banner87
  Bıkmadan usanmadan yazıyoruz. Yazmaya da devam edeceğiz. Sağır kulaklar doyuncaya, kör gözler görünceye kadar…
  Türkiye'nin sorunları çok büyük… Ama geleceğe bırakacağımız sorunlar da imkânlar da çok büyük.
  Çok değil 5-10 yıl sonra önümüzde dağ gibi bir "sahipsiz göçmen gençler" sorunumuz olacak. Yumurta kapıya gelmeden tedbir alın lütfen.
  YURT Gazetesi aylardır, "Göçmen Bakanlığı kurulsun" diyor. Sadece Suriye göçmenlerini değil, iç göçle büyük şehirlere gelen ailelerinden kopan, koparılan gençleri de koruma altına alalım. Yarının gençleri olacak çocuklarımızı da.
  Bahçeşehir Üniversitesi YURT’un bu çağrısını duydu ve bir toplantı yaptı. Göçmen Bakanlığı’nın kurulmasının gerekliliğine bilimsel olarak parmak bastı. Bunun bir aciliyet olduğunun altını çizdi.
  Peki, devlet nerede, yetkililer nerede?
  Cumhurbaşkanı Erdoğan ve Başbakan Davutoğlu'na çağrımızdır. Çok hatanız var. Bu hatalarınızdan dolayı size muhalifim. Olmaya da devam edeceğiz. Ama bu başka bir iş. Günlük siyasetin dışında. Lütfen bu önerilere kulak tıkamayın. Bizi dinlemiyorsanız, bari bilim adamlarını dinleyin.
  CHP Genel Başkanı Kemal Kılıçdaroğlu'na da açık çağrımızdır…
  Rahmetli Azer Bülbül gibi kafasını iki yana yana sallayarak, "bağırarak konuşmayı" alışkanlık haline getiren, ‘partide bir karışıklık çıkarsa nasıl genel başkan olurum’ diye hesap yapan TBMM Grup  Başkanvekillerinize lütfen talimat verin. Göçmen Bakanlığı kurulması yönünde bir çalıma yapıp, konuyu CHP Grubu'nun teklifi olarak TBMM'ye taşısınlar.
  Stajyer  milletvekillerinize de söyleyin lütfen. Milletvekilinin öncelikli görevi halkın yanında olmaktır. Doğrudur. Ama sadece Can Dündar etkinliklerine katılarak boğazda "Türkü söylemek" değildir direniş. Cumhuriyet Gazetesi’nin yönetim ve patronaj rekabeti konusunda ahkâm kesmek, hatta taraf olmak da değil. Elindeki son model cep telefonları ile Periscope üzerinden Kızılay'dan katliam canlı yayını yapmak da değildir halkın yanında olmak.
  Halkın yanında olmak demek, halkın sorunları için çare ve alternatif yönetim modeli üretmektir.   Kanun teklifleri ile TBMM'yi çalıştırmak, iktidarı çalışmaya ve düşünmeye, halkın gözü önünde yönlendirmek ve zorlamaktır.
  Örnekleri çok var siyasi tarihimizde… Çetin Altan'ın içinde olduğu İşçi Partisi’nin, Ecevit'in beş on kişilik DSP'sinin, Erbakan'ın 30 kişilik RP'sinin, Cindoruk ve Demirel'in Özal karşısındaki 25-30 Kişilik DYP'sinin iktidara karşı etkin muhalefeti hafızalarda yerini koruyor.
  Ya Mahalli İdarelerden Sorumlu Genel Başkan Yardımcınız Veli Ağbaba? Başarısız belediye başkanlarını CHP’ye musallat eden çok Ekinsever Ağbaba, şimdi de sakal ekiyor. Kalın ensesi ve toplu yüzüyle daha çok Kırkpınar’daki yağlı güreş pehlivanlarını andırıyor.
  CHP'li belediyeler, örneğin Hatay, Avcılar, Beylikdüzü bir araya gelerek göçmenlere, sokak çocuklarına ve fakir ailelerin çocuklarına eğitim, meslek edindirme, vatandaşlık hak ve görevleri konusunda eğitim veremez mi? Cumhuriyet Evleri kuramaz mı? Hayır, yapmıyorlar, tam tersi öğrenci yurtları binalarını zarar ediyor diye ya satıyor ya da kapatıyorlar...
  Gelelim ikinci konumuza…
  Şehit ve dul yetimlerinin daha iyi şartlarda yaşamasını temin etmeye…
  Hafî iktidar "modelim bu" diyor ve hesabını sandıkta veriyor. İyi ya da kötü.
  Ya CHP Sayın Kemal Kılıçdaroğlu? Eğer bu bizim teklifimiz diye pas geçiyorsanız size yakışmaz. Siz ki "guguk kuşu" diyenlere bile engin bir hoşgörü gösteriyorsunuz. Demokrat davranıyorsunuz. Kaldı ki, Yurt Gazetesi sizin ve CHP'nin sahiplendiği her davayı korkusuzca sahiplenmektedir. Ve Yurt Gazetesi, patronundan, en alt birimine kadar yüz kişilik kadrosu ile her haklı çıkışınızda yanınızda olmuştur. Olmaya da devam edecektir.
   Eleştirilerden faydalanan bir kişiliğiniz olduğunu biliyoruz. Ama bu iki konuyu, "görmezden gelme" tavrınızı doğrusu anlayabilmiş değilim. Hani YURT'un önerdiği ölçüde şehir dul ve yetimleri için Genel Müdürlük kurulacaktı? Bence Genel Müdürlüğe gerek bile yok. CHP olarak, "şehit dul ve yetimi olmak süreli değil, sürekli bir mağduriyettir" gerekçesiyle üç beş cümlelik bir kanun teklifi bile yeter.
   Ya da, "Şehit dul ve yetimleri, belediyeler, resmi kurum ve kuruluşların hizmetlerinden ücretsiz faydalanır" ibaresi ile müstakil bir kanun teklifi de TBMM'ye sunulabilir. Bu teklife ikinci madde olarak, şehit yetimlerinin meslek sahibi olana kadar geçen sürede üniversite sınavlarında, ilk iş kurduklarında vergi ödemede, memur ve işçi sınavlarında belli oranda (yüzde 30 olabilir) pozitif ayrımcılığa tabi tutulması ya da avantaj sağlanması konulabilir.
    YURT'un bu önerisine tüm partiler destek vermişti. YURT Genel Yayın Yönetmeni Veysi Şahin’i arayan HDP Eş Genel Başkanı Selahattin Demirtaş da bu öneriye desteğini açıklamıştı.
    Sayın Kemal Kılıçdaroğlu lütfen önerilerimizi yine görmezden gelmeyin.
    Karaman'daki sapık öğretmen hakkında verdiği meclis araştırma önergesi ile gönüllerimizi fethetmeye aday olan Veli Ağbaba'yı, CHP'li belediyeler sınırında yaşayan şehit dul ve yetimleri için ekstra maddi yardım ve belediye hizmetlerinden ücretsiz yararlanmaları için çalışma yapmaya memur edin.
    CHP iktidara gelince ne yapacağı konusunda bu ve benzeri somut adımlar atmalıdır.

  
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.