banner87
CHP ve MHP Türkiye’nin en köklü iki partisidir. İkisi de İttihat Terakki geleneğini sürdürür. CHP içinde de MHP içinde de yaşananlar sadece o partiyi bağlamaz. Türk siyasi hayatını da dolaylı ya da direkt etkiler.
Bu yüzden Meral Akşener’in Genel Başkan adaylığını çok önemsiyoruz. Meral Akşener’in aday olacağı haberini ilk defa vermeyi de kendi açımızdan önemi her geçen gün artacak olan bir olay olması münasebetiyle tarihi bir olay olarak yorumluyoruz.
Abartmıyoruz…
Peki, Akşener’in adaylığı niye çok tarihi bir olaydır?
Amacımız MHP’nin içine elimizi atmak değil. Ahkâm kesmek hiç değil. Bakışımız şu:
MHP kolay lider değiştirmez. Bu adaylık ile Devlet Bahçeli ciddi anlamda yüksek sesle tartışılmaya başlandı. Bu tartışma MHP’de ‘ikinci değişimin’ ayak sesidir. İlk değişim 12 Eylül sonrası merhum Alparslan Türkeş’in, Nazım Hikmet’in şiirini okumasıyla yaşandı.
İkinci değişim MHP’de sadece Genel Başkan değiştirmeyecektir. Misyonunu ve vizyonunu da değiştirecektir. Güneydoğu politikalarından, ideolojik tanımlara kadar. Ya da MHP’yi daha içine kapanık hale getirerek, kopmaları ve arayışları hızlandıracaktır.
Bu noktada Devlet Bahçeli kenara çekilerek Süleyman Servet Sazak gibi  üzerinde uzlaşılacak bir isme evet diyebilir. Bu nokta da kaybeden Bahçeli ve Akşener olmayacaktır. Tuğrul Türkeş olacaktır. Kendi adına büyük bir fırsatı kaçıracaktır.
Şu anda çok da mutlu olmadığını görüyoruz. Başbakan Yardımcılığı titrinin dışında elinde sadece bir kırmızı plaka bir de makam odası var, o kadar. AKP’de de hükümette de protokol görevinin dışında hiçbir etkinliği yok. Olmayacak da.
MHP’de hemen kongre olur mu? Zaman Bahçeli aleyhine işliyor.
Tartışma uzasa da uzamasa da MHP’deki tartışma ve arayışlar Türkiye’de siyasetin ‘kaymaya başlaması’ demektir. Çünkü aranan genel başkan değil, siyasete yeni bir bakıştır.
Bu tartışma CHP’yi de etkileyecektir. Hatta HDP’yi de...
MHP ve HDP bu süreçte birlikte ya içlerine kapanacaklar ya da birlikte açılım yapacaklar. Selahattin Demirtaş da en az Devlet Bahçeli kadar riskli bir konumda. Aday bile olmayabilir. Sadece PKK ile değil, kendi partisi içinde de tartışılıyor. Demirtaş, yerinde yönetimcilerin temsilcisi olarak görülüyor. Doğru ya da yanlış. Demirtaş, aralarında Abdullah Öcalan’ın da yer aldığı karşıtlarının ve hareketin asıl nüvesini oluşturan kitlelerin eleştirilerinin yanı sıra kızgınlığına da yol açıyor.
Ama MHP’deki değişiklikten en çok CHP etkilenecektir. Kemal Kılıçdaroğlu kurultayda nasıl bir liste yapar? Karşısına dişli bir aday çıkar mı? Bunu yaşayıp göreceğiz.
Bu süreci de okuyucularımızla adım adım paylaşacağız. Yansız ve tarafsız. Saklamadan, saptırmadan. Cevap hakkını kullandırtarak.
MHP, lider ile birlikte yeni siyasetini tarif edecek. CHP’de ise tartışma lider değiştirme anlamında olmayacak. CHP kurultaydan sonra liderini tartışıp tartışmayacağına karar verecek.
Kılıçdaroğlu’nun dezavantajı CHP’yi belediye ekibine bırakması. CHP’li belediyeler de Ankara ve İstanbul’da çoğunlukla başarısız. İstisnalar var tabi ki. En azından buradan öyle görünüyor.
Şimdiden hangi ilçe başkanı, hangi yönetim kurulu üyesi, hangi belediyeden maaş alıyor tartışması başladı bile. Biz seçilen her ilçe ve il başkanına saygılıyız. Ama bu kendi aralarındaki tartışma.
Belediye Başkanları mı? Halk için parti ayırımı yapmadan hepsinin ensesindeyiz. Kent suçlarını deşifreye devam edeceğiz
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.