OLUŞUMUN başlamasından kuruluşuna, kuruluşundan seçim çalışmalarına kadar, sürekli baskı altında tutulan bir parti düşünün.
Önce Meral Akşener ve arkadaşları, bayrak açtıklarında Devlet Bahçeli kongre yapılmaması için elindeki bütün imkânları seferber etti. 
Mahkeme mahkeme dolaştılar, sonunda Bahçeli’nin dediği oldu ve kurultay yapılamadı.
Sonra yeni bir parti sürecine girildi.
Parti kurma çalışmaları sırasında, gittikleri yerlerde salon vermediler, bulabildikleri salonların elektriğini kestiler, toplantılarına saldırdılar, her türlü suçlamayla karşı karşıya kaldılar. Ama yine de büyük bir azimle İYİ Partiyi kurdular.
Tam parti olgunlaşma sürecine girmişken, hooop bir baskın seçimi kucaklarında buldular.
Genel Merkez binalarına bile tam yerleşememişken, erken seçime girmek için kolları sıvadılar.
Biz hazırız açıklamalarından sonra, seçimlere tam gaz hazırlanırlarken, bir YSK sürpriziyle karşı karşıya kaldılar.
Tam da bu sırada, Kemal Kılıçdaroğlu yetişti imdada ve seçime girememelerinin önündeki engel, demokratik bir hamleyle kaldırıldı.
Peki, sonra ne oldu?
Bu sefer de Akşener’i (Halk TV ve Fox TV) hariç hiç bir kanalda göremedik. Adı konulmamış büyük bir sansür uygulanmaya başlandı. 
Tartışma programlarında adı vardı ancak kendi yoktu.
İddialı bir Cumhurbaşkanı adayını ve parti yöneticilerini ekranlara çıkarmamanın adını sansürden başka nasıl izah edebilirsiniz?
Özellikle AKP’nin tam desteğini alan Devlet Bahçeli, İYİ Parti’ye vurdu da vurdu. Hemen hemen her türlü suçlamaya maruz kaldılar.
Bütün bunlara rağmen Meral Akşener; köy köy, şehir şehir gezdi. Partinin kısıtlı olanaklarıyla seçim çalışması yapmaya çalıştı.
Evet, önceki gün de “başarısızlık bana aittir” diyerek Genel Başkanlık’tan istifa etti.
Bu kadar baskı, yok sayma ve engellemelere rağmen bugüne kadar partinin başında kalması aslında mucizedir.
İyi Parti’nin konumlandığı siyasi yelpazeyi çok iyi bilen, AKP ve MHP bu partinin yaşamasını ne kadar isteyebilirler ki?
Onun için de partinin dağılması adına her şey yapıldı, yapılıyor da...
Ayrıca bunca baskı, sindirme, yok sayma, medya ambargosuna karşılık İYİ Parti’nin aldığı oyu da küçümsememek gerektiği düşüncesindeyim.
Meral Akşener “Aday olmayacağım” dedi ama Parti Sözcüsü Aytun Çıray “Kurultaya gidiyoruz, tek adayımız da Meral Akşener” dedi.
Süreç nasıl gelişir bilemiyoruz ama Atatürk ve kurucu değerlere bağlı ve kendini siyasi yelpazenin “merkez sağında” ifade eden İYİ PARTİ yaşamalıdır, yaşatılmalıdır.

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hakan 2018-07-26 06:58:34

halk tv vede Fox tv de iyi partinin yandasidir yandas olmak kötü birseymi inandiklari güvendikleri partiyi destekliyorlar hic bir basin yayin yada medya bagimsiz degildir illaki bir taraftan olacaklardir ben akp yi Dogru buluyorsam yanlis buldugum partilerin yayinini neden yapimki mesela sizin gazetede yandas gazete chp yi savunuyor kimse birsey diyormu yandaslik kötü birsey degildir