banner87

16 Nisan’da çok önemli bir referanduma gidiyoruz. Bu süreçte YURT Gazetesi olarak, Anayasa değişikliğine neden karşı olduğumuzu bir kez daha anlatmak isterim.

Değişiklik paketi medyadan, hatta vekillerden kaçırarak, muhalefeti susturarak, hukuka aykırı bir şekilde yapılan açık oylamayla, jet hızıyla, kavga gürültü içinde TBMM’den geçirildi.

Anayasa bir toplumsal sözleşmedir. Ülkenin yarısının evet dediği, yarısının hayır dediği, çok büyük bir bölümünün de içeriğini dahi bilmediği bir anayasa güçlü Türkiye’yi yaratamaz. Aksine böyle bir anayasa siyasi istikrarsızlık, kutuplaşma ve kriz getirir. YURT Gazetesi olarak anayasa değişikliğinin sadece yapılış sürecine değil, içeriğine de karşıyız.

Çünkü Anayasa değişikliği ile yasama, yürütme ve yargı yetkileri cumhurbaşkanının elinde toplanacak, kuvvetler ayrılığı bitirilecek. Türkiye Cumhuriyeti devleti tek adam iktidarına teslim edilecek.

Cumhurbaşkanı istediğinde OHAL ilan edebilecek. Ülke, halkın tamamını temsil eden Türkiye Büyük Millet Meclisi’nden çıkan yasalar yerine tek imzalı kararnameler ile yönetilecek.

Yürütme erkinin, halkın tamamını temsil eden meclise karşı sorumluluğu olmayacak.

Bakanlar Kurulu, cumhurbaşkanına hizmet eden atanmış memurlardan oluşacak.

Yargı üyelerinin tümünü cumhurbaşkanı belirleyecek, böylece tek kişinin kararları yargı kararları olacak. Bağımsız yargı tek adamın emrinin altına girecek.

150 yıla yakın süredir bu topraklarda, sancılı da olsa, varlığını sürdüren parlamenter sistemin köklü biçimde değiştirilmek istenmesine ‘hayır’ diyoruz.

Güçler ayrılığı ilkesini ortadan kaldıran, tüm yetkileri bir kişinin elinde toplayan, üstelik bu kişiyi  denetlenemez ve hesap sorulamaz hale getiren bir Anayasa değişikliğine ‘hayır demeyi’ görev sayıyoruz.

 

Tüm darbelerin hedefi olan TBMM'nin yasa yapma yetkisine darbe vurulmasına, halk iradesinin ortadan kaldırılmasına ‘hayır’ demek tarihi bir sorumluluktur ve Yurt Gazetesi tarihi bir sorumluluğu yerine getiriyor.

 

Yurt Gazetesi ‘hayır’ demekle yetinmemekte, alternatifini de ortaya koymaktadır. 2010 referandumu sürecinde ülkenin saygın anayasa hukukçuları ve bilim insanlarının katkısı ile "Özgürlükçü, Eşitlikçi, Demokratik ve Sosyal Bir Anayasa İçin Temel İlkeler Raporu” hazırlanmıştır. Raporda insanların, halkın özlem duyduğu bir anayasanın temel taşlarını ortaya koymuştur. Alternatif isteniyorsa, halkın  alternatifi hazırdır.

 

Yapılan araştırmalar başkanlık sisteminin işçilere zararlı olduğunu net bir biçimde ortaya koymaktadır. Sendikal hakların en çok olduğu 11 ülkenin 9'unda parlamenter rejim olması tesadüf müdür? Sendikal hakların en çok ihlal edildiği 28 ülkenin 20'sinde ise başkanlık yönetimi vardır. Parlamenter yönetimlerde yüz çalışanın 29'u sendikalıdır, başkanlık yönetiminin olduğu ülkelerde  yüz çalışanın sadece 12'si sendikalıdır. Parlamenter yönetimlerde emeğiyle çalışan işçilerin yarısı toplu sözleşmelerden yararlanırken, başkanlık yönetiminin olduğu ülkelerde  yaklaşık emeğiyle çalışan dört kişiden biri bu hakkı kullanabilmektedir.

 

Parlamenter yönetimlerde  haftalık ortalama çalışma süresi 38 saat iken, başkanlık yönetimi bulunan ülkelerde 45 saattir. Başkanlık yönetimine sahip ülkelerde 100.000 çalışandan 5'i çalışırken ölmekte, parlamenter yönetimlerde rakam yarı yarıya azalmaktadır. Parlamenter yönetimlerde ortalama insan ömrü 75 yıl iken, başkanlık yönetiminde insanlar ortalama 65 yıl yaşamaktadır. Başkanlık yönetiminde gelir adaletsizliği, parlamenter yönetime göre oldukça fazladır.  

Bunların hiçbiri tesadüfü rakamlar değildir. Başkanlık yönetimi milletin zararınadır.

Bir toplumsal sözleşme olan anayasa değişikliğine içeriğini bilmeden imza atmak, onay vermek doğru değildir. Millet mutlaka bu değişikliğin içeriğini öğrenerek, öyle sandığa gidecektir.

 

Tüm millete sesleniyoruz

Ülkemizi 15 yıldır yöneten AKP’ye oy verdiniz ya da vermediniz. Şimdi tercihiniz bir parti veya lider olmayacak, ülkemizin ve sizin çocuklarınızın, torunlarınızın geleceği olacak.

Bugün milleti kutuplaştırarak; meclisin, yargının ve hükümetin yetkilerini tek bir kişide toplayarak, milletin haklarına zarar vererek, ekonomiyi krizle karşı karşıya bırakarak, ülkemizin yönetim değişikliğine onay vermeyin.

Bugüne kadar tek bir partide birleşemeyen Millet, haklarını korumak için birleşip 'Hayır' diyecek. Güçlerimizi birleştirip, yurdumuzun Milletimiz  için  cehenneme dönüşmesine hep beraber hayır diyelim.

Tek bir kişiye, tek bir imzayla demokratik kurumları kapatma, toplu iş sözleşmeleri askıya alma, "gerektiğinde” ücretleri dondurma yetkisi veren referandumda “Anayasa'ya hayır” diyelim.

Üçüncü dünya ülkelerinin kölelik ücretlerini bize dayatanlara “hayır” diyelim.

Ülkemizin kalkınmasında emeği geçen çalışanların hakları olmayan Anayasa'ya “hayır” diyelim.

Taşeron işçilerinin her seçimde kandırılmasına “hayır” diyelim.

15 yılda 17 bin işçinin ölümüne “hayır” diyelim.

İş mahkemelerinde açacağımız davaların elimizde alınmasına “hayır” diyelim.

Kiralık işçilik adı verilen, kölelik yasasına “hayır” diyelim.

Örgütlemelerin önündeki yasaklara, engellere “hayır” diyelim.

Milletin yarıdan fazlasını  borçlandırarak yaşamaya mahkûm edilmesine  hayır diyelim.

Kamunun birikimlerinin Varlık Fonu yoluyla, yok edilmemesi için “hayır” diyelim.

Hangi partiye oy verirsek verelim, hangi lideri seversek sevelim, mesele Milletin ve memleketin geleceği ise bu sefer hep beraber “hayır” diyelim.

Millet olarak birleştiğimizde ne kadar güçlü olduğumuzu Ulusal Kurtuluş Savaşı’mızda nasıl başardığımızı, memleketi ve  dünyayı da yeniden kurabileceğimizi bir kez daha gösterelim.

 

 

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.