8 Mayıs resmi bayram ilan edilir mi?

Karayılan'ın, Kandil'deki basın toplantısında, "Önder Öcalan'ın talimatına uyarak otuz yıldır sıcak çatışma içindeki güçlerin silahları ile birlikte ülke dışına çekileceklerini bildiren açıklamasını, Cumhurbaşkanı Gül'ün başkanlığındaki Milli Güvenlik Kurulu üyeleri aylık olağan toplantılarında izliyor.

Rastlantının böylesi, her halde ancak yüz yılda bir olur.

Sancılı güneydoğu sınırımızın başlangıç noktası ile komşu olan Kandil Dağı, bizler için, düne kadar "Devlete baş kaldıran acımasız silahlı teröristlerin" kuş uçmaz kervan geçmez bir karargâh merkeziydi.

Oysa önceki gün 100'den fazla yerli yabancı gazetecinin uluslararası TV kuruluşlarının amblemlerini taşıyan mikrofonlarının sıralandığı uzun masanın arkasında yer alan Murat Karayılan ve  Yürütme Kurulu Üyelerinin, Başbakan Erdoğan'ın talimatı  ile Oslo'da  başlayan görüşmelerin 2013 ilk baharında ulaştığı sonucun gereği olarak sağlanan üç aşamalı mutabakatı açıkladıkları yer oldu..

O mutabakatın birinci maddesi,25 Nisan 2013 itibarı ile yürürlüğe giriş olmalı ki PKK'nın yerini, MGK bildirisinden sonra adeta ışık hızı ile "tüm terör örgütleri" adı altında kamufle edilmiş olan bilinmeyen denklemi oluşturan kimi işaretler alıyor!

Kandil açıklamasında Milli Güvenlik Kurulu'nu oluşturanlar içinde sürpriz olarak karşılanması gereken en göze çarpıcı bölüm çekilecek güçlerin silahlarını da birlikte götürecekleri koşulunun yer alması olmalıdır.

Ellerindeki silahlardan Erdoğan-Öcalan mutabakatının üçüncü aşaması da tamamlanıncaya kadar vazgeçmeyeceklerini söyleyen  ve Avrupa Parlamentosunun son tanımlamasıyla, kendilerinden "aktivist" olarak söz edilerek meşruiyet sağlanması istenilen PKK, askeri deyimle "teyakkuz" dönemine geçmiş olmaktadır.

Bir bölümü, elleri silah kabzalarında Kuzey Irak Kürdistanı'n da  hazır ol da beklerken , başka bazıları evlerine dönerek günlük yaşamlarına uyum sağlamak isteyeceklerin ortak hedefi, Ortadoğu'da yeniden biçimlendirilmesi istenilen o büyük rüyanın gerçeğe dönüşmesi  olduğunu, artık herkesin bilmesi gerekiyor:

Anadolu'yu da kapsayan  ve  Türk-Arap- Kürtlerden oluşan bir büyük federasyondur söz konusu olan.

Kandil'e giden gazetecilerin bir bölümü ile söz konusu basın toplantısı akşamı bir araya gelen Murat Karayılan'ın bağımsız bir Kürdistan istemediklerinin altını çizdikten sonra, üniter bir ulus devlet modeline de karşı olduklarını söylemesi ve açık bir anlatım ile konfederasyon ya da federasyon seçeneklerini tartışmaya açmasına acaba Milli Güvenlik Kurulu'nun son toplantısına katılan sivil ve asker üyeler nasıl bir yorum getirdiler?

O toplantıda nelerin masada olduğunu bildiren son derece kekeme bir açıklamanın satırları arasında, bu sorunun yanıtını bulmak mümkün değil.

Ama asker kanadından tam anlamı ile bir rastlantı haberi önceki akşam televizyonlardaydı.

Malatya merkezli 2'nci Ordu Komutanı Orgeneral Galip Mendi, terör şehidimiz uzman çavuş  Kemal Erdoğan'ı anmak için yapılan bir törende konuşurken ülkenin bölünmeyeceğinin  güvencesi olarak

Silahlı Kuvvetlerimizi ve onların bağrındayken şehitlik mertebesine ulaşanları gösteriyor.

Aman Paşam. Aman!

Bu tür söylemlerden dolayı Silivri, Hasdal, Ankara ve İzmir'de tutuklanmış olanları  göz ardı etmeyin!

***

Ve Siz AKP Meclis Grup Başkanvekili, eski solcu Ayşe Bahçekapılı, ellerinizi  dostluk için PKK'lılara uzattığınızı söylerken, 8 Mayıs'ın da  bayram olarak kutlanması için yasa tasarısı hazırlamayı da unutmayın.

Önceki ve Sonraki Yazılar