banner87
Türkiye’de siyaset öyle kirlendi, pas tuttu, düşük profilli başbakan tartışmaları o kadar mide bulandırdı ki, benim başbakan adayım Sarıkeçili Türkmen kadını… Zira bu pislikten bizi ancak temiz yürekli, insanlıktan çıkmamış, doğayla içiçe yaşamanın gücüne inanan ve olaylara bakışında hesap kitapçılık yapmayan, para hırsı olmayan bir bakış kurtarabilir… O da maalesef parlamentoda çoğunluğa sahip partide değil, konar göçerlikle yaşamını sürdüren Sarıkeçili yörük Türkmen kadınında var…

Yüzyıllardır gezdiği yaylalardan kovulan Sarıkeçili Türkmen kadını televizyonda anlatıyor başlarına geleni… Giyimi kuşamı tam bir köylü kadını ama konuşması muhteşem. Gayet düzgün cümlelerle, derdini anlatan bir konuşma tarzı. Çok net bir Türkçe. Nereden gelip nereye gittiğini bilen bir bakış açısı. Kendi tarihini, toplumunu geçmişini bilen, geleneklerine uygun yaşayan ve bundan sonra da yaşamanın yollarını arayan… Kendisini, çoluk çocuğunu ve yaşamlarının devam etmesini sağlayan gelir kaynağı sürüsünü, keçilerini korumaya çalışan bir kadın. Saldırının kimden nasıl geldiğini biliyor. Kendi kaynaklarının başkalarına nasıl peşkeş çekildiğinin farkında ve bunun için mücadele ediyor. Yaylalarda keçilerinin içeceği suyun kendilerinden alınıp maden şirketine verildiğinin bilincinde… Yüzlerce yıldır dolaştığı dağların, yaylaların, elinden alınan akarsuyun mücadelesini veriyor. Yüzyıldır akan suyumuz son 5 yıldır maden ocağına verildi diyor… Burada büyük bir su kavgası var diyor, su doğaya aittir maden şirketine değil diyor…

Peki yüzlerce yıldır Anadolu vadilerinde yürüyen Sarıkeçilileri ezme hakkını kim nereden buluyor? Yörüklerden kendi ülkelerinde oturma izni isteyen kim?

Karaman'a bağlı AKP'li Kazım Karabekir Belediyesi, Sarıkeçili yörüklerinin geleneksel göç kervanı şenliğini dağıttı, çadırlarını yıktı ve gelen misafirlerini geri çevirdi, duymuşsunuzdur... Hatta bazıları darp edildi. Karaman'ın Kazımkarabekir İlçesi sınırlarında gerçekleştirilen Yörük Şöleni'nde yapılan konuşmalarda hükümet eleştirilince, Belediye Başkanı AKP'li Ali İhsan Alanlı şenliğe verdikleri desteği çektiklerini açıkladı. Başkan Alanlı'nın talimatıyla belediye bölgeye getirilen su tankeri, jeneratör ve kurulan çadırlar geri götürüldü.

Bu kadar doğaya, insana saygısız bir yönetimle karşılaşmadık. Oysa Sarıkeçili yörükler Mersin'den yola çıkarak yürümüş, Karaman'a kadar gelmiş, develeri ve keçileriyle Kazımkarabekir İlçesi sınırlarında bulunan Hacıbaba Dağı'nın eteklerine konuşlanmıştı. Yörük aileleri, 11.Sarıkeçililer Geleneksel Göç Kervanı Şenliği için Çoka Çeşmesi'nin başında toplanmıştı. Bazı konuşmalarda göçebe kültürünün yok edilmek istendiği, obaların konakladığı yerlerdeki suların kullanımına izin verilmediği söylenince, belediye yani idare çileden çıktı. Belediye başkanı bir televizyon röportajında, yörüklerin amacının şenlik filan olmadığı, tamamen provakasyon amacıyla oraya geldiklerini söyleyecek kadar saçmaladı.

Ama zaten siyasete iktidar ve para kazanmak için girmiş bir zihniyet, teknolojinin bu kadar gelişmesine rağmen yüzlerce yıl önceki yaşayış tarzını sürdürmekte ısrar eden, bir tür gönül adamı gibi yaşayan bu insanları ne kadar anlayabilir ki?

Ayrıca başbakanı ne ki belediye başkanı ne olsun?

Devrik Başbakan Ahmet Davutoğlu, iki sene önce henüz dışişleri bakanıyken Konya’da Sarıkeçililer Derneği Başkanı Pervin Çoban Savran’a 'Sizin erkekleriniz yok mu' diyen bir isim…

Anadolu'nun göçebe yaşamı sürdüren son Yörük topluluğu olan Sarıkeçililer adına Ahmet Davutoğlu'na bir rapor veren Pervin Çoban Savran 'Sizin erkekleriniz yok mu' yanıtıyla karşılaşınca üzülmüş. ‘Bir kadın olarak sorunlarımızın çözümü için uğraşıyor olmamdan rahatsızlık duyulması anlaşılır gibi değil. Bizim kültürümüzde kadın erkek ayrımı yoktur" demiş.

Hangi kültür? Bizim artık kültürümüz mü kaldı?

36 bin kız çocuğunu okutan Türkan Saylan misyoner ilan edilip, 6 yaşında kız çocuğuyla evlenilebilir diyen adam baş tacı edildiğinde çözülmeye başladı kültür…

Doğadan ve masumiyetten uzaklaşıp, paraya ve güce tapan başka bir kültür doğdu.

İşte bu kültür, yüzlerce yıldır yörüklerin dolaştığı coğrafyada, keçilerin içtiği suyu maden şirketine satmaya başladı.

Milliyetçiliğin üzerine basıp çiğneyeceğiz diyenler, ümmetçilik zihniyetiyle Arap kültürünü memleketin gündelik hayatına soktu.

Bugün 19 Mayıs Gençlik ve Spor Bayramı… ‘Darbelerle hesaplaşıyoruz, askeri vesayeti kaldırıyoruz’ diyenlerin, ‘stadyum kutlamaları artık sadece otoriter rejimlerde kaldı’ diyerek kutlamaları yasakladığı, özgürlük getireceğiz diyenlerin Cumhuriyet’in kazanımlarını yok ettiği günler…

Ama unutmasınlar ki bu ülke düşük profillilere, vasatın tahakkümüne teslim olmayacak…

Bu yüzden 19 Mayıs benim bayramım…

Başbakan adayım da Sarıkeçili yörük kadını…


Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.