Bu yazıda elbette, Türkiye Cumhuriyeti’nin Kurucusu
ve Başkomutan Gazi Mustafa Kemal
Atatürk ile AKP Genel Başkanı ve Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ı tüm özellikleriyle karşılaştırmayacağım.
Erdoğan, ittifak yasasını kiminle çıkardı? MHP ile…
Partililer MHP’yi nasıl yorumluyor? Kuyruk partisi.
Bu yakıştırmayı MHP yüzde 10 barajını geçemeyeceğini anladığı için, eskilerde söylediklerini unutup kabul ediyor. Böylece Bahçeli TBMM’ye giremeyecek olan partisini oraya sokup gurup karacak kadar da milletvekili elde edecek mi?
Evet... İşte olay bu...
Peki, AKP tek başına yüzde 50’yi geçemeyeceğini anlayınca kendine bir kuyruk bulup, bu oranı geçmeyi planlıyor ve buradan da başkanlık çıkarmak istiyor mu?
Evet… İşte AKP nin olayı da bu...
Muhalefet ve bileşenler de bunlara göre tedbirlerini alsalar, referandumdaki gibi gevşeklik yapmasalar yüzde 50’nin üzerinde başarı elde ederler mi?
Evet ederler… Muhalefet ve birleşip gökkuşağı oluşturacaklar için de olay bu.
Gelelim Atatürk ve Erdoğan meselesine…
Erdoğan dinin yenilenmesiyle ilgili bir laf etti.
Aman Allah’ım başta iktidara yakın olan ve oradan geçinen yancılardan cemaat ve tarikatlar kıyameti kopardı. Menzilciler, İsmail ağacılar, Süleymancılar, Nurcular, Nakşiler, şeyh dedikleri üç sakallı kara cahil kendine din uyduran kişiler falan filan.
Beraber yürüdükleri ve istediklerinin tümünü alan ve 15 Temmuz’da ülkemizi kana bulamaya çalışan FETÖ’cüler de belki bir şeyler derlerdi ama sindikleri ve yer altına çekilip, görünmez ve sesleri çıkmaz olduğu için fetvacılara karışmadılar.

Atatürk ne yaptı?

Cumhuriyeti kurduktan sonra bu cahil ve softaların, Fatiha suresini bilip kendini âlim ilan edenlerin, bugünkü gibi bela olacaklarını ve dini başka yönlere ya da kendilerine göre yorumlayıp yayacaklarını bildiği için, tekke ve zaviyeleri kapatıp bu ve benzerlerinin faaliyetlerine son verdi.
Bununla da kalmayan Atatürk, millet dinini iyi anlasın diye Elmalılı Hamdi Yazar’a kendi yorumunu katmamasını tembihleyerek Kuran’ın tefsirini yaptırdı. O tercümeyle Kuran’a katkı yapılmadan anlaşılır hale getirtti.
Günümüze bakıyoruz; FETÖ’cüler bertaraf edildi, onların yerine taraf olmak için Menzilciler, Nurcular, Nakşiler, İsmail ağacılar, Süleymancılar vs. almaya çalışıyorlar.
Önceleri “Bazı durumlarda karar alırken ulemaya danışmak lazım” diyen yöneticilerimizin olduğunu biliyoruz. Bu böyle denince ortalık kerameti sakalda gören birçok bilgisiz ve kendine göre din ayarlayan yobaz ve ilahiyatçılarla doldu. Baş edilemeyince ülkeyi yönetenler ve halk feryat etmeye başladı.
Arkadaş senin diyanetin var. Orada fetva kurulu var. Bunların görevi dinimizi insanlara en iyi yönleriyle anlatmak olduğuna göre, öyle her önüne gelen çıkıp, “Ben ilahiyatçıyım” diyerek yalan yanlış söylenenleri engelleyecek ve o kişileri orada burada konuşturmayacaksın.
Bak arkadaş camiler kimin? Onlardan sen sorumlu değil misin? Her önüne gelen orada kürsüye çıkıp vaaz veremez. Bunu engellemek senin görevin değil mi?
O zaman 8-10 bakanlık bütçesine sahip Diyanet Başkanı Ali Erbaş “Din istismarıyla mücadeleye devam edeceğiz” diyeceğine mücadele et ve o zındıkları sustur. Bize de dinin güzelliklerini anlattır. Görevini ihmal etme. Dostluğu, kardeşliği, sevgiyi, saygıyı, ayrımcılık olmayacağını, herkesin inancında serbest olduğunu ve Allah’a karşı sorumlu olduklarını anlat yeter.

