziran sonrası Deniz Baykal, Cumhurbaşkanı
Tayyip Erdoğan’ı ziyarete gitti. Siz, haberiniz olmadığınızı
söylediniz. O ise haberdar olduğunuzu… Baykal,
TBMM başkan adayı olacağını açıkladı. Aslında siz
belki de Ekmeleddin İhsanoğlu’nu destekleyecektiniz.
Bilemem. Bildiğim Baykal’ı istemeyerek aday gösterdiğiniz.
Baykal’a gitmeniz normal. Liste yapma öneriniz
de. Gerçekten. Ama anlayamadığım Baykal “Evet”
derse bu listede sokağa çıkma yasağı olan Doğu ve
Güneydoğu’da mahalle delegesi seçimleri yapma sihirbazı
Tekin Bingöl, örgüte masraf yapmayı israf sayan
Haluk Koç olacak mı? Murat Özçelik ile Baykal’ı yan
yana düşünebiliyor musunuz?
Bence siz yedekten birini istifa ettirin. Erdoğan
Toprak’ı MYK’ya aldırın. Her derde deva. Aspirin gibi
adam. Tüm sorunları çözsün. Ancak Toprak’ı ihraç
yöntemi ile MYK’ya alma yöntemi biraz karışık.
Sahi Baykal’a ne dediniz? Hangi öneri ile gittiniz?
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.