banner87

Bu tavır Avrupa Konseyi başta olmak üzere AB’de hâkim…
OHAL’i görmeme karşılığı, yumuşak geçiş anlamında Türkiye’yi ‘görmeme’ tavrı.
Bu yumuşak tavrı avantaj olarak gören ve bugün Strazburg’a gitmesi beklenen Dışişleri Bakanı Mevlüt Çavuşoğlu, dikkatli olmalı.
Bizim Şükrü Sina Gürel’in ‘öğrencisi’ ve dış işleri bakanı sıfatıyla da ‘mevkidaşı’ olan Mevlüt Çavuşoğlu’nun, ‘içeriden ve dışarıdan’ yolu mayınlarla dolu. Özellikle yurt dışında oldukça güçlü kadrolara sahip olan FETÖ üyelerine dikkat etmesi gerekiyor.
Adalet Bakanı Bekir Bozdağ da FETÖ konusunda iyi sınav veremiyor. Özellikle Fethullah Gülen’in iadesi konusunda.
AKP de hemen hemen her siyasetçi bir FETO zanlısını koruma yoluna gidiyor.
CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun da ‘siz bunları yerleştirdiniz’ serzenişinde haklı konuma geliyor.
Yeni isimlerin tercihinde  FETÖ’nün devşirme alanı olan Türk-İslam sentezcileri değil, Atatürkçü, Solcu, Demokrat Cumhuriyetçi  ve Alevi kökenli kadroların yolu açılmalı.
Bürokratik koalisyon şart!
Amaç Cumhuriyetse bu kaçınılmaz.
Dışişleri Bakanlığı’nda neler oluyor?
Strazburg’da neler oluyor?
Avrupa Konseyi ve AB ne yapıyor?
Çok sevilen ve başarılı diplomat olan Strazburg Daimi temsilcimiz Büyükelçi Erdoğan İşcan’ın  bile tam bilgilendirildiğini sanmıyorum.
AHİM’in Türkiye Yargıcı Galatasaray ekolünden Işıl Karakaş. Eser Karakaş’ın eşi 9 yıllık görev süresi Mayıs 2017’de sona eriyor.
Bağımsız çalışıyor. Ama Türkiye ile ilgili gerek uzman alımında gerekse başka konularda bilgisine başvurulan bir isim.
Mehmet Öncü isminden haberi var mı, ya da bu durumda Avrupa Konseyi ve birimlerinde kaç isim var, biz bilemeyiz. Ama Çavuşoğlu bizim adımıza bilmek zorunda.
Mevlüt Çavuşoğlu 9 Eylül’e kadar Işıl Karakaş’ın yerine Türkiye’nin önereceği üç ismi bildirecek.
Konseyin veto hakkı var. Bir isim seçecek.
Ankara Hukuk Mezunu, İstanbul’da etkili olan Osman Can isminden söz ediliyor. Süre doldu, ama Türkiye’nin önerisi kamuoyuna açıklanmıyor. Neden şeffaf değiliz ki.

Çavuşoğlu ve Bozdağ ne yapıyor?
Gelelim Fethullah Gülen’in iadesine. Daha öncesinde şuna bakalım. Adalet Bakanı Bekir Bozdağ bu konuda ne yapıyor? Fethullah Gülen’i istediklerini söylüyor. ABD ‘yok’ dedi. Hemen ‘80 kilogram tutarında belge gönderdik’
Diyelim ki doğru. Ama Sayın Bozdağ bu belgeler 80 kilogram olduğuna göre ambalajlı ve hazırdı. Bu belgeleri hangi depoda ya da yerde paketleyerek niye aylarca beklettiniz? Siz ya da ilgililerin haberi yok muydu?
Ve son komedi…
80 kilogramlık belgeler gitti, ama İngilizce değil, Türkçe!
Şaka mı bu?
Yoksa bilinçli bir ihmal mi?
NATO toplantısına katılan general skandalına da dokunmuyorum bile.
Yoksa FETÖ ile mücadelede adli ve diplomatik bürokraside ‘engelleme’ mi var?
FETÖ ile mücadele ediyoruz diye  Milli Eğitim’in kontrolündeki okullarda çalıştıklarını sanan öğretmenleri, Bank Asya’dan kredi alan insanları sorgulamakla olmaz.
Geçen gün de dedim. Cumhuriyetçi demokrat mahallede aramayın. İçinize bakın. Tarafsız olun. ‘Buna değdi, buna değmedi’ ile olmaz.
Biz Avrupa’nın, haddini aşarak ‘Erdoğan’a tahammül edelim’ siyasetine cumhuriyet ve demokrasi adına karşıyız. Saygısızlık da sayarız. Ya siz?
Cevapları merakla bekliyoruz.

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.