İnsanoğlu öyle silahlar üretti ki sadece hedef düşmanı veya orduyu değil, gezegenimizi topyekûn imha edebilecek duruma geldi.

İşte bu gelişme özellikle uluslararası alanda yeni bazı temel politikalar ve bakış açıları zorunlu kıldı.

Bu değerlendirme klasik sosyo- ekonomik ve sınıfsal bir değerlendirme olmayıp, sadece yaşadığımız büyük coğrafyada tüm farklılıklara rağmen “relatif barış” içinde uluslararası camianın yaşamını sürdürmesi anlamındadır.

Aşağıda yazılanların işte tam da bu çerçevede değerlendirilmesini dilerim.

Yoksa emek sermaye çelişkisi çözülmediği sürece orda temel çelişki olarak duruyor ve elbet bir gün  bir şekilde çözülecek.

Bu en temel konu ise kitaplar dolusu makaleler içerecek farklı bir çalışmayı gerektirecek.
***
Dünyada ve ülkemizde neler oluyor?

Avrupa’da ve ülkemizde gerçekten bir eksen kayması mı var, yoksa bazı algı oyunlarına kurban mı ediliyoruz?

Gerçekten Gladyo, Kontra Gerilla, Academi vs. adına ne derseniz deyin, onların kontrolünden çıkıp Avrasya vizyonuna yaklaşıyor muyuz?

Yoksa iç pazardaki kurnaz esnaf  kafası uluslararası ilişkilerde de uygulanabilir şeklinde bir köylü veya hadi kasaba kurnazlığı mı sergileniyor.

Eğer son şık yaşanıyor ve yaşatılıyorsa, durum vahimden ötedir.

Ama bu kadar şüphe ve güven sıkıntısı içinde sağlıklı bir yapı oluşabilir mi, göreceğiz.

***
İdlib ve aslında Suriye Hükümeti ile ilgili konularda nihai tutumumuz ve yaşayacaklarımız sadece ülkemiz değil, bölge için de son derece önemli.

Yeter ki hata yapmayalım, çelişkiler içinde boğulmayalım ve güvenliğimizi Amerika’nın BüyükOrtadoğu Projesi’ne (BOP) kurban etmeyelim.

Elimizi binlerce kilometre uzağa uzatmamıza gerek yok.

Komşu ülkelerin başkentleriyle bir olmamız huzurumuz ve dirliğimiz ve hatta güvenliğimiz için yeterli.
 

***
Yaşlı kıtalarda, yani Asya , Avrupa ve hatta Afrika’da barış içinde birlikte yaşamak için Avrupa savunmasının Amerika’dan bağımsız olması gerektiğini ürkek olarak da olsa Fransa da Macron bile anlıyor gibi ya, oldu bilin bu işi!

Bunun için  Amerikan askeri varlığının Akdeniz’den dışarı çıkarılması veya çekilmesi şart.

Avrasya treni vagonları yerlerini alıyor.

Türkiye bu trende yerini alırsa barış ve huzur unsuru olarak merkezi bir konumda olur.

Hele  yenidünya kurulurken Türkiye, Avrupa Birliği zinciri bünyesinde kendine sağlam bir yer yaratırsa güven ve işbirliğinin önemli bir kavşağı
haline gelir.

Hem oluşmakta olan (AB) Avrupa Birleşik Savunma Sistemi içinde askeri, hem de ekonomik, ticari, bilimsel ve kültürel anlamda.

Hem öyle içeriye dönük sanal algı projelerindeolduğu gibi traji- komik durumlara düşmeden, inandırıcı ve samimi bir şekilde.

En azından coğrafi anlamda merkez bir rol oynar.

Haydi hayırlısı!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.
Avatar
Mustafa ahkemoglu 2018-09-13 16:08:28

Garanti veriyor musunuz.