Bu yaraları ancak bir genel af kapatır

Silivri'de'ki Olağanüstü Yetkili Ağır Ceza Mahkemelerinde süren ve çoğu asker olmak üzere, öğretim üyeleri ile gazetecilerin yer aldığı 275 şüpheliyi yargılayan Balyoz, Ergenekon adlı davalar peşi peşine sona erdi.

Özellikle 5'i ağırlaştırılmış olmak üzere 19 sanığın müebbet hapis ile cezalandırıldığı Ergenekon Davası geçen pazartesi gününden bu yana, medyanın neredeyse ortak ve tek gündemi olarak tartışılıyor.

O beş yıl süresince, İstanbul'dan 105 kilometre uzaktaki Silivri İlçesi sınırları içinde ayrı ve özel bir yerleşkede görülen bu yargılamaları gücümün el verdiği sürece, aziz dostum Avukat Turgut Kazan ile birlikte izleyenlerdenim.

Tutuklu meslektaşlarım Balbay, Özkan, Perinçek'in, yanı sıra eski Genel Kurmay Başkanı Başbuğ ve Prof Dr. Mehmet Haberal'ı, Soner Yalçın'ı, Ahmet Şık'ı, Nedim Şener'i kaldıkları koğuşlarda ziyaret ettik.

Bu ziyaretleri gerçekleştirmek için, 1965'li yıllarda parlamento üyesi seçilince, etik kurallara uyarak bıraktığım avukatlığa geri dönüş yapmıştım. Ziyaretler, beş yıl tutuklu kalan her biri bu ülkenin yetiştirdiği en seçkin yurttaşlardan oluşan aydınlarımızın hücrelerde çok olumsuz koşullar içinde yaşamaya zorlandıklarını bizlere gösterdi.

Üç gün önce tahliye edilen Sayın Prof.Dr. Haberal'ın ekranlara yansıyan o erimiş hali ve yeşile,  maviye,  toprağın kokusuna duyduğu hasretini özetleyen sözleri, artık sadece bir avuç Avukatın ve kendilerini Adalet Bakanlığı izni ile ziyaret edebilen sayılı gazetecinin gözlemlerini doğrulamaktadır.

Üç gün önce tamamlanmış olan duruşmaların sonucu olarak açıklanan karar özetinde, davayı başlatan suç duyurusunun sahibi bin bir kılığa giren, kimlikler değiştiren Tuncay Güney'in adından tek kelime söz edilmemiş olması şaşırtıcıdır.

MİT, JİTEM gibi kuruluşlarda müstahbir olarak görev yapmış olduğunu kendisi söyleyen, 2001'de bir otomobil satışındaki dolandırıcılık iddiasıyla göz altına alınan Güney'in 4 Nisan 2008 de evinde yapılan bir aramada ortaya çıkan belgelere dayanılarak yürütülen soruşturmada adı geçen Emekli Albay Necabettin Ergenekon'un soyadı niçin bu dosyalar dolusu belgenin dayandığı ünlü Ergenekon Davası'na verilmiştir?

O albay nerededir?

Tuncay Güney'in bir anda önce ABD ye, daha sonra Kanada'ya geçtiği ve orada sahte bir Haham olarak yaşadığı duyumları biliniyor.

Ancak mahkemenin kendisini ülkeye çağırmadığı, hakkında kırmızı bülten çıkartılmayışının nedenlerini bilen de, soran da yok!

***

Beş yıl İstanbul-Silivri arasında kimi eşlerini, kimi çocuklarını ya da babalarını yalız bırakmamak için git gel halinde olan insanlar bir bayram arifesinde verilen kararlarla adeta yıkıldılar.

Beş yıl boyunca duruşmaları sayfalarına almayan ya da küçük bir haber olarak görmekte ısrar eden yazılı medyamız da, sıradan küçük bir adliye olayından söz ediyormuş gibi davranan görüntülü medyamız da ne oldu da birkaç gündür toplum vicdanının yaralanmış olmasını ekranlara taşıyor, tartışma programları düzenliyorlar?

Sakın bu dönüşü eleştirdiğim sanılmasın.

Ben, Ergenekon şüphelilerine, en karşıt olan cemaatçi basının bile "Bu işte abartmalı bir yandaşlık mı yaptık?" diye bu Ramazan ayının son haftasında bir vicdan muhasebesi içinde olduklarını düşünüyorum.

Erdoğan, komşusu açken, kendilerinin tok olmasını kabul etmeyen İslam kurallarından sık sık söz eder.

Şimdi, Sayın Başbakanın hem Ramazan Bayramı'nı kutlayayım; hem de sorayım:

Komşularınız , Hasan Hüseyin Özese Başkanlığındaki 13 cü Ağır Ceza Mahkemesi'nce böylesine ağır cezalara müstahak görülen eşlerinin, babalarının, çocuklarının acıları ile ağlarken Siz nasıl rahat bir bayram geçireceksiniz?

Adı geçen davanın Yargıtay aşamasının başlaması için gerekçeli kararın yazılması haftalar alacak.

Yargıtay incelemesi için ise en az altı ay, hatta bir yıl beklemek gerekecektir. Hukukçu bir gazeteci olarak öteden beri savunmakta olduğum Genel Af yasası için, düğmeye basmayı düşünmez misiniz?

Not: Yargılama sırasında özgür sanık olan ve gazetecilik dışında hiçbir suça karışmadığını söyleyerek tam bir vicdan rahatlığı ile YURT'u yöneten Sevgili Dostum Merdan Yanardağ'a verilen tutuklama kararının haksızlığını irdelemeyi sürdüreceğim.

Önceki ve Sonraki Yazılar