banner87
Kamer Genç’in vefatı  Türkiye’de geniş yankı buldu. İsmail Saçlı’nın başkanlığını yaptığı Kartal Cemevi’ndeki törene katılan Sünni kökenli siyasetçilerin de kıldığı cenaze namazı dikkat çekiciydi. Dedeler ile hocaların kıldırdığı namazın aynı olması özellikle gençleri çok etkilemiş. Soranlara Yaşar Okuyan’ın ‘Namaz namazdır. Ne farkı var?’ cevabını verdim. İkincisi de Dersim yerine inatla Tunceli diyen Genç’in Türk Bayrağı’na sarılı tabutunun yarattığı olumlu havaydı. Üçüncüsü de CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da cenazeyi sahiplenmesi, Tunceli’ye kadar giderek tabutu omuzlamasıydı. Tebrik ediyorum.
Nur içinde yat Kamer abi.
Bu cenaze ile Aleviler ne istiyor? Ya da Alevi inancı nasıl? Cemevi nedir? Cami ile farkı var mı? sorularına daha çok muhatap olmaya başladık. Bu sağlıklı bir gelişmedir.
Meraklılara kısaca söyleyeyim.  Cemevi bir ibadethanedir. Orada da Allah’a ibadet edilir. Kuran-ı Kerim okunur. Hazreti Muhammet’in adı dilden düşmez. Hazreti Ali ve Hazreti Muhammed’in Ehlibeyt’i yani nesli anılır. İyi insan olması için dedeler öğütler verilir.

Peki, Aleviler ne istiyor?

Cemevlerinin AHİM kararlarına ve Anayasa Mahkemesi kararlarına  Uygun olarak ibadethane sayılmasını istiyor. Özerk bir yapı ile İslami gelenekleri ve ibadetlerini  kendi kurallarına göre yaşamak istiyor. Bu da en doğal hakları.
Önceki gün ve dün Adalet Bakanlığı Bürokratları ile Alevi Önderleri bir araya geldi.
 
Alevi Diyaneti ve Özerk Kurul

Toplantıya müsteşar yardımcıları Musa Heybet ve  Ergün Gürel Başkanlık etse de Başbakan Başdanışmanı Necdet Subaşı etkindi. İstekleri tek tek not etti.  Dayatma yoktu. ‘Bu sorunları çözmek bizimle bitmez. Biz sunacağız’ cümlesi, son sözün Başbakan Davutoğlu, hatta Cumhurbaşkanı Erdoğan’da olduğunun göstergesi oldu.
Toplantının iki boyutu vardı. Birincisi Alevi Diyanet’ine varan taleplerdi. Prof. Dr. İzzettin Doğan Cemevlerinin ibadethane statüsünde tanınması için gerekli kanuni düzenlemenin yapılmasını öngören son tarih olan 21 Mart’ı işaret etti. Son süre olduğunu hatırlattı. ‘Bu tarihten sonra bizi masada bulamazsınız, çağırmayın’ diye kestirip attı.
Alevi önderleri, toplumsal barış için olmazsa olmazları sıraladı. Diyanetin dışında Alevilerden oluşan özerk kurum istedi.  Devletin vereceği bütçenin, denetlenmesini istedi. İrfan Merkezleri adı verilen tekke ve zaviyeler ile aynı torbaya kesinlikle girmeyeceklerini de belirterek ‘bizi karıştırmayın’ dedi.  Remzi Akbulut da  ‘Derdimiz cemevlerinin ibadethane statüsüdür.’ dedi. Üç federasyon tek söz tek ses oldu.
 
5 bin kişilik Alevi çalıştayı

İzzettin Doğan’ın önderliğinde Aleviler özellikle Tansu Çiller döneminde cemevlerinin yaygınlaşması için devlet desteği almayı başardı. Bu resmi tanınma için ilk adımdı. Cem Vakfı şimdi de iktidarın ‘tek ses değilsiniz’ eleştirilerine karşı bir çalıştay toplama önerisinde bulundu.  Bostancı Gösteri Merkezi’nde Şubat ayında toplanacak olan dede, baba, dernek, vakıf ve sivil toplum örgütleri 5 bin kişilik bir toplantı yapacak.
Bu gruplar aralarında seçtikleri 40-50 kişilik heyet ile tek vücut olarak Alevilerin taleplerini dillendirecek. Ayrıca Diyanetin dışında oluşturulacak olan Özerk Alevi Kurulu’nun da ilk üyeleri olacak. Yani Alevi Diyaneti’nin çekirdeğini oluşturacak.
İzzettin Doğan bu konuda kararlı.
Alevi önderleri de bu formüle sıcak bakacak diye umuyorum.
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.