Kısaca şöyle sıralanabilir:

1. Belediyeler çeşitli semtlerde sadece köylülerin katılacağı köylü pazarları açabilir. Katılan çiftçilerin ekolojik tarım yapmaları ve yerel tohumları kullanmalarını teşvik edebilir. Buraya birlikte ürün getirmelerini kolaylaştırmak üzere çiftçileri örgütleyebilir, ürünlerin taşınmasına yardımcı olabilir. Bunlardan bazıları hafta sonu kentlilerin iyi vakit geçirdikleri, yöresel yemekleri yediği yerler haline de dönüşebiliyor. AVM’ler yerine burada vakit geçirmek çok daha yararlı oluyor.

2. Kentlilerin sık kullandığı yollar üzerinde olan bazı köylerde köy pazarları kurulabilir. Bunlar bütün bir köyün ekonomik yapısını derinden etkiliyor. Ürün çeşitleniyor. Kadınlar ekmek yapıp satmaya başlıyorlar. İzmir’de Bademler köyü bu konuda güzel bir örnek.

3. Belediyeler çiftçilerin ekolojik üretim yapmaları için yayım, eğitim çalışmaları yapabilir, projeler hazırlayabilir.

4. Kooperatiflerden ürün satın alarak kooperatifçiliği destekleyebilir. İzmir Belediyesi kooperatiflerden parklar vb. için süs bitkisi, evlerde ilkokul öncesi çocuklara dağıtmak üzere süt alıyor.

5. Evsel atıkları Almanya’da yapıldığı gibi kaynağında ayrıştırarak geri dönüşüme gitmesi için çabalayabilir. Buralardan ve pazar yerlerinden toplanan organik atıklar kompost veya solucan gübresi yapılarak değerlendirilebilir. Almanya’da olduğu gibi ayrıştırma işlemlerini gerektiği gibi yapan apartman veya sitelerden daha az vergi alınabilir. Yapmayanlardan daha çok alınabilir.

6. Tüketim kooperatifleri ve topluluk destekli tarım grupları (ekolojik üretim yapan çiftçilerden doğrudan ürün alan kentli gruplar) desteklenebilir. Böylelikle temiz ve makul fiyatlı ürünler vatandaşa ulaşır, çevre bilinci yükselir.

7. Termik santraller değil, ekolojik bir şekilde elektrik üreten dağıtık sistemler konusunda projeler hazırlanabilir veya desteklenebilir. 8. Ambalajlı sular yerine musluklardan içilecek nitelikte su sağlanması sağlanabilir.

9. İsteyen her kentlinin kent bahçeciliği yapabilmesi için kent içinde veya kenarındaki yeşil alanlar korunabilir, düzenlenebilir, gerekli altyapı belediyelerce sağlanabilir.

10. Restoranlarda sağlığa zararlı maddelerin (örneğin trans yağlar) kullanımları yasaklanabilir.

11. Belli bir düzeye kadar suyun bedava olması, bu düzeyi geçen bütün tüketimin daha yüksek bir fiyatla bedellendirilmesi gibi hem su tasarrufu sağlayan hem de yoksulları koruyan fiyatlandırma sistemleri benimsenebilir. Dikili Belediyesi bunu başarı ile yapmış idi.

12. Bütün mahalle ve semtlerde ve köylerde halk kurulları kurarak ‘katılımcı bütçeleme’ denilen sisteme geçilebilir. Bu sistem Brezilya’da Porto Allegro’da, Avrupa’da örneğin Fransa’da ve bir zamanlar Ordu’nun Fatsa İlçesinde hayata geçirilmişti. Yatırımlar halk tarafından tartışılır, belediye uzmanları destek verir, yatırımlarda yolsuzluk olmaz.

Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.