CHP’de, “Bir sandık kapanırken, diğer sandığın pazarlıkları yapılır” diye bir söz vardır. CHP aslında çok hareketli bir parti… Hiperaktif bir parti diyebiliriz. Maalesef bu zaman zaman parti içinde kargaşaya da, kavgaya da, kırgınlıklara da sebep oluyor. Pazar günü sadece Türkiye için değil, CHP için de çok önemli bir tarih. Bu hayati bir seçim… CHP içindeki kurultay kulislerinden çok daha önemli…

Gerek CHP İl Başkanı Murat Karayalçın gerekse CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu 1 Kasım için, ‘iktidar olma’' en azından ‘iktidar ortağı olma’ hedefi koysa da örgütlerin aklının yarısı delege seçimlerinde. Delege hesapları sürüyor. MYK üyeleri de bakanlık beklentisinde. CHP’de bakanlık rüyası görenleri zaman içinde anlatmaya çalışacağız. Balık baştan kokar derler ya. Doğru. Teşkilat Başkanı Tekin Bingöl, sağda-solda mahalle delegelerinin yüzde 49’unu belirledim. Kimse beni yerimden oynatamaz havasında gezerse, örgüt de karşı gardını alır. Seçim meydanında, sahada olması gereken milletvekili adaylarından sadece beşi onu aday tanıtım toplantısına katılırsa da olacak olan bu. Hemen hemen hepsi TV ve medya maymunu oldu.

Hadi içinizi karartmayayım. Bu tartışmalar AKP’de de var. CHP’de de... AKP’de son bomba Bülent Arınç. Demecini izlediniz veya okudunuz. Bence en önemli sözü, “Biz”' diye başlayan, “Toplumda, partide karşılığımız var. Yok diyen varsa, olduğunu gösteririz” mesajı çok açık ve önemli.

Hüseyin Çelik’e dikkat
Altını iki defa çiziyorum. Hele hele Hüseyin Çelik’ten isimle bahsetmesi, bundan sonra konuşacak kişiyi de işaret ediyor. Abdullah Gül’ü bırakın. Hüseyin Çelik’i izlemeye alın bence. Erdoğan kanadında da Binali Yıldırım’a dikkat. 1 Kasım’dan sonra çok aktif olacak. Numan Kurtulmuş ve Süleyman Soylu’nun pabucu dama çoktan atıldı bile. Erdoğan’ın ‘kâğıt-kalemli sır kâtibi’ Yalçın Akdoğan sırada. Nasuhi Güngör ve TRT desteği ile popülaritesini ve etkinliğini sürdürmeye çalışıyor. AKP sonuç ne olursa olsun bir ‘iç hesaplaşmaya’ girecek.
Bu hesaplaşma CHP’yi de etkileyecek. CHP’de iç tartışma yaşayacak. Ancak ‘küçük kıyamet’ bence MHP’de kopacak. Meral Akşener, şimdiden “2 Kasım’dan sonra konuşacağım” demeye başladı bile.

HDP rahat mı sanki? Sosyalist olduğunu her fırsatta söyleyen Selahattin Demirtaş’ın en büyük rakibi Erdoğan ve Davutoğlu değil. Abdullah Öcalan dâhil Kürt kökenli siyasetçiler. HDP’li belediye başkanları PKK’nın şehir yapılanmasından oldukça rahatsız. Hizmet verememekten şikâyetçiler. Bir de ‘eş belediye başkanı’ uygulamasından. Belediye araçlarının adeta ‘gasp edilerek’ hendek kazılmasından tutun da yerel esnaf ile halka uygulanan sert tavırdan da. Bu belki 1 Kasım’da oy kaybına yol açmayacak. Ama belediye seçimlerini kesinlikle aleyhlerinde etkileyecek.

İlçelerine, illerine aylarca gitmeyen belediye başkanları, eş başkanların işlerine karışmalarından oldukça rahatsız. Liderlik iddiasında olanlar da Selahattin Demirtaş’ın popülaritesinden ve karizmasından. HDP’de Kürt ve Kürtçü olmayan önemli bir grup oluştu. Bu da “Kürtler dağlarda yıllardır ölüyor, başkaları faydalanıyor” yorumlarını ve itirazlarını su yüzüne çıkarıyor.

Peki, 1 Kasım’da ne olacak?
Bence sonucu katılım oranları belirleyecek. 7 Haziran’da katılım oranı yüzde 86.43 idi. Bu oran korunursa hele hele yüzde 90’lara dayanırsa, AKP yerinde sayar. 29 Ekim tatili iktidar açısından ters tepti. 7 Haziran sonuçlarına göre halk kitlesel oy kayması yaşayacak. HDP’den CHP’ye, MHP’den CHP’ye oy kayabilir. Aynı zamanda yine bazı bölgelerde HDP’den ve MHP’den AKP'ye oy kayabilir. Yani HDP ve MHP oy kaybedebilir.

O zaman AKP ve CHP oy artırır. Ancak bu milletvekili sayılarına ne kadar etki eder? Göreceğiz. Gördüğümüz şey bu seçim sonuçları oranlara göre değil, milletvekili sayılarına göre değerlendirilecek. Liderler için de ölüm kalım savaşı olacak. Durun, 2 Kasım’dan sonra ‘gidiciler’ durağında inecekler var.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.