Türk siyasetinin sadece dili değil, ahlakı ve duruşu da değişti.

Ensar Vakfı’ndaki iğrenç cinsel istismar ve taciz skandalı üzerine Cumhurbaşkanı Erdoğan-Başbakan Davutoğlu ikilisi ile CHP Lideri Kemal Kılıçdaroğlu arasında ‘önüne yatma’ polemiği ile başlayıp, karşılıkla salvolarla ‘siyasi sapık’, ‘cinsel sapık’ ve ‘altına yatma’ seviyesine kadar inen siyaset dili MHP’li Celal Adan ile şirazesinden çıktı. 

Siyasetteki giderek çirkinleşen ‘üslup bozukluğu’, MHP Genel Başkan Yardımcısı Celal Adan’ın, 40 yıllık siyaset arkadaşlarına; ‘neseb-i gayri sahih’ yani ‘piç’ tanımlaması yapması ile belden aşağıya indi.

Bu bir dil sürçmesi değil. Celal Adan’ın yaptığı resmi yazılı açıklamada aynen bu ifade kullanıldı: ‘Neseb-i gayri sahih’…

Dün Yurt’ta İzmir temsilcimiz Serkan Güler’in haberinden okudunuz.

MHP Genel başkanı Yardımcısı Celal Adan’ın, 14 Nisan  tarihli üç hilal amblemli antetli kağıda yazılı, MHP Basın Bürosu’ndan geçilen yazılı açıklaması “Ülkücü camiada” kıyameti kopardı. Bazı ülkücüler mahkemeye başvuruyor, bir kısım ülkücüler ise MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli’ye çağrı yaparak “özür istifası” bekliyor.

Peki, Celal Adan neden böyle bir açıklama yaptı? İki görüş var.

Birincisi; Celal Adan ‘muhaliflerle kapı aralığında görüşüyor’ endişesini ortadan kaldırmak, Devlet Bahçeli’ye ‘sonuna kadar yanındayım’ mesajı vermek isterken maksadını aştı. İkili oynamadığını anlatmak için bu anlamsız yola girdi.

İkincisi; bu açıklama Celal Adan tarafından değil ‘daha tepedeki’ bazıları tarafından yazıldı. Yani ya başka bir genel başkan yardımcısı ya da kim bilir Devlet Bahçeli… Ama ben sanmıyorum. Devlet Bahçeli ne söylerse direkt söylerdi. Celal Adan’ın omuzundan ateş etmeye ihtiyacı yok ki.

Peki, Celal Adan kimdir?

CHP için Erdoğan Toprak ve Aydın Ayaydın ne ise, MHP için de Celal Adan da o. Siyaset çamurunu yıllarca çiğnemiş bir isim. Eski bir ülkücü. Aynı zamanda çok ‘eskimiş’ bir ülkücü.

Bir zamanlar, öğrenciyken ‘Türkeş’in manevi evladı’ sıfatıyla  Ali Doğan gibi arkadaşlarıyla birlikte Ülker’in sahibi Merhum Sabri Ülker ile de babaoğul hukuku kurdu.

1980 sonrası önce ticaret, sonra merkezi siyaset ile tanıştı. ANAP’ta siyasete girdi. Mesut Yılmaz’ın da etkisiyle Semra Özal’ın İstanbul İl Başkanlığı’nı destekledi. ANAP İstanbul İl Başkanlığı’nda görev aldı. Ardından DYP İstanbul İl Başkanı seçildi. Tansu Çiller’in gözdesi oldu. 2002 seçimlerinde DYP barajı kıl payı geçerken, milletvekili olmayı başardı. Ancak, Faik İçmeli gibi dostlarını kaybetmeyi göze alarak...

Metin Feyzioğlu, dedesinin izinde

Siyasetin sadece üslubu değil, duruşu da değişti.

CHP’de bir zamanlar büyük umutlar beslenen Barolar Birliği Başkanı Metin Feyzioğlu da Demokrat Parti’ye göz kırpıyor. Dedesi  Turhan Feyzioğlu’nun izinde. CHP’den kopmaya hazırlanıyor. Hüsamettin Cindoruk’un antrenörlüğünde DP Genel Başkan adayı olacağı öne sürülen, Metin Feyzioğlu Barolar Birliği’nin maddi manevi her türlü imkânlarını kullanıyor, kullandırtıyor.

Bu tavrı haklı olarak eleştiriliyor. Metin Feyzioğlu, aslında baro başkanlığı sırasında belki de ilk defa ‘yakın dost’ oldukları Ankara Baro Başkanı Sema Aksoy’u gereğinden fazla desteklemesi sırasında meslektaşları tarafından  sert bir şekilde eleştirilmişti.

Bu eleştiriler, netice vermiş Sema Aksoy ikinci defa seçilememişti.  Metin Feyzioğlu’nun eleştirilmesindeki ikinci önemli sebep de gereksiz yere sertleşerek, hatta agresifleşerek avukatların kazanımlarının kaybetmesini kolaylaştırması.

Atilla Sav, Önder Sav, Hakkı Süha Okay, merhum Özdemir Özok ve diğer baro başkanlarının yıllarca süren mücadelesi sonucu adli yıl açılış töreninde Baro Başkanının da konuşma hakkının Erdoğan ile girdiği polemik sonucu kaybetmesiydi.

Baro üyeleri, eleştirilerde haklı olsa da bu hakkın kaybından, Metin Feyzioğlu’nun bir parti genel başkanı gibi,  ana muhalefet lideri gibi hareketlerinden rahatsız oldu.

Baro kaynaklarının ve itibarının bu yolda harcanmasından da.

Bakalım, dedesi gibi saf değiştirme hevesindeki Metin Feyzioğlu’nun durumu ne olacak?

Siyaset renklenmiyor. Seviye ve zemin kaybediyor. Siyasetçi ne zaman itibar kaybetse, seçim ufukta görünür. Dokunulmazlıklar mı? Yazı turaya kaldı dedik ya!

Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.