Mahalle bakkalı bile BJK'den iyi yönetiliyor
“16 sene oldu, senin süren doldu, yeter artık Seba, artık istifa” diye bağıran paralı askerlerin bir sonraki hamlesi şu günlerde “Beşiktaş’ın dervişi” diye belgeseli yayınlanan Süleyman Seba’ya protokol tribününde küfür etmek olmuştu.
Bu hadiseleri organize etmekle itham edilen Serdar Bilgili de ne hikmettir ki aynı senaryonun mağduru olmuş ve koltuğunu, Bilgili’ye karşı bu hadiseleri organize etmekle itham edilen Yıldırım Demirören’e bırakmıştı.
Yani Demirören de kendi protokol tribününden küfürler yiyen Bilgili’nin yerine başkan olmuştu…
“Quaresma’yı alacağım” dedikten sonra kargaların bile güleceği bir serüven ve ödenen astronomik parayla Gaziantep’ten Tabata’yı alan Demirören önce taraftarla papaz olmuş, ardından gelen sportif başarısızlıklar yine protokol terörünü harekete geçirmiş ve yine Beşiktaş Başkanı, yine kendi stadında küfürlere maruz kalmıştı…
Yönetemediği Beşiktaş’ı ağır bir borç yükünün altına sokan Demirören, Türkiye Futbol Federasyonu Başkanlığı’na atanırken(!), kendisine “Seni asla eleştirmeyeceğim” diye söz verdiğini düşündüğüm Fikret Orman Beşiktaş Başkanı oldu.
‘Feda’ kampanyası ile taraftardan müthiş bir kredi kazanan Orman başkan Umre ziyareti yaparken İnönü protokolü yine karıştı…
Başkana ve yönetime ağır küfürler edilirken, bu kez yavuz hırsız ev sahibini bastırdı ve elinde demir çubuklarla yakın korumalar ortaya çıktı…
Kulübün ağır toplarından ve asbaşkan Levent Erdoğan olayları “Beşiktaş’ta yönetim yok” diye değerlendirip içinde bulunduğu yönetimi yerden yere vururken, mevcut yönetimde işini en iyi yapanlardan olduğunu düşündüğüm Tamer Kıran istifa ediyordu…
Yönetim içindeki kısır çekişmeler, protokollükten çıkıp ‘küfür tribünü’ haline bürünen yerdeki ayak oyunları, ödenen astronomik ve başarısızlığın tescili olan tazminatlar…
Evet arkadaşlar, Beşiktaş yönetiliyor…
Ama mahalledeki Ali dayı bakkalını daha iyi yönetiyor…
Ali dayı gelecek planları yapıyor, manav reyonuna çürük domates koymuyor, daha çok kar edeceği ürünler alıp satıyor, dükkanını çekip çeviriyor…
Bir Allah’ın kulu da Ali dayıya kendi mekanında, kasasının önünde küfür edemiyor…
Çünkü o bakkal dükkanı onun ve o iyi yönetiyor…
Ama her biri holding sahibi arkadaşlar bir kulübü yönetemiyor…