banner87

Tam Enis Berberoğlu davasına yoğunlaşmışken dün de tutuklamalardan 9 ay, iddianame başladıktan tam 3 ay sonra duruşmalar başladı.

Hürriyet Genel Yayın Yönetmenliği süresince FETÖ örgütlenme çabaları dâhil her türlü ‘hizip yapılanmasına’ karşı çıkmış tam bir gazetecidir Enis Berberoğlu.

Başbakanlık’ın verdiği sarı basın kartı ve gazetecilik örgütlerinin dışında hiçbir örgütle de ilişkisi olamaz.

Niye mi bu kadar iddialıyım.

Enis Berberoğlu’ndan söz etmişken bir önemli ayrıntıya dikkat çekmek istiyorum.

Geçtiğimiz günlerde CNNTÜRK’te Hakan Çelik’in sunduğu programa konuk olan İngiltere’nin Ankara Büyükelçisi Richard Moore’un konuşmalarını izledim.

Çok önemli mesajlar verdi.

FETÖ örgütlenmesini kabul etmesi önemliydi. 

Şu mesaj da ‘endişe’ de çok ama çok önemliydi.

‘Endişelerimiz var, soruşturma genişledi’

Bildiğiniz gibi Almanya ile gerginlikler var. İngiltere’de endişelerimiz var. Bu darbe girişiminden sonra soruşturma biraz genişledi. Sadece Gülen hareketine karşı değil, biraz genişledi. Özellikle milletvekilleri, gazeteciler... Öncelikle Cumhuriyet, Özgür Gündem... Yani bir günlük onursal yayın yönetmenliği yapan kişiler... Ve en son olayda Uluslararası af örgütü lideri tutuklandı. Uluslararası Af Örgütü bildiğiniz gibi Londra’da kuruldu. Başbakan bana emir verip, Türk Hükümetine tam destek verin diyor…”

Ve ekliyor:

“Türkiye’de hâkimler var…”

Bu ne demek?

Bu siyasetin özlediği ‘yumuşama’nın kısa sürede olabileceğine işaret.

  Richard Moore, FETÖ dışında mağdur olan gazetecileri isim isim sıralıyor.

Sadece Enis Berberoğlu’nun ismi yok?

Niye mi?

Bence milli duruşu yüzünden…

Berberoğlu haksız yere iftiralara uğradı.

Buna rağmen ilk açıklaması Avrupa İnsan Hakları Mahkemesine gitmeyeceği ve hakkını Türk hâkimlerinde arayacağını söylemesiydi.

Hep söylüyorum.

Enis Berberoğlu’nu en iyi Cumhurbaşkanı Erdoğan tanır.

Yıllarca Hürriyet Genel Yayın Yönetmeni sıfatıyla başbakanlık uçağına aldı. 

Bu dava bence Moore’un dediği gibi FETÖ dışında olan insanları bu çerçevenin içine taşıyarak ‘arada götürmektir’.

Bu hesabı yapanlar yanılıyor.

Hedef CHP hatta Kılıçdaroğlu’dur. Ama bu hesap tutmaz.

Bu hesabın tutmayacağını ilk anlayan da Erdoğan olacaktır.

Cumhuriyet davası da öyle…

Tamamı için söyleyemem.

Özellikle Can Dündar için…

Ama bir Erdem Gül ile Can Dündar’ı aynı kefeye koyamayız.

Koyulmuyor da.

Nitekim dün Erdem Gül ve CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat ile konuştuğumuzda da aynı sonuç ortaya çıktı.

CHP İstanbul İl Başkanı Cemal Canpolat, “Gazetecilerin serbest bırakılmasını istiyoruz. Kurulan mahkeme muhaliflerin yargılandığı bir davaya dönüşmüştür. Cumhuriyet Gazetesi her zaman bedel ödemiştir. Tüm gazetecilerin özgürlüğe kavuşmasını diliyorum. Bu son olsun diyorum” dedi.

Cumhuriyet Gazetesi  Ankara Temsilcisi Erdem Gül bu davanın gerçek bir gazetecilik davası olduğunu belirterek "Buz gibi bir gazetecilik davası bu. Kar gibi net. Ele tutulur bir gazetecilik davasıdır” diye durumu özetledi.

Lütfen at izi it izine karışmasın!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.