Türkiye’nin en köklü film festivali olan Altın Portakal Film Festivali’nin adını 2 yıl önce değiştirdiklerinde buna çok da ses çıkarılmamıştı. 1964 yılından beri düzenlenen festivalin yeni adı Antalya Uluslararası Film Festivali olmuştu. Ulusal sinemamı- zın ve sinemacılarımızın gelişimine verdiği maddimanevi destekle sembol haline gelen Altın Portakal, sadece festivalin adından çıkarılmıştı ve ödüller yine Altın Portakal adıyla verilecekti. Bunu bir teselli olarak görenler hemen kabullenmişti bu durumu.

Daha festivalden Altın Portakal adının çıkarılması olayının etkileri hâlâ tazeyken ve sinema camiası ile sinemaseverlerde bir yürek kırıklığı devam ederken, Antalya Büyükşehir Belediyesi büyük bir değişikliğe daha imza attı bu yıl. Menderes Türel’in açıkladığı bu yeni büyük değişikliğe göre, bu yıl 54’üncüsü düzenlenecek festivalden ulusal yarışma kategorisi kaldı- rıldı. Bu şu demekti: Artık festivalde Türk filmleri yarışamayacak, dolayısıyla Türk filmleri ödüllendirilmeyecek.

Mesele sadece ödül alan filmlere hatırı sayılır paraların verilmesi değil... Gerçek sinemacılar için işin belki de en önemli yanı o heykelcikti. Yani maddi değil, manevi yanıydı önemli olan. Bugün Türk sinemasının en saygın yönetmenlerinin neredeyse hepsi, ilk olarak bu festival tarafından ödüllendirilmişti. Yö- netmenler, bu ödüllerin verdiği prestij ve özgüvenle daha iyi ve büyük işlere imza atmışlardı. Artık bunun olamayacağı anlamını taşıyordu bu karar.

Festivalin basın toplantısında dile getirilen ‘ulusal ile uluslararası yarışma birleştirilmiştir’ sözlerinin ger- çekle bir ilgisi yok. Festivalin uluslararası yarışmasında bugüne kadar yerli filmler de gösterilmekteydi zaten. Lafı eğip bükmeye, kelime oyunu yapmaya gerek yok, kısacası 53 yıldır sürdürülen ulusal yarışma “kaldırılmıştır”.

Birçok sinemacı meslek örgütü bu konuyla ilgili bir açıklama da yaptı. Söyledikleri şeylerden biri de şuydu: “Dağıtım ve gösterim imkânlarının azalmakta olduğu son yıllarda festivaller filmlerin gösterimi, tanıtımı, üreten insanların buluştukları önemli platformlar haline gelmişlerdir. Ulusal yarışmanın kaldırılmasıyla sinema endüstrimiz için önemli bir mecra ortadan kalkacaktır.” Yani bu kararla festivalde yerli üretimlerin seyirciyle buluşma şansı kalmayacak ve sektörden insanların bir araya gelebileceği etkinlik alanları azalacak…

Ayrıca dünyanın belli başlı tüm uluslararası festivallerinin programlarında, ulusal filmlere de mutlaka yer veriliyor. Çünkü “uluslararası olduğunu iddia eden” bir festivalin en önemli fonksiyonu ülkede üretilen filmleri uluslararası endüstriye sunmaktır. Belediye’nin verdiği kararla filmlerimiz nasıl uluslararası pazarlara açılabilecek?

Tüm bunlardan sonra festivalin “yerli sinemayı destekleme” misyonunun bu kararın neresinde oldu- ğunu kime sorarsak ikna edici bir cevap alırız acaba?

Altın Portakal adını festivalden çıkarmalarını engelleyecektik biz asıl. Ulusal yarışmayı kaldırma cüretini göstermelerinin nedeni budur belki. Meşhur “Sarı Öküz Hikâyesi”ni bilirsiniz. “Biz o sarı öküzü vermeyecektik, orda kaybettik biz!”

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.