Sorunlar ve Kurultay
8 yıllık kesintisiz eğitim yok ediliyor…
Cemaat ile AKP iktidar için savaşıyor…
Türkiye’nin Suriye’ye saldıracağı iddiaları gündeme getiriliyor…
Güvenlik güçlerinde atama furyası sürüyor...
Hukuk; hukuk olmaktan çıkarılıyor...
Türk sporunun üzerindeki “şike” oyunu sürüyor…
Laisizmi savunan CHP milletvekilinin adı; bir dizide fahişeye veriliyor...
8 milletvekili, özgür kalıp, tutuksuz yargılanma hakkına kavuşmayı bekliyor...
Yoksulluk ve açlık sınırında yaşayan insanlarımızın sayısı her gün artıyor...
Yoksullukla birlikte yolsuzluk da tırmanıyor...
Ve daha nice sorun...
CHP, bu sorunlarla birlikte Olağanüstü Kurultay’a gidiyor. Bizler de bu sorunlar yerine, CHP’yi yazmak zorunda bırakılıyoruz.
Herkesin gözü, kulağı, muhalif kanadın kaç kişiyi bulabileceğinde. Eski Genel Sekreter Önder Sav’ın başını çektiği bu grup, bir kurnazlıkla Anıtkabir’e gitme kararı aldı. Yanlarına birilerini çekebilmek umuduyla…
Amaçları “daha demokratik bir tüzük”müş…
Sanki, önceki Olağanüstü Kurultay’da tüzük değişikliklerini kendileri hazırlamamış, kabul edilmesi için baskı yapmamışlar gibi. Getirdikleri tüzük değişikliklerinin anti- demokratik olduğunu kabullendiklerinin tescilidir bu hareket.
Keşke, CHP’nin bugünkü yöneticileri - büyük bir olasılıkla o gün delege olanlarının da oy verdiği - bu anti-demokratik tüzüğü daha önce değiştirme kararı almak için muhalifleri beklemeselerdi. Yeni tüzük taslağını onların da içinde bulunduğu bir komisyona hazırlatsaydı.
Sevindirici olan şu ki; Bugün, anti demokratik buldukları tüzüğü hazırlayanlar, bunun farkına varmışlar ve değiştirilmesinin zorunluluğunu, demokrasinin kendileri için de gerekli olduğunu anlamış görünüyor.
Umarız, sürekli Olağanüstü Kurultay istemenin hem partilerine hem kendilerine zarar vereceğini de anlarlar. Ve CHP’ye ülke sorunlarına çözüm yolu bulmak için fırsat tanıyarak, iktidar olma yarışında önünü açarlar.