Özel günler sadece kredi kartlarının acımasızca çalıştığı bir tüketim aracı değildir. Anma vesilesidir de. Özel günlere yıllardır sol adına ‘keskin bir şekilde’ karşı çıkanların en azından 1 Mayıs İşçi Bayramı’nı hatırlatmasında fayda var. O sebeple, israf ile mücadeleye evet, özel günlerde sevdiklerimizi, özellikle ‘önceden gidenlerimizi’ her fırsatta anmak çok güzel bir duygu. Anladınız Babalar Günü’nden söz ediyorum. Başta sevgili babam merhum Mustafa Kılıç ile ‘hayat arkadaşım, yoldaşım’ Türkan Hanım’ın babası, babam Mehmet Çelik Bey’e rahmet diliyorum. YURT ailesinin başta Durdu Özbolat ve Veysi Şahin Bey başta olmak üzere hepsinin Babalar Günü’nü kutluyorum.

Babalarına bile babalık yapanlara selam olsun. Babalarıyla baba olanlara da. Ramazan ayının da bu özel günlerin de ülkemize, insanlığa barış kardeşlik getirmesini yürekten diliyorum. Bu dileklerin hayata geçirilmesinde dünden çok daha fazla ihtiyacımız olduğu bir zaman diliminde yaşıyoruz. Sevgiye ve empatiye o kadar ihtiyacımız var ki! Cihangir’de yaşananlar ortada. Magandaların elini kolunu sallayarak gezmesi inanılır gibi değil. Türkiye gerçekten kritik bir dönemden geçiyor. Ama umutsuz değiliz. Ankara hareketli…

Ahmet Davutoğlu’nun başbakanlığı döneminde AKP’nin TBMM grubu moralsizdi. Çekişme havasından doğan moralsizlik TBMM çalışmalarına da milletvekillerinin devamına da olumsuz etki yapıyordu. Kim ne derse desin, Binali Yıldırım’ın başbakanlığı ve genel başkanlığı AKP grubuna bir moral ve aktivite artışı getirdi.

Yıldırım’ın üniter devletten taviz verilmeyeceği açıklaması, Atatürk’ten sık sık söz etmesi de sempati ile izleniyor. Ama kesin bir yargı için tabii ki zaman çok erken. Ama Davutoğlu’ndan daha kavrayıcı ve tecrübeli olduğu bir gerçek. Zaten işin başında AKP içinde genel başkanlık yarışında yapılan araştırmalarda da Davutoğlu üçüncü sırada çıkmıştı. Binali Yıldırım onun önünde bir veya ikinci...

Ankara'da MHP'nin ‘çifte kurultay’ı iki partiye doğru gidiyor. Ama her an sürpriz yaşanabilir. Dün MHP Genel Merkezi çok iyi bir kurmay çalışması yapamadı. Kongre tüzük değişikliği ile Devlet Bahçeli ve arkadaşlarının yetkilerini aldı. Bu karar hayata geçer mi? Şu anda MHP Genel Başkanlığı’nı ve tüzel kişiliğini hukuken Divan bBaşkanı Musavvat Dervişoğlu temsil ediyor.

MHP’de ‘kongre gibi’ iki organizasyondan sonra ‘iki genel başkan’ ya da ‘iki genel merkez’ gibi... Bu hengamede gözden kaçan iki ‘olumlu’ nokta var. Koray Aydın bu noktaya “Ayrışmaya müsaade edemeyiz” diye dikkat çekti. Salonda Devlet Bahçeli’ye yönelik hitaplar, saygılıydı. Olağanüstü kurultay heyeti seçimi garantiye aldı. Devlet Bahçeli’nin takvimine de uydu. Bu 10 Temmuz’da seçimli kongre.

İkinci olumlu nokta şu MHP adına... Devlet Bahçeli ‘çok aday’ ile 10 Temmuz’da seçime giriyor. Çok aday kendisine yarar. İlk turda çıkmasa bile ikinci turda diğer adaylardan destek arayacak. Olumsuz senaryosu ise Meral Akşener birinci turda ilk sıraya gelip, yeterli oy almadan ikinci tura kalırsa o zaman da üçüncü sıradaki aday ile ‘mutabakat’ arayabilir. Koray Aydın bu iki formüle de oynuyor. Ya genel başkan ya teşkilat başkanı. Bu sebeple Meral Akşener ile ‘ittifakını’ seçimli kongre ile sınırladı. Bu sürecin de sonuna geldi. Koray Aydın’ın başka bir önemi de milletvekili olması. Muhalefet kazansa bile genel başkan, TBMM Grup Başkanlığı yapamayacak.

Kısaca MHP ‘bölünme’ tartışmaları altında, Alparslan Türkeş'in vefatı törenlerinde topladığı büyük kalabalık ile 81 milyonun dikkatini üzerine çekmeyi başardı. Bizim mahalle bile çok ilgili. Hem de seçmen bazında. Bu ilgiyi kendi içinde disipline ederek, kendi içinde asgari anlaşma ortamı sağlarsa bu bölünme tartışmaları, yerini başka beklentilere bırakabilir.

Gelelim bizim mahalleye… CHP evin içini mutlaka yeniden düzenlemelidir. Yerel yönetimleri CHP Genel Merkezi taşıyamıyor. Bize sitem etmeleri doğru değil. Özeleştiri şart. CHP, MHP kongresine kadar tüzük kurultayı ya da seçimli kurultay yapıp yapmayacağına karar vermek zorundadır. Her geçen gün aleyhimize işliyor. Kemal Kılıçdaroğlu seçimli kurultay için rakip beklememeli. Blok liste ile seçime gitmeli. AKP kendini yeniledi, MHP de 10 Temmuz’u Erdoğan kazasına uğramadan aşarsa Kılıçdaroğlu'nun işini zorlaştıracaktır.

Buradan açık açık söylüyorum. Kemal Kılıçdaroğlu’na bir sözümüz yok. Ama bu yapı ile olmaz... Olmuyor da... Bu arada Önder Sav, kendisinden destek isteyen Fikri Sağlar’a ‘yeterli gücün yok, en azından şu anda’ diye kapıyı tam aralamadı. Muharrem İnce'yi adres olarak gösterdi!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.