banner87

Nasrettin Hoca'nın meşhur hikayesidir, hemen hemen herkes bilir. Hoca komşusundan kocaman bir kazan almış. İşi bitince içine küçük bir kazan koyarak komşusuna iaede etmiş. Komşusuna da, "kazan doğurdu" cevabını vermiş. 


Bedava kazanı gören komşu, itiraz etmemiş, sevinmiş.

 

Tamahkar komşu Hoca bir süre sonra aynı kazanı isteyince de seve seve vermiş. Aradan günler, haftalar geçince kazandan da ses çıkmayınca dayanamamış sormuş. Nasrettin Hoca da kazanın öldüğünü söylemiş, komşusu itiraz edince de, "Doğduğuna inanıyorsun da, öldüğüne niye inanmıyorsun" diye kestirip atmış.

 

Ankara anayasa değişikliği oylamasını konuşuyor. Görüşmeler pazartesi günü Meclis TV'den verilmeyecek. Umarız bu yanlıştan dönülür. 


Kafası en net parti CHP ve Kemal Kılıçdaroğlu. CHP Anayasa değişikliği görüşmelerine katılacak. Ancak büyük bir ihtimalle oylamaya katılmayacak.

AKP-MHP-HDP Milletvekillerini baş başa bırakacak.

 

ZIT KARDEŞLER, MHP-HDP AYNI AÇMAZLARI YAŞIYOR

 

MHP de HDP de aslında aynı safta. Benzer açmazı yaşıyor. MHP ve HDP de stratejisini, "firelere göre" belirleyecek. Daha doğrusu Devlet Bahçeli ile MHP kurumsal olarak şimdiden ayrıştı. 
MHP hep olacak, ama Bahçeli olacak mı? Tartışılan bu.
Devlet Bahçeli de HDP de oylamada "fire ihtimalini" hesaba katmak zorunda. Aslında HDP de mevcut
anayasa değişikliğinin yanında durup durmamayı çok ciddi tartışıyor. Her ne kadar Hüda Kaya, Altan Tan, Celal Doğan gibi 5-6 isim en azından "şimdilik" anayasa
lehinde oy kullanacağı yönündeki fısıltıları reddetse de.  
HDP sistem pazarlığı ışığını görürse her an tavır değiştirebilir. Leyla Birlik'in serbest bırakılması da bir işaret olabilir.

 


BAHÇELİNİN SEÇİM KOZU

 

İşte Devlet Bahçeli'nin kabusu da bu belirsizlikle başlıyor. Devlet Bahçeli MHP içinde 2 Nisan seçim restini çoktan çekti. Referandum olmaz ise 2 Nisan'da seçim şartını Başbakan Binali Yıldırım'a ilettiğini de biliyoruz. Onun sıcak baktığını da.
Yani MHP tabanı cumhurbaşbakanlığı başka bir deyiş ile cumhurbaşkanlığı seçimi konusunda ne kadar
sıkıntılıysa, karşıysa HDP tabanı da o kadar bu formüle "eyalet sisteminin habercisi" umuduyla sıcak bakıyor.

 

AKP İÇiN TBMM'DE MHP, MEYDANDA HDP PARTNER

 

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli her sırrını emanet ettiği, evinin mutfağına bile yıllarca rahatça girebilen Atilla Kaya gibi bir kurmayı ile referandum konusunda ters düşüyorsa ihtilaf ciddidir. Bu ihtilaf Atilla Kaya ile sınırlı kalmaz. Şefkat Çetin, Oktay Öztürk'ü de bağlar.

 

Yok ihtilaf yoksa "değişikliğe oyum evet" diyen Devlet Bahçeli tıpkı HDP kurmayları gibi “Anayasa değişikliklerinde grup kararı alınmaz, milletvekillerine baskı yapılmaz” tezinin arkasına saklanarak TBMM gruplarını serbest bıraktı demektir bu istifa. Biz Celal Adan dahil bu oylamada AKP tezinin yanında durulmaması gerektiğini söylediğini biliyoruz. MHP içinde anayasa değişikliği için "evet oyu vereceğini" açıklayan bir tek isim var. 


YA KAZAN ÖLÜRSE


O da Devlet Bahçeli. Oysa MHP içinde anayasa değişikliği için müspet oy kullanmayacağını açık açık yakın çevresine konuşan en az 7-8 kişi şimdiden var.

 

Daha önce de söyledim. 330 oy asla çantada keklik değildir. AKP’de en büyük çelişkiyi AKP'nin TBMM grubu yaşıyor. Milletvekilliğinden umudunu kesen milletvekili sayısı hiç de az değil. AKP bölü-
nür mü bilemem. Sanmıyorum. CHP de MHP de olacak demiştim ya. AKP de olacak. Başbakan Binali
Yıldırım da. Ama Cumhurbaşkanı Erdoğan bu oylamada 330'un altında kalınırsa, ya da referandumda değişikiliklere hayır oyu çıkarsa Tayyip Erdoğan bu gücünde olur mu? AKP bölünmez ama her seçim kararında listeye girmeyen küskün milletvekillerinin hareketlerine benzeyen bir toplu başkaldırı
yaşanabilir. Bu başkaldırının yeri de anayasa değişikliği oylaması olabilir. AKP grubu içerisinde en az 50 milletvekili ya FETÖ şüphesi ya da kişsel sebeplerden, bölgesel sebeplerden bir daha seçilme umudunu tamamen kaybetmiş durumda. CHP bu isimler üzerinde yoğun bir çalışma içinde. 


Bu arada Başbakan Binali Yıldırım var gücüyle çalışıyor. Milletvekilleri ile teker teker görüşüyor. Gruplar altında milletvekillerinin fikrini alıyor. Yeni dönemde TBMM'nin devre dışı kalmayacağı yönünde bakışını örneklerle anlatıyor.


Cumhurbaşkanı Erdoğan ve yakın mesai arkadaşları da özellikle HDP'yi, "dışarıdan kuşatarak" oylamaya katılmasını sağlamaya çalışıyor.  Bir yandan da MHP milletvekillerini, "ak kurtlar"
aracılığı ile etkilemeye çalışıyor.  Erdoğan ve çevresi Bahçeli'yi, Binali Yıldırım ile birlikte iki cumhurbaşkanı yardımcısı olarak empoze ediyor.


Peki iki kazan ve ölen kazan hikayesi ne, bu olanların ne alakası var diyeceksiniz. Bu hafta AKP kulisleri TBMM'nin etkinliğinin ortadan kalkacağı yönündeki iddialara karşı, "Anayasa değişikliği bu maddelerle sınırlı kalmaz. Bu meclis yeni bir anayasa yapacak" tezini işliyor. Kazan doğacak deniliyor. Allah korusun. Ya kazan ölürse? Yeni anayasa yapan meclisler kurucu meclistir. Tek görevleri de yeni anayasa yapıp, kendisini feshetmektir. 


O olsa bile bu değişiklik, yeni anayasa arzuları hatta özerklik tartışmaları arasında yapılacaktır ki, yandı gülüm keten helva. 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.