Tayyip Erdoğan 27 Mart 1994-6 Kasım 1998 tarihleri arasında İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanlığı yaptı.
4 yıl 8 ay başka hesapla da 56 ay…
Bu süreci kendi adına çok iyi kullandı, efsane oldu.
Bu süreç kendisini önce başbakanlığa sonra cumhurbaşkanlığın ardından da başkanlığa taşıdı.
Ve dün İstanbul’da 13,5 yıllık yani tamı tamamına 162 aylık Kadir Topbaş dönemi sona erdi…
Peki,  Topbaş’tan geriye ne kaldı? Ya da eksiği neydi?
Öncellikle Erdoğan gibi karizmatik ve politik bir kişilik değildi. Lider de.
Hizmet etmek bir görevdir. Topbaş bize göre bu görevi yapamadı. Onun ötesinde, zihinlerde kalan ya da iz bırakan siyasi duruştur.
Söyler misiniz Topbaş’ın siyasi duruşu neydi?
Geriye sadece betonlaşmış, yağmalanmış bir kent bırakmadı.
FETÖ iddiaları ve istifasındaki suçlamalar dâhil zihinlerde bir soru işareti olarak gitti.
Konuşması için birkaç haftası var.
Yapmazsa özellikle istifasının nedenlerini net olarak açılmazsa savrulur gider.
İslam’ı yaşayacakmış. Yani şimdiye kadar yaşamadı mı?
Ya da işgal ettiği makam sürecinde oturduğu koltuk İslam’ı yaşamaya uygun değil miydi?
Anlamsız bir açıklama.
Peki, Mevlüt Uysal kim?
Antalya Yörüklerinden. Avukatlığa Hayati
Yazıcı’nın hukuk bürosunda başladı. Kökten Milli Görüşçü değil. AKP kurulurken Küçükçekmece İlçe Başkanı oldu.
Peki, neden bu koltuğa oturdu?
İki sebepten… Birincisi AKP içindeki gruplaşmadan doğan acımasız bitmeyen  kavganın tarafı değil.
İkincisi bu koltukta geçici, kalıcı olma iddiası da yok…
Çünkü gerek CHP gerekse AKP’de İstanbul Büyükşehir Adayı olacak isimler aynı zamanda geleceğin lider adayları arasında yerini alacak. Ankara ve İzmir’de aynı...
Siyasette geleceğin liderleri belediye başkan adayları arasından çıkacak.
Mevlüt Uysal da bu iddiada ve ölçekte değil.
Seçimden sonra Gürsel Tekin’i aradım.
Tercihin nedenlerini ve sonuçlarını sordum.
Beton lobisi kazandı dedi ve ekledi.
Fark etmez. Moda deyim ile CV’sine bakın.
2009 yılından bu yana Başakşehir’i betonlaştıran isimdir.
Mevlüt Uysal’ın yerine kim Başakşehir Belediye Başkanı kim olacak?
Ahmet Selamet olabilir.
Ağabeyidir. Kökten Milli Görüşçüdür. O da Küçükçekmeceli’dir.
Bu seçim aslında Tayyip Erdoğan’ın üçüncü İstanbul projesinin ayak sesleridir. Küçük ve Büyükçekmece Gölü’nden yukarıya, sağa sola bir yarım yay çizin. Beylikdüzü, Başakşehir, Esenyurt, Arnavutköy’ü ve Sarıyer’i içine alan alana bakın. İstanbul’un yağmur ve kuşların göç yolu üzerindeki Karadeniz kıyısıdır üçüncü İstanbul.
3. Köprü, Yeni Hava Limanı ve Kanal İstanbul demektir. Havalimanı, köprüsü, kendisine ait boğazı bile olacak bu üçüncü İstanbul’un.
Tıpkı 3. Cumhuriyet gibi. 3. İstanbul’da her şey var. Rant var, nüfus yani seçmen var, gökdelenler var.   
Bu seçim AKP içindeki tedirginliği artıracaktır.
Tartışma kaçınılmaz. Yarılma da…
AKP 80 milyona Topbaş’ın istifasının gerekçelerini anlatamıyor. Anlatamayacak da.
Dün de söyledim, AKP 15 Ekim’de Afyon’da toplanacak. Gelecek planlaması yapacak.
Afyon 2001’li yıllarda aralarında Meral Akşener’in de bulunduğu muhtemel AKP kurucularının toplandığı yer. Nostaljik değeri var. Ama bu sefer kurucu ruh yaralı, yorgun ve birbirine güvensiz…
Bir yanda adalet ve demokrasi arayışları, ekonomik durgunluğun tavan yapma riski.
Diğer yandan da Suriye, Irak başta olmak üzere komşularımız, ABD, Almanya gibi ülkelerle yaşanan krizler.
İşimiz zor. Ama bir umudum var.
Erdoğan’ın ‘aldatıldım’ ya da ‘yanıltıldım’ mazeretleri ile başlayan süreç.
Bu yenilmez ve yanılmaz Erdoğan’ın imajını yerle bir ediyor.
Sıra, korku tünelinden çıkmamızda…
Ve Türkiye korku zincirlerini kırıyor.
Umudu yeşertmeye bakın.
Korku zincirlerini kırın!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.