banner87
Dokunulmazlıkların kaldırılmasının ardından CHP içindeki tartışmalar devam ederken, dün AYM’de ‘fezlekeli milletvekili’ hareketliliği vardı.

Zira dokunulmazlıkları kaldırılan milletvekillerinin AYM’ye itiraz başvurusu için dün son gündü… HDP’de dokunulmazlık fezlekesi olan 58 milletvekili Anayasa Mahkemesi’ne bireysel başvuru yaptı

HDP Anayasa Komisyonu üyeleri Mithat Sancar, Meral Danış Beştaş, HDP Sözcüsü Ayhan Bilgen ve Mardin Milletvekili Erol Dora, hakkında dokunulmazlık fezlekesi bulunan ve düzenlemeden etkilenen HDP milletvekilleri adına mahkemeye başvuruda bulundu. HDP heyetine Özgürlükçü Hukukçular Derneği (ÖHD) ve Asrın Hukuk Bürosu avukatları da destek verdi.

Daha önce de yazmıştık, bu anayasa değişikliğinin esas amacı HDP’li milletvekilleri üzerindeki baskıyı artırmaktır…

CHP’de ise bu yazı kaleme alındığı akşam saatlerine kadar sadece iki başvuru yapılmıştı.

CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu ile CHP Trabzon Milletvekili Haluk Pekşen… Gerçi Pekşen’in başvurusu gerekçesi farklıydı ama neticede AYM önündeki iki isimden biri oydu…

CHP’de Kemal Kılıçdaroğlu’nun, “AYM’ye başvuru için HDP’nin peşine takılmayı düşünenler, gitsin başka partide siyaset yapsın” restinden sonra sadece fezlekesi olan milletvekillerinin AYM’ye bireysel başvuru yapmalarına izin çıkmıştı.

HDP’ye destek çıkalım önerisini getiren milletvekillerine rest çeken Kemal Kılıçdaroğlu, “Parti olarak AYM’ye gitmeyeceğiz. Ama fezlekesi olan milletvekillerimize mahkemelerde, AYM’de, AİHM’de bütün hukuki destekleri vereceğiz. Demokrasi adına mücadeleyi böyle yapacağız" demişti.

Bu sözlerin ardından CHP Grubu’ndan tüm vekillere AYM’ye ‘bireysel’ başvuru yapabileceklerine dair bir mesaj gönderildi. Mesajda, bireysel başvuru konusunda CHP İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu tarafından teknik bilgileri içeren çalışmanın vekillerin bilgisine sunulacağı bildirildi.

Kılıçdaroğlu, hakkında en çok fezleke hazırlanan milletvekili olmasına rağmen (38 dosya) AYM’ye başvurmayacağını açıklamıştı. Başvurmadı da... CHP’den AYM’ye ilk giden milletvekili Diyarbakır Barosu eski Başkanı ve İstanbul Milletvekili Sezgin Tanrıkulu oldu. Tanrıkulu’nun AYM’ye sunduğu ve CHP’deki diğer ‘fezlekeli milletvekilleri’ için de örnek teşkil eden dilekçede, düzenlemenin Anayasa ve AİHM kararlarına aykırı olduğu öne sürüldü.

“Böyle bir sonuç, evrensel hukuk kurallarına, Anayasa’nın özüne ve sözüne, 2’nci maddesindeki demokratik devlet ilkesine ve 67’nci maddesindeki serbest seçim hakkına aykırı düşecektir. Özellikle vurgulamak gerekir ki, iptali talep edilen (Meclis Genel Kurulu Kararı yerine geçecek nitelikteki) madde savunma hakkı tamamen ortadan kaldırmakta ve karşısında hak arama hürriyetini engellemek istemektedir. Bu aşamada Sayın Mahkemeniz’e başvurmaktan başka hukuki bir yol bulunmadığı aşikârdır” denildi.

