Yıllardır Atatürk’ü itibarsızlaştırmak ve unutturmak için uğraşanlar, yine bir 29 Ekim Cumhuriyet Bayramı yıldönümünde ortaya çıkıp “Sağlıklı bir Mustafa Kemal sevgisi üretmeliyiz” gibi saçmalıklarla gündemi değiştirmeye çalışırken, bir otobüs dolusu insan Selanik’e doğru yola çıkmıştı. 
Hedef 29 Ekim’de Atatürk’ün doğduğu evde olmak ve Cumhuriyet Bayramı’nı kutlamaktı.
İstanbul’un Büyükçekmece, Silivri ve Çatalca gibi muhacirlerin yoğun şekilde yaşadığı ilçelerinden yola çıkan bu kişiler, 1923’te nüfus mübadelesiyle Yunanistan’dan Türkiye’ye gönderilen mübadillerin torunlarıydı.
Otobüsün ön camında “Yunanistan Dede Toprakları Turu” yazıyordu.
Neşe içinde, şarkılarla başlayan yolculuk ne yazık ki İpsala sınır kapısında kesintiye uğradı.
Daha beş dakika önce Güzide Kasacı’nın “Benim adım Çalıkuşu” şarkısını söyleyen musiki korosu solisti 65 yaşındaki Ayşe Teyze, gümrük polisi tarafından otobüsten indirildi ve gözaltına alındı.
Önce kendisine şaka yapıldığını sanan yaşlı kadının bavulları indirilirken, otobüs ve sürücüsü mercek altına alındı.
Yaklaşık üç saat bütün kayıtlar ve şirket evrakları didik didik edildi.
Bir şey çıkmayınca, otobüsün içindeki moralman çökmüş insanların Yunanistan’a geçişine izin verildi.
Yunanistan hiçbir zorluk çıkarmadan aldı dede topraklarını ziyarete giden bu insanları, onlardan biri de bendim…
Rehberimiz Batı Trakya Türkü, Gümülcineli Nazmi Arif’ti. 
Yunancaya en az Türkçe kadar hâkim, hem avukat, hem ilahiyatçı, hem tarihçi, hem tur rehberi olan Nazmi Arif, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti’nin efsane lideri Rauf Denktaş’a da dört yıl danışmanlık yapmış bir isim. Batı Trakya Türklerinin azınlık haklarını kazanmak için yıllardır çektiği sıkıntıları, Balkan Savaşlarını, Selanik’i tek kurşun atmadan Yunanlılara teslim eden Hasan Tahsin Paşa’nın sonradan nasıl Yunan halk kahramanı ilan edildiğini, Grebene kahramanı Bekir Fikri Bey’in ise Enver Paşa’yı uyarmasına rağmen nasıl Sarıkamış’ta donarak şehit olduğunu anlattı.
Türkiye-Yunanistan sınırını belirleyen Meriç Nehri üzerindeki köprüden geçerek başlayan ve Dedeağaç, Drama, Serez, Atatürk’ün annesi Zübeyde Hanım’ın doğduğu kent olan Langoza, Vardar Ovası, Olimpos dağları, Kavala, Nasliç ve Çotil gibi tarihimizden izler taşıyan bölgeleri gezdikten sonra geldiğimiz Selanik’te herkes çok heyecanlıydı.
29 Ekim sabahı otobüse bindiğimizde Atatürk’ün sesini duymuş ve yol boyu onun sevdiği şarkıları dinlemiştik.
Ama Atatürk’ün evini görünce büyük hayal kırıklığına uğradık.
2012 yılında uzun bir tadilat geçiren ve yaklaşık iki yıl kapalı kalan Atatürk’ün evindeki bütün eşyalar çıkarılmış ve yok edilmiş!
Sadece Atatürk ve annesi Zübeyde Hanım’ın balmumundan yapılma heykelleri var.
Heykeller iki ayrı odada birer köşeye konmuş,resmen evin içi boşaltılmış, sadece duvarlara resim ve fotoğraflar asılmış. 
Kültür ve Turizm Bakanlığı’nın gerçekleştirdiği restorasyonla ev ev olmaktan çıkmış, bir sergi salonuna dönüşmüş.
Evin içindeki divanlar, perdeler, minderler, mangallar, yatak odaları ve Atatürk’ün giysileri ve ayakkabıları gibi özel eşyasının bulunduğu yatay vitrinler ve ayakta duran fraklı modeli de kaldırılmış.
Yetkililer, Atatürk’ün evindeki eski eşyaların Ankara, Samsun ve İznik’teki müzelere dağıtıldığını söylüyor.
Gerekçe olarak da eski evdeki eşyanın aslında Atatürk’e ait olmayıp, Birinci Dünya savaşından sonra bu eve yerleşen bir Yunan ailesine ait olması gösteriliyor.
Öyle bile olsa o eşyalar evi canlı tutuyor, bir dönemi insanların zihninde canlandırmasına yardımcı oluyordu.
Şimdi evin içinde Atatürk’e ait neredeyse hiçbir şey yok…
Odalardan birindeki küçük vitrinde sadece Atatürk’ün asker şapkası, kemeri, bastonu ve birkaç çatal kaşık görülüyor, o kadar…
Boyanıp cilalanmış ev gıcır gıcır ama ruhsuz, hatta içler acısı…
Sözde çağdaş bir müze havası vermeye çalışmışlar, duvarları ışıklı panolarla kaplayıp İngilizce yazılarla sadece Türkleri değil yabancı ziyaretçileri de hedeflemişler.
Ama ne yazık ki bizim gittiğimiz gün iki otobüs dolusu Türkiye’den gelmiş ziyaretçiden başka kimse yoktu ve onların da hissettiği şey şuydu:
“Atatürk’ün evini kapatsanız da eşyalarını çıkarıp depoya kaldırsanız da O’nu bize unutturamayacaksınız”
 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Irfan 2017-11-04 03:39:38

vay be hacca gider gibi,,,selanik turu haaaa,,bari tavaf edeydiniz,,,yav bizim millet herseyi bu Kadar neden abartiyorki,,Ataturk zamanini yasamis gorevini tamamlamis ahrete goc etmis,,,birakin Adam rahat uyusun,,merak etmeyin hic bir turk buyugu unutulmaz,,

Avatar
recep 2017-11-06 23:07:00

milleti gıdıklamayın