Büyüklerimiz hep sızlanır. “Nerede eski bayramlar” diye.    Biz de sızlanmaya başladık.    Yaşlandık mı ne?    Aslında aranan o eski bayramlar değildir, eskiyen zamandır.     Nerede o gençlik, nerede o ağzımızın tadı, nerede lezzeti.    Aslında aranan gençliktir.     Yıllarca ‘ah memleket’ deriz gideriz, sonra da ‘bizim zamanımızda böyle miydi?’ diye sızlanarak döneriz.     Evet  hiçbir şey eskisi gibi değil, o zaman daha yokluk içindeydik, sosyal hayatımız daha kötüydü.     Ama hedeflerimiz vardı, boy boy...    Hümanizm vardı. İdeoloji vardı.     Sorarlardı ne olacaksın diye? Sağcısı-solcusu atılırdık hemen ‘Ülkeyi yöneteceğiz’ diye.     Şimdi gençler de Holding yöneteceğiz diye atılıyor.     Kınamak için söylemedim. Sadece durum tespiti o kadar.    Sözün özü şu dostlar. Gençler-yetişkinleryaşlılar aynı zaman diliminde farklı dünyaları yaşar.    Gençler ve çocuklar da ‘ah nerede eski bayramlar’ diyecek.   Bizim gibi aslında aranan o bayramlar değil, gençliktir.    Gençliğin ağzındaki ‘tad’dır.   Oğullarım Deniz ve Sinan, yeğenim Yağız Kutay’ın ve diğer gençlerin ağzının tadı başka, benimki başka.   Önemli olan her yaşın tadına varmak.   Aslolan o.   Ramazan Bayramı bazıları için ‘şeker’ bayramı yani bayram tatili. 9 gün bayram tatili iyi geldi. Tansiyon düştü. Ah bu teröre varan kazalar ve IŞİD, PKK terörü olmasa.    Bu yüzden tadımız kaçık.   Bir de ramazan bayramını kutlayanlar vardı.    Hepsinin bayramını kutluyoruz, bayramlar barış aylarıdır. Dünya günleridir.   Her inançtan insanın dini ve milli bayramlarını kutluyoruz.   9 günlük bayram tatiline çıkanların hepsinin deniz kenarında güneşlendiğini sanmayın.   Bu tatil köy yollarını, baba ana ocaklarını şenlendirdi.   Hadi köyümüze geri dönelim bayramıydı bu. Sıla-ı rahimdi. Yaşlılar sevindirildi.   Ordu, Erzurum, Kars, Malatya, Ardahan ve diğer kentlerimizin il, ilçe ve köy yolları kalabalıklaştı.   Ocaklar tüttü. Nerede eski günler diye milyonlarca insan gençliğini aradı Anadolu’da.   Camiler şenlendi, Cem evleri şenlendi.    Ancak bu konuda bir sıkıntı var. Gençler gelmiyor.    Gençler gelir. Siz götüremiyorsunuz.   Onlar sizin gibi değil. Şehirli. Köy hayatı çok zor.   En zoru ne onlar için biliyor musunuz?   Banyo ve tuvalet.   Gülmeyin, gençlere sorun.   Köylerde koca koca ev yapmayın. Önce tuvalet ve banyo yapın.   Eskiler hatırlar. Benzin istasyonlarının tuvaletlerine girilmezdi. İsim vermeyeyim.  Reklam olmasın. Bir petrol devi, çok değil 10-15 yıl önce tanınmış bir şarkıcı ile kampanya başlattı.   Şu anda hepsi pırıl pırıl.   Bir büyük sosyal yardım kuruluşu bu işe el atarsa inanın çok yararlı olur.  Hadi köyümüze banyomuzu ve tuvaletimizi alarak dönelim.  Ne dersiniz?
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.