banner87

MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli dün ‘eteğindeki taşı’ döktü. 
Bizim Milliyetçi Cephe dediğimiz MHP-AKP birlikteliğini kalıcı yaptı.
Adına da Cumhur Cephesi dedi.
1991 yılına atıfta bulunarak RP-MHP ve IDP ‘kutsal ittifakının’ 2018 versiyonunu tarif etti.
Türkiye kamplaşmalardan çok çekti.
Cumhurbaşbakanlığı sistemini cumhuriyetin üçüncü ‘versiyonu’ olarak tarif etti.
‘Adayımız yok, adayımız Erdoğan’ dediği konuşmada aslında Erdoğan’a ‘ya sev, ya terk et’ dedi.
Üstü kapalı tehdit de diyebiliriz.
Bahçeli’nin doğru tespitleri de var tabii ki.
Birincisi CHP, Bahçeli’yi ‘hedef tahtasına’ koymamalı.
Muhatabı Erdoğan olmalı.
TBMM ve halk yeni sistem için onay verdi. 
Türkiye bu kanunlarla seçime gidecek.
CHP, Milliyetçi Cephe’ye karşı, Cumhuriyetçi Demokrat Cephe’yi kurmalıdır.
Saadet Partisi ile irtibatı koparmamalıdır.
Ve Bahçeli’nin dediği gibi bu yeni dönemdir.
Yüzde 10 barajı, MHP ve RP’yi devre dışı bırakmaya, iki partili sisteme dayalı bir seçim kanunudur.
Bu günkü sistem de iki partili sisteme dayalı cephe siyasetidir.
Cepheleşme olmadan, cephe siyaseti.
Ve birinci cumhuriyet yara aldı, Ilımlı İslam ve yeşil kuşak projesiyle ABD destekli ikinci cumhuriyet denemesi başarısız oldu.
Bu dönem birinci cumhuriyeti temel alan üçüncü versiyon olmalıdır.
Bu noktada Erdoğan’a da büyük görevler düşmektedir.
Ama nerede…
Kılıçdaroğlu çiçeği ile siyaset bahçesi şenlenemez.
Bahçeli de bunun idrakinde olmalıdır.
✶✶✶
Gelelim AKP’ye…
Ekonominin gidişi ile ilgili duyulan derin endişeler ve kaygılar her cenahta bir arayış başlattı.
Mehmet Şimşek’in 2018 yılı zor olacak açıklaması ekonomi dünyasını derin endişelere sevk etti.
AKP içinde ekonomik politikaları kayıtsız şartsız savunan Maliye Bakanı Naci Ağbal ve Nihat Zeybekçi ile Cumhurbaşkanının her fırsatta merkez bankasının faiz politikasını eleştirmesi iş dünyası açısından sorun olmaya başladı.
11. Cumhurbaşkanı Abdullah Gül bu açıdan bir kez daha öne çıkarılmaya çalışılıyor.
Ekonomi çevreleri ve uluslararası yatırımcı kuruluşların rahatlıkla görüşlerini aktardığı birisi olan Gül yeni çekim merkezi durumundadır.
Kulislere sızan, Gül’ün eşinin bazı işadamlarına daha fazla baskı yapın ki Abdullah bey daha fazla öne çıksın talebi bunun bir göstergesidir.
Bu konuda uluslararası finans çevrelerinin güvendiği bir isim de Ali Babacan ki mutlaka bu süreçte yol alması isteniyor.
AKP kurmayları dışarıdan gelen eleştiri oklarına karşı mücadeleye hazır ama içeriden olan bu çalışmalara ve eleştirilere alışkın değil.
Bu dönem Abdullah Gül-Ali Babacan ikilisine Tayyip Erdoğan bu çıkışları ve bu senaryoyu uygulamaya koyanların kendisini tasfiye planı olduğunu bilir.
Onun için AKP’de kılıçlar erken çekildi.
Cumhurbaşkanı Erdoğan 15 Temmuz FETÖ darbe girişiminden sonra ilk ziyaretini Fransa’ya yaptı.
Fransa Cumhurbaşkanı Macron tarafından Paris’te Elysee sarayında ağırlandı.
İki tarafta temkinliydi.
Kimse masayı devirmek istemiyordu.
Fransa Cumhurbaşkanı Türkiye’nin AB bekleme sürecini çıpada diye tanımladı (çıpa, demir atmış gemi).
Erdoğan Kudüs konusunda Fransa’dan ve ABD’den destek istedi.
Türkiye’ye döner dönmez Demir Kilise
diye bilinen ve restore edilen Bulgar Ortodoks Kilisesi’nin açılışına katıldı.
Yanında Bulgaristan Başbakanı Boyko Borisov vardı.
Borisov’un özelliği 1 Ocak 2018’de AB Dönem Başkanlığını Bulgaristan adına yönetecek olması idi.
Tüm bunlar AB için ısınma turları.
Yapılması planlanan ekonomik anlaşmalar ve görüşmeler ise yarın ki yazının konusu…

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.