Çanakkale

Dünya savaş örnekleri ve başarılı savaşların başında olan ve “Çanakkale geçilmez” denilen savaşın 103. yıldönümünü bugün kutluyoruz.
Bu savaşta baştan sona destan yazan Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk’e, silah arkadaşlarına, şehitlerimize ve gazilerimize şükranlarımı sunuyor, anılarının yüreğimizde olduğunu belirtiyor mekânlarının cenneti alada olduğuna inanıyorum.
Burada bir hususa değinmek istiyorum. Son zamanlarda Çanakkale zaferi anlatılır veya öğretilirken özellikle bu iktidar döneminde en az on kere değiştirilen Milli Eğitim müfredatında bile, sanki bu savaşta Atatürk yokmuş gibi davranılmasını çok yadırgıyorum.
Yahu, neden korkuyorsunuz Atatürk’ün Çanakkale ve Kurtuluş Savaşı kahramanlıkları dünya literatürüne savaş taktikleri olarak geçmişken onu benimsemeyen ve özellikle Çanakkale’de adından bahsetmeyen sizlere ne oluyor be?
Utanmadan sıkılmadan hurafeler üretiyor ve hep kandırılan milletimizi kandırmaya çalışıyorsunuz.
Evet, savaş imanla yapılır. İmanı olmayanın kendine güveni olmaz ve zaten başarılı olmaz. İman kişiye güç ve cesaret verdiğini inkâr etmek mümkün değil. Durum böyle iken Çanakkale anlatılırken orada görevli rehberlerin çoğu, savaş sırasında ormanlardan aksakallılar çıktığını düşmana saldırdıkların, bazılarının da yaralılara baktığı ve askerlere su taşıdığını anlatırlar.
Peki, bu şahıslar orada 8-9 ay süren savaşta aç susuz ve hoşafla idare dip savaşırken bu güçler onlara neden yemek getirmediler ki?
Yine Sarıkamış’ta, maceracı Enver Paşa yüzünden kimine göre 80, kimine göre 90 bin askerimiz donarken, Çanakkale’de askerimize sahip çıkan bu sakallılar Sarıkamış’ta neredeydi? Onlara battaniye ya da soba getiremezler miydi?
Ey Diyanet, işte bunlar da senin görevlerin arasında; çık ve doğruları anlat!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
hasan ali 2018-03-19 05:04:46

sayın dolu hic yorulmayın bu hırsızın uşaklarına verin sadakayı gerisi malum canakkaleyide inönüyüde sakaryayıda büyük taaaruzuda ülkenin kalkınmasınıda anlamazlar cünkü sahipleri kapitaistlerinin uşagı bunlarda sahipleri hırsızın uşagıdırlar

Avatar
MUSTAFA5657 2018-03-18 15:01:06

ŞEREFSİZ BİLMEDİĞİNİZ HER ŞEYİ YAZMIŞSINIZ ATATÜRK DECCAL BU ÜLKENİN BAŞINA LAİKLİ

Avatar
erkan çetinel 2018-03-18 18:42:13

Sayın Mustafa Dolu nasıl Atatürkü başka birisi ile mukayese edersin ??????

Avatar
Mustafa 2018-03-21 14:39:43

Bilmediğimizi belirten o terbiyesiz zat. Her kimsen sizin bilir dediğiniz zındıkları gönderin tartışalım ve doğruları öğretelim de. Yola gelin.