Eskiler der ki; Siyaset güç kullanma sanatıdır. İktidar erki bölüşülemez. Doğru. AKP 12 Eylül'de büyük kongre yapacak. Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan bunun bilincinde. 12 Eylül'de AKP'de  ipleri elinde tutamazsa 1 Kasım'dan sonra işi zor. Ya AKP bölünür ya da etkisi sona erer. Bunun bilincinde olan ikinci isim Seçim Hükümeti Başbakanı Ahmet Davutoğlu bir 'tahterevalli' ile kongreye gidiyor.

AKP büyük kongreye dört grup ile gidiyor. Recep Tayyip Erdoğan'ın tam desteklediği Binali Yıldırım; danışmanı, kara kutusu. Saray koridorlarını boşuna arşınlanmadı. Mesut Yılmaz, Yıldırım Akbulut dâhil ANAP, DYP ve MHP kökenli siyasetçileri 'görüşme ve akıl danışma' adı altında Erdoğan'a taşıdı durdu. Şimdi hem milletvekili adaylığı hem de kongre için Saray'daki katında 30 kişilik bir ekiple harıl harıl çalışıyor. 

Aday listesi 12 Eylül ile 22 Eylül arasında netleşecek. Liste mücadelesi bu on gün arasında yaşanacak. Tayyip Erdoğan, Binali Yıldırım üzerinde ısrarcı olacak. TBMM'ye sokacak. Falcı olmaya gerek yok. Bu ısrar da Davutoğlu'nun çok sevdiği Erdoğan ile arasındaki mesafeyi artıracak. Soğukluğu da...
12 Eylül için TBMM'ye kamp kuran Bülent Arınç, Başbakanlık makamını mesken tutan Şenol Göka ve Nasuhi Güngör yönetimindeki TRT destekli Yalçın Akdoğan'ı da unutmayalım.

İşte AKP’nin tahterevallisi
Özetle AKP tahterevallisinin bir ucunda 12 Eylül Kongresinin sonuçları olacak. Merkezinde MKYK ve MYK'nın seçeceği yeni milletvekilleri. Diğer ucunda da 1 Kasım seçim sonuçları.
Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, 'Siyaset rekabetsiz ve rakipsiz olmaz.' diye yol verdiği Yalçın Akdoğan ile Binali Yıldırım'ı yarışa soktu bile. Peki, bu yarış ne zaman olacak? Tabii ki 1 Kasım seçimlerinden sonra. Sonuç ne olursa olsun AKP olağanüstü bir kongre yaşayabilir.
AKP ve MHP 1 Kasım'dan sonra olağanüstü kongrelere gebe. AKP olağanüstü  kongreye giderse  iki parçaya bölünür. AKP’de olağanüstü kongre bir eski/yeni kavgası ile birlikte bir yenilikçi, yeni arayış bölünmesini de gündeme getirecektir. Bu arayışın mutlak yeni adayı Abdullah Gül’dür. Emanetçisi de Bülent Arınç. Gül şimdilik Erdoğan ile uzlaşma yolunda ısrarcı. Erdoğan asla Gül'ün yolunu açmayacaktır. Davutoğlu'na karşı Yıldırım ve Akdoğan'ı yarıştırıp, TBMM'ye girmeye razı ederse Ali Babacan'ı ortaya sürecektir. Kuvvetli ihtimal de budur.

Kılıçdaroğlu'nun koltuğunun  altında tam siper yatanlar
Umarım 1 Kasım'dan sonra yapılacak olan CHP Büyük Kurultayı tasfiyelere yol açmaz. İsterseniz 1 Kasım'dan başlayalım. Yüzde 99,9 formülü ile CHP ancak bu adaylarla yüzde 25'i tavan alarak hedef koyabilir. İktidar ortağı olmamak CHP'de 'büyük temizlik' demektir. 1 Kasım'dan sonra olağan kurultay dönemi var zaten. Genel Başkan Kemal Kılıçdaroğlu milletvekili çıkmayan bölgelerde yarışa yeni isimler hazırlıyor. Ardahan ve Kastamonu'da bu tercihini ortaya koydu bile. Doğru da bir duruş. Peki, sonuca ne kadar etki eder? Yaşayıp göreceğiz.

Asıl dikkatimi çeken ön seçim şampiyonları. Sesleri solukları çıkmıyor. Kemal Kılıçdaroğlu'nun koltuğunun altında 'tam siper' hepsi. Çok komik. 1 Kasım seçimleri halkın kanaatini yeniden öğrenme seçimidir. Bu süreç ön seçim şampiyonu milletvekili adaylarını niye dışında tutuyor ki?
Seçmen kararını gözden geçirecek. İki ayda seçime gidecek. Hem de savaş çığlıkları arasında. 1 Kasım'da halkın kanaati değişecek mi? Peki CHP üyelerinin kanaati? Onların yeni bir ön seçimde kanaatlerinin değişmeyeceğini kim garanti edebilir ki? Ön seçim şampiyonlarından, 'Efendim iki haftada yeni bir ön seçim yapabiliriz' diyen  tek bir ses çıktı mı? Kocaman bir hayır.

CHP üyelerinin 'Koalisyon olursa CHP Genel Merkezi önüne çadır kurarız' diyen milletvekilleri ile ilgili kanaatleri değişmiş olamaz mı? Ya da İlhan Cihaner gibi liste başı şampiyonları, 'Tezkereye hayır, savaşa hayır' diye esip gürleyen isimlerle hemfikir mi? CHP başarılı olunca 'ben' başarısız olursa 'Sayın Kılıçdaroğlu doğru seçim yapmadı' tavrı adil mi?
Sayın Kılıçdaroğlu beni belki hatırlarsınız. Sizi İstanbul Büyükşehir Belediye Başkan adaylığınızdan bu yana önce danışman sonra da CHP ilgilisi sıfatıyla izleyerek mütevazı katkı sunan bir kişi olarak söylüyorum. Açıkça ve etki altında kalmadan ifade ediyorum. Genel Başkanlar hata yapmaz. Kurmayları yapar. 1 Kasım’dan sonra kimsenin sizi suçlayarak, sorumluluk altında tutmasına izin vermeyin. Listeyi değiştirmeyeceğinizi söylüyorsunuz. Bu kararınızı mutlaka gözden geçirin derim. En azından sıralamaları gözden geçirin lütfen.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.