banner87

Ahmet Şık'ın evinde, eşi Yonca'ya geçmiş olsun ziyaretindeyiz. Kızına sarılıp öpüyoruz, aynı Ahmet. Küçükken annesinin kopyasıydı, büyüdükçe babasına benzemiş. Bakınca Ahmet'i görebiliyorsunuz. Kitaplar ve fotoğraflarla dolu sıcacık evin yemek masasında oturuyoruz arkadaşlarla. Yonca’yı dinliyoruz… Son 15 gündür yaşadıklarını anlatıyor; Ahmet’in nasıl tutuklandığını, günlerce avukatlarıyla nasıl görüşemediğini, neredeyse üç gün içme suyu bile verilmediğini… Biz teselli ediyoruz kendimizce 'Ahmet dirençlidir, merak etme' diyoruz. 


Tutuklanacağını biliyordu Ahmet, daha doğrusu tahmin ediyordu. Bütün bunları Yurt gazetesine verdiği röportajda anlatmıştı. ‘Ergenekon sürecinde olduğu gibi şu anda da tutuklanmayı bekliyorum. 15 Temmuz kalkışmasından önce açılmış Cemaat ile ilgili bir dosyada şüpheli olarak adım geçiyor. Bir gizli tanık ifadesiyle hazırlanmış’ demişti. 


İsteseydi yurtdışına çıkabilirdi Ahmet, çıkmadı. Birçok gazeteci, köşe yazarı yurtdışına giderken o, memleketten umudu kesmedi, hapishaneye girmekten de korkmadı. Tutuklanmasının üzerinden 20 günden fazla zaman geçti. Şimdi Silivri'de 9.Cezaevi'nde... Hakkındaki suçlamaları tam olarak bilmeden yatıyor, mahkeme önüne çıkacağı günü bekliyor. Ne zaman hakim önüne çıkacağı ise belli değil...

Ta üniversiteden, 28 yıllık arkadaşımız Ahmet. Basın yayına geldiğinde yaramaz bir oğlan çocuğu gibiydi, beraber büyüdük. Malum, darbe sonrası kuşağı olarak seksenlerin ikinci yarısında gelmiştik üniversiteye. Gak deyince disiplin, guk deyince soruşturma... Üniversite kapısında ‘çantanda Orhan Kemal’in kitabı var’ diye karakola götürülme, YÖK'e hayır protestoları, ilk öğrenci derneklerini kurma çabaları... Ahmet geldi ve bizden önce girdi basın dünyasına... 


Cumhuriyet, Evrensel, Yeni Yüzyıl, Nokta, Reuters, Radikal… Birçok medya kuruluşunda çalıştı. 90’lı yıllar Türkiye’nin yine zor bir dönemiydi. Arkadaşı, Evrensel Gazetesi muhabiri Metin Göktepe'nin gözaltında öldürülmesi belki Ahmet'in de hayatındaki dönüm noktalarından biri oldu. Sorumluların cezalandırılması için mücadele etti. Aynı Manisalı gençler davasında işkenceci polisleri ortaya çıkarmak için uğraştığı gibi. Gazetecilik, gerçekleri söylemek ve yazmaktı onun için. Bundan hiç vazgeçmedi.


Ahmet, 3 Mart 2011’de Ergenekon Soruşturması kapsamında evinden gözaltına alındığında, ‘Dokunan Yanar’ demişti. Henüz yayınlanmadığı halde bomba kadar tehlikeli bulunan kitabı, cemaatin devletteki yapılanmasını anlatıyordu. Tutuklanmasından sonra Facebook üzerinden başlatılan “Ahmet Şık’ın Kitabı Bende de Var” kampanyasında iki günde 58 bin kişi kitabı internetten indirdi, bir anlamda Ahmet’e atılan suça ortak oldu. Ahmet, Silivri cezaevinde bir yıl hapis yattıktan sonra çıktı, tahliye olurken ‘Beni buraya atanlar da buraya girecek’ demişti, o da gerçek oldu. Şimdi bu söz üzerine açılan davanın duruşması var, 15 Şubat 2017’de Çağlayan Adliyesi’nde görülecek.


Ahmet’in kaldığı 9. Cezaevi, Silivri’de en son yapılan, FETÖ davaları için hazırlanan bina. Çok yüksek güvenlikli, tam tecrit uygulanan bir yer. Üç kişilik koğuşta kalıyor Ahmet. Başka tutuklularla, örneğin Cumhuriyet’in diğer tutuklu yazar ve yöneticileriyle görüşme imkanı yok. Hatta eşi ve avukatlarıyla bile görüşmesi son derece kısıtlı. Haftada bir saat kapalı görüş, yani arada cam olan iki görüş kabininde durup telefonla konuşuyorlar. İçeri yiyecek, giyecek, kitap, çalışma notu, mektup vs. sokma imkanı yok. Ailesinin haftalık olarak yatırdığı parayla kantinden ihtiyaçlarını karşılıyor. Anlattığına göre çok pis ve soğuk içerisi. Çok kalın giyiniyorlar ve mümkün olduğu kadar yürüyüp hareket etmeye çalışıyorlar. Geceleri okunan kuranların sesini duyduklarını söylüyorlar.

‘Herhangi bir şeye ihtiyacınız var mı?’ diye soruyoruz, ‘yok’ diyor Yonca. Zaten Ahmet yeni kılık kıyafet, hiçbir şey istemiyormuş. ‘Ahmet bir gün nasılsa çıkar. Biz ne yapacağız? Onu düşünelim’ diyor, çok haklı. Böyle giderse biz ne yapacağız? Herkes bunu düşünsün…


Ahmet Şık ve ailesinin mutluluk tablosunun tamamlayıcısı sevimli Pablo’yu göremiyoruz. Çünkü Ahmet’in köpeği Pablo hastalanmış, veterinerde tedavi görüyor. Gözümüzün önüne birlikte parkta koşup oynadıkları anlar geliyor. Yine oynayacaklar elbet...   

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.