Artık bundan sonrası Anayasa Mahkemesi’nin takdiri… AYM, Türkiye’yi 1994’tekine benzer istenmeyen, onur kırıcı olayların yaşanabileceği kaotik bir ortama sürükleyecek yoksa ortamı sakinleştirip normalleştirerek, hukukun kişilere ve iktidarlara bağımlı olmadığını mı gösterecek? Göreceğiz…

Bülent Kuşoğlu’nun itirazı…

Bazı CHP milletvekillerinin dokunulmazlıklar konusunda yaptığı ‘U’ dönüşünün sırrını yazmıştık geçtiğimiz pazartesi günü… Kemal Kılıçdaroğlu’nun talimatıyla oluşturulan bir komitenin, milletvekillerini tek tek arayarak ‘referandumsuz’ kabul için ‘evet’ oyu vermelerini istediklerini belirtmiştik. Komite üyeleri olarak Erdoğan Toprak, Tekin Bingöl, Özgür Özel ve Kamil Okyay Sındır’ın yanı sıra Bülent Kuşoğlu’nun da adını saymıştık.

Bülent Kuşoğlu bu iddiamıza itiraz etti…

Gerek bu köşede gerekse Yurt’un diğer sayfalarında yer alan haberlerde adı geçenler, arkamızdan saydırıp, döktürmeyi biliyorlar da, medeni cesaret örneği sergileyemiyorlar nedense. Kaldı ki okurlarımız da artık çok iyi biliyorlar ki Yurt Gazetesi olarak cevap hakkına en çok saygı gösteren gazete biziz. Bize hakaret ve küfür edilmediği sürece tekzibe falan bile gerek kalmadan cevap hakkını hiç tereddütsüz kullandırtıyoruz. Bu Yurt’u farklılaştıran niteliklerden birisidir.

Bülent Kuşoğlu, birçok milletvekili ve belediye başkanının aksine, araya hiç kimseyi koymadan, medeni cesaretini gösterip bir mesajla doğrudan muhatabına yani bana ulaştı. Bazı CHP’lilere örnek olmasını umduğum Bülent Kuşoğlu’nun açıklaması şöyle:

 “Veysi Bey, yazınızda bahsettiğiniz konuyla ilgili hiçbir bilgim yoktur. Öyle bir görev almadım, öyle bir komiteden de haberim yok. Yazılarım, twitler’im ve son gün verdiğim TV röportajlarından da anlaşılacağı üzere dokunulmazlıkların kaldırılmasına karşı çıktım, demokrasiye aykırı buldum. Bir kısım arkadaşımız konunun referanduma gitmesini sakıncalı bulmuş olabilir. Kendi görüşleridir. 

Veysi Bey, yolda olduğum için cep telefonumdan çok kısa yazmak zorunda kaldım. Kusura bakmayın. Başarılar diler, saygılar sunarım. Bülent Kuşoğlu Ankara Milletvekili.”

***

Şimdi diyeceksiniz ki; yazının başlığında ‘Binali Yıldırım’ın eşi…’ demiştin, ne oldu?

Efendim, Başbakan Binali Yıldırım’ın aday olduğunun açıklanmasının ardından bazı muhalif çevreler, sosyal medyada eşi Semiha Yıldırım’a ilişkin bazı paylaşımlar yapmaya başladı…

Her şey bir yana, bir anneyi, bir kadını, hem de bir öğretmen kadını derinden yaralayacak, çirkin paylaşımlar… Ne denebilir ki? Çirkin bir bakış açısı ve buna paralel çirkin paylaşımlar…

Ancak bu çirkin paylaşımlardan birini yapan Semiha Yankı’nın, Kemal Kılıçdaroğlu’nun danışmanı Tebessüm Koçakcı’nın annesi olmasını fırsat bilip, CHP’yi suçlamak da aynı şekilde çirkin…

İyi hafta sonları…
Önerilen Haberler
Avatar
Adınız
Yorum Gönder
Kalan Karakter:
Yorumunuz onaylanmak üzere yöneticiye iletilmiştir.×
Dikkat! Suç teşkil edecek, yasadışı, tehditkar, rahatsız edici, hakaret ve küfür içeren, aşağılayıcı, küçük düşürücü, kaba, müstehcen, ahlaka aykırı, kişilik haklarına zarar verici ya da benzeri niteliklerde içeriklerden doğan her türlü mali, hukuki, cezai, idari sorumluluk içeriği gönderen Üye/Üyeler’e aittir.