Türkiye bir anda hareketlendi. Rusya ile ilişkilerimiz gerildi. Milyar dolarlık alışveriş bitti. Dün de Rusya ile ‘savaş nasıl olur ki, iki ülke daha nasıl savaşır ki?’ noktasına geldik.
Ve Başkanın geçici, ya da bir başka deyimle ‘ilk kabinesi’ açıklandı.

İsterseniz Rusya ile ilişkilerden başlayalım. Rusya’da üç fikir akımı vardı; bir anlamda Rus Misak-ı Milli taraftarı olan Slavcılar, Rusya’yı Avrupa’nın bir parçası olarak gören AB’ciler ve Aleksandr Dugin’in başını çektiği Avrasyacılar.

1990’lı yıllarda ve 2000’lere geldiğimizde bu görüşler iyice berraklaştı. Aleksandr Dugin, Rus Jeopolitiği’nde Sovyetlerin dağılmadığını, geri çekildiğini ve 2105-20 yılından sonra Avrasyacılığın ‘inkişaf edeceğini’ savundu. Hatta Rus Jeopolitiği kitabının ilk baskılarında Türkiye’yi ‘yayılmacı ve Rusya’nın önünde engel’ olarak gördüğünü yazdı.

Rivayet o ki Putin, Dugin’i ikna etti. Kitabının ikinci baskısında Rusya’nın önünde engel olarak gördüğü Türkiye’yi ‘işbirliği yapılacak ülkeler arasında’ saydı.
Anlaşılan Vladimir Putin de mevkidaşı Petro gibi Türkiye’yi kendisine ‘uzlaşılmaz değişmeyen rakip’ olarak görmüş. Sıcak denizler konusu.
 
Obama destekli, Putin sınır çiziyor

Suriye kavgasına gelelim. Türkiye masaya oturmak istiyor. Putin ve Obama anlaştı. Ruslar kuzeyde Kürt, Güney Suriye’de de IŞİD’i ortalıyor. Türkiye, PYD ile uzlaşılmasından haklı olarak rahatsız. Rusya ve ABD Türkiye’yi ortaya aldı. ABD, Rusya’nın eliyle 2. Dünya Savaşı’ndan sonra İngilizlerin çizdiği sınırları yeniden çiziyor. En azından Suriye’de…

Rusya ile savaşa varan kavga sonucu ne olur? Doğalgazda bağımlısın, turizm ve ticarette de öyle...
İşte Başkan’ın geçici ya da başka bir deyimle ilk kabinesinin önündeki soru: Savaş kabinesi mi, ekonomi kabinesi mi?

Peki, Başkanın Bakanlar Kurulu listesi nasıl? İsterseniz taca çıkanlardan başlayalım. Ali Babacan milletvekili olmamalıydı. Erdoğan yıllarca istemeden kendisini bakan yaptı. Kabinede olmayışını geç de olsa Abdullah Gül’e karşı bir rövanş diye yorumlayabiliriz.

AKP içindeki mahşerin dört atlısı tarih oldu. Abdulkadir Aksu, Necati Çetinkaya, Ali Coşkun ve Vecdi Gönül… Bu ismi onlara bizzat Tayyip Erdoğan takmıştı.
Cemil Çiçek bir anlamda onları temsil ediyor. TBMM Başkanı İsmail Kahraman ile bu süreçte daha da yakınlaşacaktır. Ama o da aday olmamalıydı.
Başkanın ilk kabinesi dört ana başlıkta incelenebilir:
1)- Erdoğan Başkanlık sistemi yolunda kendince önemli bir mühendislik  örneği ile isimleri sıraladı, kurguyu iyi kurdu. Yeni Anayasanın  önünü açtı.
2)- AKP’nin kurumsal hafızası anlamında eski-yeni dengesi iyi kuruldu. Kadrolaşmada ‘çaktırmadan’ Milli Görüş geleneğine dönüldü.
3)- Coğrafi dengeler iyi kuruldu. 1 Kasım seçimlerinde başarılı olan Kahramanmaraş, Trabzon, İzmir örgütleri ödüllendirildi.
4)- Enerji, Tarım ve Çalışma bakanları ile hızlı bir tempo yakalanmaya çalışılacak.
Kim ne derse desin Erdoğan’ın kurduğu kabine, başkanlığa geçişi hedeflemektedir. Bu TBMM’yi Anayasa yapan Kurucu Meclis konumuna taşıyacaktır. Tabii ki Kurucu Meclis görevi gören parlamentoların anayasa yaptıktan sonra görevi biter. Kendisini feshetmeye adaydır.
Başkanlık sistemi,  kurgu kabine ilanı ile AKP kanadında önemli bir noktaya taşındı.
Sıra Erdoğan’ın muhalefeti dizayn etme çabalarına geldi. Bunun için ilk şart, aktif muhalefetin TBMM dışına itilmesi. Muhalefet partilerinde karışıklık çabaları olacaktır.
Tabii ki, başka dengeler devreye girmezse…
Sadece Ali Babacan değil, Ahmet Davutoğlu’na da dikkat. İsmail Kahraman’a da.
İsmail Kahraman’ın 26. Dönem TBMM’yi zapt etmekte  zorlanacağını ve Erdoğan’ı hayal kırıklığına uğratacağını düşünüyorum.
CHP mi?
Nihat Genç’in tabiri ile ‘şönizli mi, rödizli mi olsun?’ durumu...
Vah vah…
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.