Son 36 saat içerisinde yaşanan gelişmeler ve rejim krizi  üretme çabaları üzerinden cereyan eden atraksiyonlar olaylar, iktidar ile cemaat arasındaki boğazlaşmanın ne denli keskinleştiğini de ortaya koydu.

Bundan sonrası için yaşanması ufukta görünen  siyasal krizin hangi biçimler üzerinden seyredeceğini kestirmek, en azından şimdilik mümkün değil.

Bugün  siyaset sahnesi rasyonelliğini tamamen kaybetmiş bulunuyor.

Olayların gündelik seyrinin hangi yönde ilerleyeceği ise tam bir belirsizlik içerisindedir.

Açık olan şey şudur ki, bir tarafında siyasal iktidarı temsil eden ve devleti büyük oranda denetim altında, 'şimdilik'  tutan iktidar erkini elinden bulunduranların yer aldığı, diğer tarafında ise iktidar ve rant paylaşımında kendisine alan açmak için darbe girişiminde bulunmasına 'çanak tutan' her kesimden maceracı güçlerin yer aldığı bu boğazlaşma halkımız adına hiçbir olumlu sonuç doğurmayacaktır.

Süreç içerisinde öne çıkan bir diğer olgu ise, 'iktidar boğazlaşmasının' her  tarafı da bütün bir toplumu “ya darbe, ya gerici siyasal iktidar” ikilemi üzerinden saflaştırmaya çalışmakta, kendi çirkin hesaplarının dolgu malzemesi yapmaya çalışmaktadır.

Bu ikilem üzerinden kendi toplumsal dayanaklarını yaratmak için hummalı bir propaganda faaliyeti yürütmektedirler.

Halkımız, kendi içerisinde kavgaya tutuşan ve gelinen yerde gerici politikalarını hayata geçirmek için silahlara sarılamaya hazırlanan güçlerin bu oyununa gelmemelidir.

Ne iktidar gericiliği, ne de darbeci güçler ve o güçlere 'çanak tutan' sözde cumhuriyetçiler ve cemaatçiler, halkımıza çözüm üretebilir.

Böyle bir kaygıları da ve hesapları da yoktur.

Sıkılmaları da utanmaları da...

Tersine, tarihsel deneyimler göstermiştir ki, gerici ve darbeci klikler, söz konusu halkın çıkarları olduğunda hızla aynı safta yer tutmakta, halk hareketlerini bastırmak ve boğmak için el birliği ile çalışmaktadırlar.

Tıpkı 1970, 1980 öncesinde olduğu gibi. Halkın çocuklarını darağaçlarına, zindanlarına gönderdikleri gibi...

Bu nedenle şu gerçekler akıldan çıkarılmamalıdır;

- Mevcut siyasal iktidar da, askeri darbe yoluyla siyasal iktidarı ele geçirmek isteyen güçler de kurulu toplumsal düzenin devamı için çalışmaktadır.

Aynı şekilde varlıklarını bu düzene borçludurlar.

Bu nedenle zerre kadar ilerici bir yan taşımamakta, tersine her türlü gericiliğin bayraktarlığını yapmaktadırlar.

- Bugün kavgaya tutuşan güçler; dünyada ve Türkiye'de halkımıza dayatılan kölelik koşullarının altında imzaları bulunanlardır. Sermayenin çok yönlü saldırılarının uygulanması konusunda birbirleri ile yarışmaktadırlar.

- İktidar ve rant kavgası zemininde bugün birbirinin boğazına sarılanlar, emperyalist savaş ve saldırganlık politikalarını kusursuzca uygulayanlar, bu toprakları savaş üssüne dönüştürenlerdir.

Hem iktidar erkini kullananlar, hem de darbe girişimcileri IŞID gibi bir belayı bölge halklarının başına sarmak için adeta ellerinden geleni yapmıştır, yapmaktadır.

Bunların hepsi de Amerikancıdır, emperyalizmle iç içedir. Dolayısıyla hepsi de  akan kanından manevi anlamda sorumludurlar.

- Bugün kavgaya tutuşanlar topluma deli gömleği giydirerek sömürenler için dikensiz gül bahçesi yaratmak isteyenlerdir. Bu baskıcı  politikalarının ve azgın  terörünün altında inlemektedir. Bugün halkını korkutan, devrimci ve ilerici güçleri alçakça katleden, zindanlara atan, işkenceden geçirenler de aynı güruhtur.

- Başta tüm halkın ve emekçilerin olmak üzere, toplumun tüm ezilen kesimleri bu çıplak gerçekleri görerek gerici odaklar karşısında ortak hareket etmeli, gezideki gibi kol kola kenetlenmelidir. Bugün her türlü gericilikten tek çıkış yolu budur.

Herkes aklını başına alsın!

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.