Yarın 15 Temmuz. Kanlı FETÖ darbesinin birinci yılı.

Başta Erol Olçok ve Ömer Halisdemir olmak üzere Allah tüm şehitlerimize rahmet etsin.

PKK terörü başta olmak üzere vatan savunmasında olan tüm gazi ve şehitlerimizden razıyız. İnşallah onlar da bizden razı olur.

Çok iyimser değilim ama temennim bu.

Çanakkale’de olduğu gibi nefer şehit, ordu gazi oldu ama inşallah onlar bizden davacı olmaz. 

Aslında söylenecek çok söz var.

Dün de ifade ettim.

Kahrolsun darbeler ve destekçileri.

Açık ve gizli destekçileri…

Türkiye Cumhuriyeti 15 Temmuz FETÖ Darbe teşebbüsüne karşı çıktı.

TBMM bombalandı, ama milletvekilleri o gece birbirine daha çok kenetlendi.

TSK darbenin yanında durmadı.

Bürokrasi de…

Medya da...

Özellikle cumhuriyetçi generaller darbeye karşı direndi. Siyasetçi de…

HDP’li Sırrı Sakık da ‘darbelere hayır’ diye sokağa çıktı.  

MHP’li Mevlüt Karakaya da. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan darbeye hayır diyen 80 milyonun tamamının desteğini aldı. 

CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu da darbe karşı- sında dimdik durdu.

Halk, hele hele halk! Tam bir demokrasi örneği verdi.

Dönemin Başbakanı Binali Yıldırım’a sempati tavan yaptı.

Yenikapı ruhu, birlik ve bütünlüğün adresi oldu.

Pek aradan sadece bir yıl geçti, niye bu noktaya geldik?

Hepimizin şapkasını önüne alıp düşünmeye ihtiyacımız var.

Empati yaparak…

Özellikle iktidarın...

Acaba FETÖ ile mücadeleyi abarttık mı?

Bu süreç niye muhalif avına  döndü?

Ya da öyle algılanıyor. 15 Temmuz karşıtı, sivil darbe iddiaları niye dillendiriliyor?

Türkiye dış politikada niye her geçen gün yalnızlaşıyor?

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan niye sık sık ‘sokağı’ işaret ediyor?

Bu söylem, halkı sokakta hesaplaşmaya teşvik etmez mi?

Evine üç adet pompalı tüfek alan, ufak bir tahrikle Allah korusun ‘demokrasiyi koruyacağım’ diye demokrasi katili olur mu?

TSK yıpranırsa bunun kimseye faydası olur?  

Bu tartışmalı afişler hazırlanırken ‘bu yanlış anlaşılır’ diye itiraz eden olmadı mı?

Etti ise niye sözünü dinletemedi.

Bu kamplaşma, hatta toplumsal yarılma tehlikesi kimseye taramaz ki?

TBMM Başkanı İsmail Kahraman sen ne biçim ‘ağabeyisin’ Sakinleştirmek yerine, tahrik ediyorsun.

Ayıp olmuyor mu?

Dün gazetelerde okudum.

Oturduğu ülkeden göç etmek isteyenler sıralamasında Türkiye 15’inci sırada.

Bu korkunç bir sonuç!

Türkiye’de insanlar mutluysa özellikle yetişmiş gençler niye kaçmaya çalışıyor.

Çalışma çağındaki gençlerin niye yüzde 35’i evde oturuyor?

Evet, Türkiye 15 Temmuz’da büyük bir tehlike atlattı.

Bu tehlikeyi de birlikte savuşturdu. 

Bu gidiş iyi gidiş değil. Aklımızı başımıza alalım.

Çünkü vatan ve demokrasi sevgisi iktidarların tekelinde değil.

Bunun tartısı da yok.

Terazi de muktedirlerin elinde değil!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
sÜLEYMAN abi 2017-07-14 13:06:03

çok doğru sözler yazmışsın ama lütfen insaf. kılıçdaroğlu darbeye dimdik durdu demen yalanın hm anası hemde birkaç yavrusu nu bir arada söylüyorsun. chp olarak da aynı. kılıçdaroğlunu hdp yi ve chp yi bu dik duruştan çıkarsaydın BRAVVO helal olsun diyecektim. ama demem.

Avatar
Alidin 2017-07-15 01:01:17

Süleymanbey,her şey boş inanınki Türkiye elde gitmiştir, hepimiz biliyoruz yanlız söyleyemiyoruz. Bunlar hala fetoyla elele inanın bu bir oyun,ileri zamanda göreceğiz. Et tırnakta ayrılırmı.
Ileriki zaman göstereceğiz.